ABD Enflasyonu Açıklandı | Trump Tarifeleri Düşer mi? | İran Gerilimi ve Altın: 14 Ocak 2026 Bülteni
Bu Bölüm Hakkında
14 Ocak 2026 tarihli bu günlük bültende Türkiye ekonomisindeki çelişkili tablo ele alınıyor: bir yanda sanayi üretimi ve ihracatta yaşanan zorluklar, diğer yanda tüketim harcamalarındaki patlama. Küresel sahnede Trump'ın Grönland talebi, İran gerilimi, Fed bağımsızlığına yönelik tehditler ve ABD Anayasa Mahkemesi'nin ticaret vergilerini iptal etme ihtimali değerlendiriliyor. ABD enflasyon verileri, altın fiyatlarındaki yükseliş ve Trump tarifelerinin geleceği bültenin ana gündem maddeleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin sanayi üretimi ile perakende satışları arasındaki makas detaylı olarak analiz ediliyor.
Ele Alınan Konular
- ABD enflasyon verileri ve piyasa etkileri
- Trump gümrük tarifeleri ve ticaret politikası
- İran gerilimi ve jeopolitik riskler
- Altın fiyatları ve güvenli liman arayışı
- Türkiye sanayi üretimi ve tüketim çelişkisi
- Fed bağımsızlığı tartışmaları
Herkese merhabalar. Eee, Kayıt Dışı İktisat’ın Günlük Bültenine hoş geldiniz. Bugün 14 Ocak 2026 Çarşamba. Eee, ben Ceyun Ergin. Şimdi bugün size bir soru sorarak aslında güne başlamak istiyorum müsaade ederseniz. Türkiye ekonomisi iki ayrı film mi çekiyor? Aslında sorumuz da bu. Hani bu soruya cevaplarınızı da beklerim. Yorumlara da yazabilirsiniz. Eee, burada işte şu anda eee, yayın sırasında canlı yorumlar da, canlı chat de açık. Oradan da yazabilirsiniz. iki ayrı film mi çekiyor? Ne demek şimdi iki ayrı film mi çekiyor? Şu demek aslında. Bir tarafta sanayi üretimi tökezliyor, ihracat zorlanıyor. Öbür tarafta tüketici sanki yarın yokmuş gibi harcıyor. Eee, şimdi perakende satışları uçuyor. Kredi kartları hani cayır cayır yanıyor adeta. Öyle söyleyelim. Şimdi iki ayrı tablo var, değil mi? Bu iki ayrı tablo da sanki farklı gibi gözüken tablo. Aynı ekonomiye ait, aynı ekonomiye ait olabilir mi? Şimdi bugünkü verilerde aslında tam da bu çelişkiyi eee konuşalım istiyorum. Ama önce tabii her şeyden önce Türkiye’yi konuşmadan evvel bir de tabii küresel bir sahne de var. Yani hakikaten dünya yangın yeri. Eee Trump işte Grönlandı hala istiyor. Alacağım diyor. Grönland Avrupa bir şeyler yapmaya çalışıyor kendi çapında. Silahlı olarak zaten yapamazlar ama ama sonuçta bir orada ciddi bir gerilim var. İran gerilimi tırmanıyor. Eee her an saldırabilir Trump. eee işte pek çok ülke eee İran’daki vatandaşlarının İran’dan ayrılmasını telkin ediyor. Aynı zamanda Trump İran’da ticaret yapan her ülkeye %25 ekstra gümrük vergisi koyacağını söyledi. Bu da ayrı bir sıkıntı. Fed bağımsızlığı zaten tehdit altında. Onu dün konuştuk. Evvelsi gün de konuştuk. E aynı zamanda Amerika’nın işte bu ticaret vergilerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi söz konusu. Onun da yine böyle bir eee ekonomi politikasını karıştırma potansiyeli söz konusu. Yani sadece Amerika için değil. Tamam işte Amerika’nın Anayasa Mahkemesi iptal etsin. Bize ne diyebilirsiniz demek isteyebilirsiniz ama iş o kadar basit değil tabii ki. Eee ve tabii tüm bunlar Türkiye’yi de doğrudan etkiliyor. Türkiye için ne anlama geliyor bunları konuşmak lazım belki de. Hazırsanız başlayalım eee bugünkü yayına. Şimdi eee en kritik veriyle açıyorum dün yayınlanan. Eee biliyorsunuz her gün yayınlanan verileri konuşuyoruz. Bugün Türkiye tarafında çok önemli bir veri açıklanmayacak bu arada. Onu şimdiden peşinden söyleyeyim ama dünkü en kritik veri eee Türkiye için Kasım ayı cari işlemler dengesiydi ve rakam geldi. 4 milyar dolar cari açık. Şimdi 3.1 3.6 milyar dolarlık bir beklenti vardı. Eee ben öyle demiştim dün. Piyasa beklentisi 3,5 milyar dolar civarındaydı. Eee benim ve benim saygı duyduğum kurumların beklentisi biraz daha fazla 3.6’ydı ama onun bile üzerinde geldi. 4 geldi. Bir önceki yılın aynı ayına göre de 1.2 milyar dolarlık bir bozulma var. Ne anlama geliyor bu boş? Nereden geliyor? Bir kere önce detaylara bakmak lazım aslında. Bozulmanın asıl kaynağının dış ticaret dengesi olduğu gözüküyor. Çünkü hizmetler dengesi görece kalmış. Ama mal ticaretinde ciddi bir kötüleşme var. Eee, enerji tarafında aslında iyi haber var. Net enerji ithalatı yıllık bazda 0.8 milyar dolar, 800 milyon dolar azalmış. 3.7 milyar dolara gerilemiş. Bu da petrol fiyatlarındaki tabii görece düşük zehir bunda etkili. Ama altın bambaşka bir hikayeyi anlatıyor. Net altın ithalatı 600 milyon dolar artmış. 2.4 milyar dolara çıkmış. Türk halkının hani altına olan tutkusu ki anlıyorum saygıda duyuyorum. Bir itirazım yok. Bu cari açıda iz bırakmaya devam ediyor ama eee altın ve enerji hariç bakarsak eğer ne görüyoruz? 2.1 milyar dolar fazla. Kulağa iyi geliyor. A bak altın ve enerji hariç 2.1 milyar dolar cari fazlamız var. Ama geçen yılın aynı döneminde bu rakam 3.6 milyar dolarmış. Yani çekirdek dış ticaret dengesine de altını ve enerjiyi hariç tuttuğumuzda da bir bozulma var. Eee hani 12 aylık birikimli tabloda da mesela cari açık 22 milyar dolardan 23.2 milyar dolara yükselmiş. Bu da gayri sarf yürity çağıanın %1,5’u seviyesinde. Hani tarihsel perspektiften baktığımızda yönetilebilir bir şey. Böyle alarm verici, ekonomi çöküyor, bitiyor, mahvoldu falan böyle bir durum söz konusu değil. Ama trend önemli ve trend yukarı yönlü. eee 2025’in nasıl kapanacağı ve 2026’nın nasıl beklentiyile ilgili de aslında bazı biraz e bilgiler geldi dün. Aralık ayı öncü verilerine bakalım. Mesela Ticaret Bakanlığı rakamları açıklandı. Dış ticaret açığı Aralık ayında yıllık 0.6 milyar dolar artarak 9.4 milyar dolara yükselecek gibi gözüküyor. Olumlu bir gelişme de var aslında burada. Havalimanı dış hat yolcu sayısı yıllık bazda %14’e yakın %13.8 artmış. Şimdi bu tabii turizm gelilerinin aralıkta da güçlü kaldığına işaret ediyor ama yeterli değil kesinlikle. eee Aralık ayında cari açığın yıllık bazda da yaklaşık 1.1 milyar dolar artarak 5.8 milyar dolar neredeyse 6 milyar dolara yükselmesini bekliyoruz. Bu durumda tabii 2025 cari açığı da eee 25 milyar dolara neredeyse yaklaşacak. 24.4 milyar dolar olacak. 2026’da biraz daha temkinli olunabilir. Yani biraz o %1,5 dediğim işte cari açın 1.7’ye çıkması söz konusu. Belki büyüme artarla Türkiye ekonomisi. Çünkü genelde büyürken hep cariye açık vererek büyüyor. Öyle de bir eee tuhaf özelliği var. Mesela Çin gibi cari fazla vererek büyümüyoruz. Biz cari açık vererek büyüyoruz. Eee tabii iç talep güçlü kalmaya devam edecek gibi gözüküyor malum. Eee yani içten dışarıya olan talep e güçlü kalacak gibi gözüküyor. Çünkü eee döviz fiyatları çok ucuz. Eee Türk lirası çok değerli. Diyeceksiniz ki hani hocam belki bilmeyenler vardır hani işte dolar olmuş işte 43 lira euro olmuş 50 lira nereye değerli ama e Türkiye’deki enflasyonu da hesaba kattığınızda oldukça değerli aslında onun eee Türkiye’deki enflasyon ve Türkiye ve Amerika veya Türkiye ve Avrupa enflasyon farkına baktığınızda hani çok daha yüksek olması lazım demek istemiyorum. Lazım olan bir değer illaki yok. Sonuçta bu bir piyasa değeri ama Türk lirası reel olarak değerli kalıyor. O yüzden zaten yurt dışındaki fiyatlar bize ucuz geliyor. O yüzden zaten yurt dışından mal talebinde bulunuyoruz. Çünkü fiyatlar yurt dışında, yurt içiine göre çok daha ucuz. İşte mesela ben şu an Macaristan’ın başkenti Budapeş’te deyim açıkçası konuşayım. Ya Macaristan bizden daha zengin bir ülke. Eee, Avrupa Birliği üyesi. Amma ve lakin burada fiyatlar eee, daha ucuz Türkiye’den. Yani yeme içme fiyatları da daha ucuz. Eee, otel fiyatları da daha ucuz. Ne bileyim ben yani günlük hayatıyla ilgili fiyatlar daha ucuz. Kiralar da daha ucuz Budapş’te de. Eee tabii daha düşük nüfusu şudur budur bir şey diyebilirsiniz. Viyana’ya gittiğimiz de aynı şekilde. Yani normalde eskiden eee Viyana’nın çok pahalı bir şehir olduğu yani konuşulurdu, söylenirdi. Paris de aynı şekilde mesela dünyanın en pahalı şehirlerinden bir tanesi. Ama Türkiye’de şu an öyle bir hayat pahalığı ve o döviz kurunda öyle bir bozulma var ki, eee pek çok aslında pahalı olması gereken, eee, ülke veya şeye Türk halkına pahalı gelmiyor. O yüzden de tabii işte yurt dışına çıkıyor, harcıyor, yurt dışından mal ithalat etmeye çalışıyor. Bir de bu da tabii engellenmeye çalışılıyor. gümrük vergisiyle şununla bununla işte en sonki 6 Şubat’tan itibaren geçerli olacaktı sanırım o gümrük alımındaki sınırı zaten konuşmuştuk. Eee sermaye hareketlerinden hani cari açığı nasıl finanse ediyoruz diye sorabilirsiniz. Sonuçta cari açık demek biz eee dolarla yani veya işte yabancı para birimiyle ödüyoruz ve daha fazla ödüyoruz sattığımıza göre. Yani sonuçta ihracat yaptığımız zaman yabancı para birimi kazanıyoruz. İthalat yaptığımız zaman yabancı para birimiyle ödüyoruz. E açık veriyorsak eğer daha fazla ödüyoruz demektir. E nasıl finanse ediyoruz? O fut dolu gidip sahte dolar, sahte euro basamayacağımız sürece matbaada, darphanede eee bizim bir yerden dolar veya euro girişi olması lazım ki daha fazla ödemeye şeyimiz olsun, imkanımız olsun. Nasıl finanse ediyoruz sorusu. İşte bu cari açığı aslında bu kritik. Çünkü malum cari açık tek başına sorun değil. Onu nasıl finanse ettiğiniz belirleyici ve Kasım ayında sermaye hesabında ilginç hareketler var bu finansmanda. kısa vadeli sermaye hesabında 2,5 milyar dolar net çıkış olmuş ki bunun büyük bölümü de Merkez Bankası’nın yabancı merkez bankalarıyla yaptığı swap ve mevduat işlemlerindeki azalıştan kaynaklı. Portfo hesabında 1 milyar dolar net çıkış var. Yabancı yatırımcılar işte yerel tahvillere 1.7 milyar dolar koyarken Eurobond pozisyonlarını, Türk Eurobond pozisyonlarını yani Türk devletinin veya işte Türk devlet kuruluşlarının yabancı para cinsinden eee ihraç ettikleri bonoları veya kurumların da aynı şekilde bir 0.8 8 milyar dolar azaltmışlar. Yani yerli yatırımcılar ise yurt dışı portföy yatırımlarını 1.8 milyar dolar arttırmış. Yani Türk yatırımcılar daha böyle dışarıya bakıyor eee gibi gözüküyor. Eee iyi haber sadece var burada. Uzun vadeli sermaye hesabından geliyor. O da 4.3 milyar dolar net giş. Bankaların borç çevirime oranı %144. Şirketlerin %175. Bunlar çok yüksek rakamlar ve Türkiye’nin tabii dış finansmana erişiminin hala güçlü olduğunu gösteriyor açıkçası. Eee doğrudan yatırımlarda da sadece 0.3 3 milyar dolar bir eee giriş görüyoruz. Burası aslında Türkiye’nin kronik sorunu. Yani sıcak para geliyor da böyle uzun vadeli fabrika kurarak, istihdam yaratarak eee falan gelmiyor maalesef. Yani o doğrudan yatırım demek o demek. O o şekilde gelmiyor. Ve net hata 90 kaleminde de 1.9 milyar dolarlık bir çıkış var. Eee bu 12 aylık bazda 20 milyar dolara ulaşmış durumda. Aslında bu kalem biliyorsunuz hep tartışmalı bir kalem. Net hata 90. Yani kayıt dışı sermaye hareketlerini mi yansıtıyor? Ölçüm hatalarını mı yansıtıyor? Ne bileyim ben şimdi cebimde atıyorum yani yapacağımdan değil de bond çantayı alırım mesela işte çaktırmadan işte 1,5 milyon dolar para getiririm Türkiye’ye havalimanından diyelim ki geçirttim parayı mesela tamam mı? Eee veya işte sınırdan kara sınırından arabanın bagajını parayla doldurdum. Hasperk gerçi bagajı açıp bakıyorlar kara sınırından girip çıkarken ama diyelim ki bakmadılar. Bir şekilde geçirdim. Kayıt dışı ülkeye döviz soktum falan. Hani bunlar da içerisinde ama bu 20 milyar dolar olması tabii eee 12 aylık bazda enteresan. Yani bu kadar büyük bir rakam çok dikkat çekici açıkçası. ölçüm hatası da olabilir tabii ki. Yani sadece kayıp dışı giren para değil. Bir şekilde bu hesaplamalarda hata var ve o bir nedenle hani o hatayı kapatmak için de onu 20 milyar doları e net hata noksana sayıyoruz da deniyor olabilir. Ama her iki türlü de kötü yani hani eğer kaçak da giriyorsa kötü, yanlış ölçülüyorsa da kötü hangisi eee bunu bilmek tam olarak mümkün değil maalesef. Ya sonuç olarak aslında sermaye girişleri cari açığın altında kaldığı için resmi rezervler Kasım’da 4.8 milyar dolar eee azalmış vaziyette. Son 2 ayda da rezerv kaybı 19.4 milyar dolar. Şimdi Türkiye’nin 200 yüzünden bahsetmiştim ben konuşmanın başında. Eee, değil mi? Hani burada perakende satış hacım indeksi kasında açıklandı. Rakamlar şaşırtıcı dedik. Aylık bazda %1,5 bir artış var. Ama burada asıl çarpıcı olan şey şu bence. Eee, bu altın talebini ayrıştırdığımızda yani saat ve mücevher hariç baktığımızda bu perakende satış hacmi %2.2’ye çıkıyor. Bu çok güçlü bir rakam ve yıllık bazda daha da çarpıcı bir tablo var. Perakende satışlar ana endekste %14. 2 altın hariç endekste 11.2 artmış. Şimdi bunu sanayi üretimiyle karşılaştıralım. Yani satışlar artıyor. Üretim nasıl? Üretim ise 2.4 yıllık artış. Yani ne anlama geliyor? Ciddi bir ayrışma var. Türkiye tüketiyor ama üretmiyor. İthal ediyor ama ihraç edemiyor. Ya tabii ki ihracat var. Yok demiyorum da hani göreceli olarak konuşuyorum. Ve bu tabii bu hani hem enflasyon hem de cari için aslında ciddi bir risk kaynağı. Bence Merkez Bankası’nın kartlı harcama verileri de aslında bu tabloyu doğruluyor. Öyle bir veri var. Bilmiyorum, eee, bakıyor musunuz ama enflasyondan arındırılmış reel harcamalar artmaya devam ediyor. Kartlı harcamalarda bir miktar ivme kaybı var ama trend hala yukarı yönlü. Ekim ayında da mesela perakende satışlarda bir yavaşlama görmüştük ama Kasım ayında bu tamamen telafi edildi. Aralıkta da bu telafinin üstüne geçileceği artış eğiliminin eee fazla olacağı konuştu. Enteresan. Şimdi tabii bir de 4. çeyrek büyümesini kısaca konuşabiliriz. Yani biliyorsunuz Ekim, Kasım, Aralık yılı çeyreklere bölüyoruz. 3 aylık çeyreklere. 4. çeyrek büyüme görüme 2025 yılında Ekim Kasım aralık. Daha henüz açıklanmadı tabii ki ama öncü göstergeler diyor ki sanayi tarafı zayıf. E kasımda aylık artışa rağmen sanayi üretim endeksinin Ekim Kasım ortalaması bir önceki çeyreğe göre %0.7 düştü. Bu da aslında sanayi sektörünün son çeyrekte muhtemelen daraldığını gösteriyor bize. Ticaret tarafında karışık bir tablo var. Yani toptan ticaret e sanayi üretimine paralel daralıyor ama perakende ticaret ve taşıt ticareti uçuyor. Tüketim harcamaları büyümeye belirgin katkı yapacak gibi gözüküyor açıkçası. Eee yarın bugün değil bugün bir düzgün veri yok ama yarın hizmet ve inşaat üretim endeksleri açıklanacak ki son dönemde hizmet üretimi yataya yakın seyrederken inşaat üretiminde oldukça yüksek bir artış eğilimi vardı. Hatırlayalım bu arada 3. çeyrekte çeyreklik büyüme çeyreklik bazda %1.1 1 yıllık bazda 3.7’ydi. Son çeyreklik 4. çeyrek büyümede ise daha sınırlı bir yavaşlama bekleniyor açıkçası. Eee yani toplam yıl tahmini de yine benim güvendiğim kuruluşların tahmini 2025 yılı için 3.8 olacağı yönünde. Şimdi dün gece Amerika’dan kritik bir ver geldi. Biraz da onu konuşmak istiyorum. Eee aylık eee TÜFE enflasyonu açıklandı. Amerikan TÜFE enflasyonu. Bugün de Üfesi açıklanacak. Eee manşet enflasyonu aylık 0.3, yıllık ise eee %2.7 7 ile beklentilere paralel ve yatay geldi. Ama asıl haber aslında çekirdek enflasyonda. Çekirdek enflasyonu aylık 0.2 ile biraz daha ılımlı geldi. Yıllık oranda 2.6’ya düştü 2.7’den. Bu da aslında Fed’in en yakından takip ettiği göstergelerden bir tanesi ve olumlu bir sinyal. Enflasyon düşüyor gibi. Y ne demek olacak peki bu enflasyon düşüyor gibiyse Amerika’da bize ne diyebilirsiniz belki ama bu veri aslında Fed’in faiz indirim beklentilerini destekliyor. Yani piyasalar şimdi Fed’in bu yıl içinde en azından bir sonraki toplantıda mesela belki yapmasa bile daha sonrasında faiz indirmeye devam edeceğini eee fiyatlıyorlar. Ama tabii bir de Fid Fed’in üzerinde ciddi baskılar da var. Malum konuştuk biliyorsunuz Trump’ın baskıları vesaire. Eee, tabii jeopolitik riskler de tırmanıyor. Bir Grönland’da ciddi bir gerginlik olur. Avrupa ile ilişkiler bozulur, ticaret vesaire savaş olmaz muhtemelen. Yani Avrupa’nın böyle bir şeye cesaret edeceği mümkün gözükmüyor. Ama İran da tabii savaş olabilir. Eee, Rusya Ukrayna savaşı devam ediyor artık ama herhalde onu piyasalar kanıksadı. Artık çok da fazla oradan bir sürpriz gelecek gibi gözükmüyor. Ancak biterse bir sürpriz belki olur hızlıca. Eee, durum bu. Bir de tabii şurada gene Amerika ile ilgili şundan da bahsedebiliriz. Amerika’daki en kritik gelişmelerden bir tanesi ki bu konu Türkiye’yi de bence doğrudan etkileyecek. Eee, Trump yönetiminin gümrük tarifeleri konusunda Amerikan Yüksek Mahkemesi işte Anayasa Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi değil adı yani constitutional Court denmiyor İngilizcesi. Supreme Court deniyor. Yüksek mahkeme işte büyük mahkeme falan gibi bir şey. Yüksek mahkeme demek daha doğru ama Anayasa Mahkemesi havasında bir mahkeme. Onunla karşı karşıya gelmesi an meselesi. Şimdi hatırlayın Trump seçim kampanyasında agresif gümrük vergileri vadetmişti. Çin’e, Meksika’ya, Avrupa’ya falan ki yap bunların bir kısmında uyguladı. Hatta Çin’e astronomik seviyelere çıkardı. Sonra biraz anlaşır gibi oldular, düşürdü falan. Şimdi soru burada şu. Bu tarifeleri Trump’ın koyması anayasaya uygun mu? Çünkü vergi koymuş oluyorsunuz. Eee, işte anayasa veya yasalarda aslında çoğunlukla pek çok ülkede biliyorsunuz diyor ki vergi koyma yetkisi eee, halka ait. Tabii her şeyden önce ve halkı da temsil eden kişi yasama organı olduğu için yasama organına ait. Yani kongreye ait olması lazım. Türkiye’de de vergi koyma yetkisi meclise aittir. Meclis bazen işte hani o yetkiyi cumhurbaşkanına indirip çıkartmak için yetki verebiliyor. İşte hani vergi şudur diyor ama işte bunu %50’sine kadar arttırıp azaltma duruma göre Cumhurbaşkanı eskiden de bakanlar kurulu varken bakanlar kurulu başbakana bu yetkiyi veriyordu. Eee Amerika’da bu yetki var mı yok mu meselesi var. Yani kongreden onay almadan yeni vergi koyabilir mi koyamaz mı? Eee mesele bundan ibaret aslında. Tabii şimdi bunu bir başvuru olmuş yüksek mahkemeye ve yüksek mahkeme bu konuda bir karar verecek. Eğer bu tarifeleri iptal ederse veya sınırlarsa tabii küresel ticaret için büyük bir rahatlama olur. Gelişmekte olan ülkeler ihracata dayalı ekonomiden nefes alırlar. Türkiye de bundan olumlu etkilenir. Ama eğer Trump yetkilerini korursa ve tarifeleri uygularsa tabii yine küresel ticaret savaşları olacak. Ama tarifeler kaldırıldığında bir de şöyle bir mesele var. Şimdi tarifeler uygulanmaya başladı bir süredir ve Amerikan Devleti de buradan gidir elde ediyor. Tarife demek çünkü işte atıyorum yani siz Çin’den 100 dolara malı aldınız Amerika’da satacaksınız. Devlet diyelim ki %20 vergi koydu. Çok basitleştirerek anlatıyorum. E 20 dolar sizden vergi alıyor devlete. 20 doları ödüyorsunuz. Dolayısıyla size maliyeti 120 oluyor. İşte belki armar da koyuyorsunuz. Atıyorum Amerika’da tüketiciye 150 dolara satıyorsunuz. Neyse ama 20 dolarında bunu devlet aldı. Şimdi bu tarifeler iptal edilirse eee Amerikan devleti bu gelirleri toplamaya başladı. Bayağı da bir yekun olduğu konuşuluyor. Bunu geri ödemesi lazım mı acaba? Yani geri ödemesine de hükmedecek mi Amerika Anayasa Mahkemesi? Bilmiyoruz ne karar vereceğini. bugün karar çıkabilir deniyor ama eee en azından 31 Ocak’a kadar çıkması çok yüksek ihtimal ama bugün çıkması da söz konusu. Tahminler yani tahminler derken tabii ki yani mahkeme üyelerinin eee kafalarından ne geçtiğini bilemeyiz. Demokratlar tarafından atanan üyeler var. Cumhuriyetçiler tarafından atanan üyeler var ki cumhuriyetçiler tara tarafından atanan üyeler de olsa, Trump’ın atadığı üyeler de olsa illa Trump da aynı doğrultuda karar vermek zorunda değiller. Orada daha böyle bir farklılık söz konusu. Daha nispeten diyelim hani tabii ki hepsinin siyasi, ideolojik görüşü vesaire var. mahkeme üyelerinin de biraz daha böyle vicdanlarıyla veya en azından hukuki nosyonla eee karar vermeye çalışıyorlar. Şöyle bir durum var. Eee iptal edebilir Trump vergilerini. Yani sonuçta işte bunun şey de var. Polymarket diye bir site var. Bilmiyorum biliyor musunuz? bunlarla ilgili, siyasi kararlarla ilgili falan böyle eee tavsiye etmiyorum yani kesinlikle bunlara betting falan yapmanızı ama böyle şeyler yapılabiliyor. Eee orada mesela gözüken ki genelde de yani doğru tahmin ediyor eee insanların hani eee oradaki tahminleri, gelişmeleri eee şu fiyatlanıyor gibi gözüküyor. Mahkeme iptal edecek vergileri büyük yani o çok daha yüksek bir ihtimal %70’lerin üzerinde bir oranla eee iptal edeceği düşünülüyor. Fakat, eee, şu ana kadar toplanan ödemelerin geri ödenmesini yani ona refund deniyor işte onun ödenmesi ihtimali de düşük gözüküyor. O %20’ler 26 civarında. Yani dolayısıyla hani şu anda beklenen diyelim çoğunluğun eee, bu eee, vergilerin, gümrük vergilerinin iptal edileceği Anayasa Mahkemesi tarafından, yüksek mahkeme tarafından Amerika’da ama şu ana kadar toplanan vergi gelirlerinin iadesinin zorunlu tutulmayacağı veya iadesinin hükmedilmeyeceği devlet tarafından. Bu da Amerikan bütçesini daha az tabii sarsar. Yani dolayısıyla hani eee zaten çok ciddi bir dış borç içerisinde Amerikan borcu artmış vaziyette. Bu Amerikan faizlerini yükseltiyor, dünyadaki faizleri yükseltiyor vesaire. Bir de bunun geri ödemesi hakikaten ciddi bir eee işte kaos yaratabilirdi. O sanki olmayacak gibi gözüküyor ama tabii ne olacağı belli olmaz yani. Ona bakacağız. Tabii Fed’in bağımsızlığı meselesi de var. Trump Fed’i doğrudan hedef alıyor. Malum faiz indirimlerini hızlandırmasını istiyor, isteniyor, istiyor. Eee yani bunu da göreceğiz. Yani Merkez Bankası bağımsızlığı kavramını. Bunu belki bir ara yine konuşuruz. Kanalda aslında bununla ilgili bir yayın var ama genel olarak hani bağımsız olmayan merkez kimden bağımsız diyeceksiniz yürütme organından bağımsız aslında. Yani işte Trump’tan bağımsız, Cumhurbaşkanından bağımsız Amerika için konuşacak olursak yürütme organından bağımsız Merkez Bankası siyasi baskılara boyun eğer. İşte seçim öncesi faiz indirir mesela enflasyonu körütler. Uzun vadede herkes kaybeder diye düşünülüyor. Türkiye de malum bu filmi yaşadı. Yani dolayısıyla eee sonuçlarını Merkez Bankası bağımsızlığının kaybının zedelenmesinin sonuçlarını gördük. Anlatmaya gerek var mı bilmiyorum. Eee İran gerilimi konusunda da son olarak bir de ondan bahsedeyim. Yani hakikaten Trump yönetimi İran’a karşı sert bir tutum sergiliyor. Nükleer anlaşma çoktan tarihe karıştı zaten. Yaptırımlar sıklaştırılıyor. Askeri seçenekler masada saldırır mı saldırmaz mı bilemiyorum açıkçası ama hani sanki bir noktada öyle bir saldırı olacak gibi gözüküyor maalesef. Eee tabii bu petrolü yükseltecek, doğalgaz fiyatlarını arttıracak. altını arttıracak gelişmeler bunların hepsi ki o yüzden de artıyor zaten geçtiğimiz günlerde görüyoruz. Herhalde piyasada bunu fiyatlıyor. Sıcak çatışmaya dönüşürse hakikaten çok daha yukarı da gidebilir. Petrol fiyatları da eee işte MTA fiyatları da. Eee tabii Türkiye için de bu kötü bir şey. Yani enerji ithalatçısı olduğumuz için, altın ithalatçısı da olduğumuz için cari açığı şişirecek, enflasyonu arttıracak, büyümeyi yavaşlatacak şeyler. Şimdilik belli değil. Göreceğiz ne zaman saldırıp saldırmayacağını. Maalesef. E tabii Grönland ayrı hikaye yani. Yani absürt gelmişti aslında ilk başta başkanlık adaylığı sırasında bunu gündeme getirirken başkan olduğunda bunu gündeme getirdiğinden satın almak istiyordu bunu. Danimarka satmam diyor. Eee Grönlandlarda zaten satılık değiliz diyor. Kaldı ki bunun kararını da Danimarka veremez diyor. Yani Danimarka toprağı bu arada ama Danimarka’nın çok fazla bir hükmü yok orada. Yani kağıt üzerinde Danimarka toprağı eee şey sonuçta Grönlandlar özelk bir şekilde kendilerini yönüyor. Başbakanları var, bakanları var, kendi yasama organları var vesaire. Ha kağıt üzerinde Danimarka’yı nasıl Kanada aslında eee İngiltere’ye bağlıysa Kanada’nın başında aslında kağıt üzerinde İngiltere kralının atadığı bir vali varsa ki aslında o valiyi de Başbakan öneriyor. Eee o öneriye göre atıyor. Kafasına göre de atamıyor ayrı hikaye ama ya kağıt üzerinde Kanada bağlı ne kadar bağlıysa şeye eee İngiltere’ye aslında Grönland’da Danimarka’ya o kadar bağlı veya Avustralya ne kadar bağlıysa İngiltere’ye eee o kadar bağlı açıkçası. E ama yani işte hani ki Danimarka’da Amerikan müttefiki burada yani NATO üssü de kurulmuş, gelin daha da fazla kurabilirsiniz falan da diyorlar ama ısrarla almak istemesi tabii enteresan hakikaten. Yani işte doğal kaynaklar, nadir toprak elementlerinden bahsediliyor. İklim değişikliği buzulları eritecek, yeni deniz yolları açılacak. Grönland bu yolların merkezinde deniyor. E Amerika da sonuçta ama burayı NATO üssü vesaireyle kullanabiliyor. Danimarka NATO üyesi zaten. Yani hani orayı ekstradan sen alınca ne olacak meselesi var. O hakikaten anlamlandırmakta güçlü çektiğimiz hikayeler. Eee yani Grönlandı bir yandan bağımsızlığı da düşünüyor tek başına. Eee yani Danimarka’dan tamamen bağımsız olmayı da düşünüyor. Bu tabii küresel güç dengelerinde yeni bir sayfa açabilir. Arkt bölgesi hakikaten 21. yüzyılın yeni rekabet alanı haline geliyor. Tabii Türkiye’nin bu topraklarda hiçbir bezi yok. Hiç söz hakkı vesaire de yok. Yani TÜBİTAK’ın açtığı böyle kutup araştırmaları dışında onu da böyle yabancı bir gemiyle falan birkaç tane araştırmacıya gönderip orada ufak araştırmalar yaptırıp geri döndürüyorlar. Maalesef pek bir söz hakkımız, pek bir şeyimiz yok maalesef. Eee biraz Türkiye bu konulara Fransız kalmış vaziyette. Ne yazık ki günlük verileri takip edeceğiz. Şu an söylememe gerek yok. Çok benzer gidiyor. Sepet kuru, euro, TL, gösterge faiz vesaire. Bunları bakarız. Bugün yurt içinde önemli bir veri yok ama küresel tarafta iki tane kritik veri takip edilecek. Bir tanesi Amerikan Kasım ayı ÜFE enflasyonu. Hatırlayalım oldu. Eylül’de yıllık ÜFE %2.7’ydi. Ekim verisi yayınlanmamıştı. Devlet kapandığı için bugünkü veri eee üretici fiyatlarındaki eğilimi gösterecek diye umuluyor. İkincisi de Amerikan eee perakende satış verisi. Kasımda aylık %0.4 4 artış bekleniyor. Bu da aslında Amerikan tüketicisinin hala harcamaya devam edip etmediğini gösterecek bir veri. Yarın asıl yurt içinde Aralık ayı merkezi yönetim bütçesi ile Kasım ayı hizmet ve inşaat üretim endeksleri açıklanacak. Bunlar önemli. Kapanışı yapayım. Yani bugünkü videoyu yavaştan bitirebiliriz. Üç mesajla özetleyeyim. Bir cari açık genişliyor beklentinin üzerinde geldi dedik. İkincisi Türkiye ekonomisinde üretim ve tüketim arasındaki makas açılıyor. Hani iki film hikayesinden dedik. Üçüncüsü de küresel risklerden bahsettik. Gümrük Tarifeleri, Fede Baskılar, Gürland, İran vesaire. Bu tabloları yakından takip etmeye devam edeceğiz. Yarın yine bu saatte ya da bu saatlerde yaklaşık olarak burada olmaya çalışacağım. Hemen hızlıca yorumlara da eee canlı yayın yorumlara da bakayım. Eee günaydın diyenler var. Sizlere de günaydın. Teşekkür ederim ilginiz için. Bireysel olarak trendi yakalamaya çalışırken FOMO’ya kapılmadığımızı nereden bileceğiz? Bazen kaptırıp gidiyoruz. Sonu hayır olsun. Öyle. Evet. Yani Fear of Missing Out’un kısaltması biliyorsunuz FOMO yani kaçırma korkusu bir şeyleri. İşte altın artıyor Allah’ım ben altının artışını kaçırdım bir an evvel trene atlamalıyım falan derken tam siz altıda düşmeye başlayabiliyor falan. Eee psikolojik bir hikaye yani hakikaten bu bunu tabii %100 de bilmek mümkün değil maalesef. Piyasayı böyle okuyup günlük verileri, günlük siyaseti, jeopolitik gelişmeleri mümkün mertebe eee kabul etmek lazım maalesef. E takip etmek lazım. Özür dilerim. Devolüasyon zorunda ama tam zamanı ne zaman acaba? Yani devalüasyon dememek lazım. Çünkü devalasyon sabit kur rejiminde oluyor. Ama depreciation diyorsun, değer kaybetme demek lazım. Merkez Bankası buna izin verir vermez bilmiyorum. Sonuçta şu anda enflasyonla mücadelede döviz kurunu tutmanın yani enflasyonla mücadelenin en temel yolunun döviz kurunu tutmaktan geçtiğine inanan bir Merkez Bankası yönetimi var benim gördüğüm kadarıyla. O yüzden kısa vadede bilmiyorum ne zaman olur. Eee, günaydınlar. Eee, Türklerinden 1-0 atılsa beklenti enflasyona psikolojik olumlama yaşayabilir miyiz? Evet yaşayabiliriz ama onun bir maliyeti de var yani o sıfırı atmanın. Şu anda yeni para bile çıkartmıyor zaten Merkez Bankası. Eee yani herhalde kısa vadede öyle bir şey. Çünkü bir de bir yandan da siyasi olarak da şöyle bir şey demek. Bak enflasyonist bir dönemden geçtik. Sıfır atacak noktaya geldik demek. Bir de bir sıfır atmak insanların kafasını karıştırabilir. Hani o 6 atmak en azından biraz daha basitti. Hani milyon 20 oldu mesela 20 milyon 20 oldu. 200 milyon2 oldu. Şimdi bir s0 attığınızda özellikle hani finansal ve ekonomik okur yazarlığı düşük yaşlı kesim mesela veya eğitimi düşük kesim hakikaten çok zorlanırlar. Eee fiyat algısında vesaire. Onun maliyeti biraz daha yüksek olur diye düşünüyorum. E altının ve özellikle gümüşün son sıçraması hakkında ne düşünüyorsunuz? Yani tabii bu beklenen bir şey. Dağ da gidecek yolu var gibi gözüküyor bence. Yatırım tavsiyesi değildir kesinlikle. Eee, yani bu jeopolitik gelişmeler bu şekilde devam ettikçe dünya, eee, böyle birkaç tane çılgın liderin, eee, işte egemenliği altında kaldıkça diyelim başta Trump olmak üzere. Tabii onu kastediyorum. Eee, daha neler neler olur bilemiyorum açıkçası. Eee, başka Avustralya ve Amerika’ya, Avustralya, Amerika’ya daha çok bağlı yani zaten. Hayır. İngiliz, eee, kolonial ülkelerinin Amerika’yla aslında hiçbir sorunu yoktu. Yani Kanada’nın da yoktu mesela. Trump’a kadar İngiltere’nin zaten yok hani aslında İngiltere Amerika ne yaparsa onu takip eden bir ülke. İngiltere’nin bütün eski kolonileri vesaire de Amerika’yla tabii ki eee çok iyi ilişkileri var ama işte Trum ilişkileri bozuyor. Kanada onun ilişkisini durduk yere bozuyor. Kanada işte Amerika’nın 51. eyaleti olması lazım. İngiltere ile bozması da an meselesi bence. Yani ben Avustralya’da bozmayacağının bir garantisi olduğunu düşünmüyorum. Eee bakalım hocam günaydın. Petrole uzun vadeli nasıl yatırım yapılır? malum depolanmayan bir MT yani petrol içeren fonları alabilirsiniz belki isterseniz. Eee yatırım tavsiyesi olarak vermiyorum kesinlikle. Eğer artacağına inanıyorsanız tabii ki varil olarak almak zor. Eee bahçenizde falan tutamayacağınıza göre ama yani eee vadeli işlem piyasasında tabii ki de her zaman için işlem yapmak mümkün. Neden daha büyük banknot para basılmıyor? Ya onun iki gerekçesi olduğu söyleniyor. Eee birincisi eee daha büyük banknot para basmak demek enflasyonu körükleyecek olan bir şey ve bir de enflasyon olduğunu kabul etmek demek. Yani buna ihtiyaç olduğu için. İkincisi de kayıt dışı. Yani artık her şey kartla yapılıyor. Dijital eee ödeme sistemleri vesaire. Hani o parayı basmaya da gerek yok. Çünkü onu bastıkça kayıt dışlı şeyi biraz besleyeceksiniz. Yani insanlar yine eee nakit çalışmaya başlayacaklar vergi kaçırmak için farklı sebeplerle. Eee o yüzden de insanlar kağıt para kullanmasın. eee isteği var anladığım kadarıyla açıkçası. Eee soruları bitirdim zannedersem yorumları. Teşekkür ediyorum herkese katıldıkları için. Yeni yayınlarda görüşmek dileğiyle. Yarın yine Budapeşteden size sesleneceğim. Cuma günü bir aksilik çıkmazsa eğer. Eee burada çok ciddi kar yağdı. Havalimanı hatta dün kısa süreliğine kapandı ama şu anda açık. Gerçi ben havalimanıyla da hani uçakla da gitmeyeceğim Viyana’ya. Viyana Budapeş’te uçakta gidilecek kadar uzak bir yer değil. Trenle gitmek yeterli. 2,5 saat yaklaşık bir tren yolculuğu yeterli oluyor ama trenlerin de çalışmadığı oldu dün bu arada. Enteresandır buzlanma nedeniyle. Neyse uzun kere de eee şöyle söyleyelim. Son kte de bu yarın Budapeşteden sabah cuma günü de Viyana’dan yeniden size sesleneceğim. Görüşmek dileğiyle. E hepinize iyi günler diliyorum. Kayıt dış iktisatta kalmaya lütfen devam edin. Beğenmeyi, paylaşmayı, hypelamayı, likelamayı, arkadaşlarınıza bu yayınları önermeyi de unutmazsanız eğer size müteşekkür kalırım. Emeğime de değmiş olur diye umuyorum. Teşekkürler. İyi günler.