Altın ve Gümüşte Yüzyılın Aldatmacası: Merkez Bankaları Neden KÂĞIT DEĞİL FİZİKİ Topluyor?
Bu Bölüm Hakkında
Bu bölümde fiziki metal ile kağıt metal arasındaki temel farklar derinlemesine inceleniyor. Banka hesabındaki dijital altın ve gümüş ile elde tutulan fiziki metalin sahiplik, risk, likidite, manipülasyon ve maliyet açısından karşılaştırması yapılıyor. Kağıt metal piyasasındaki rehypothecation (çoklu teminatlandırma) sorunu ve fiziki karşılığı olmayan kontratların yarattığı riskler ele alınıyor. Merkez bankalarının neden kağıt değil fiziki altın biriktirdiği, jeopolitik güven kaygıları ve Rusya örneği üzerinden açıklanıyor. Blockchain tabanlı tokenized gold gibi hibrit modellerin geleceği de tartışılıyor.
Ele Alınan Konular
- Fiziki metal ve kağıt metal karşılaştırması
- Karşı taraf riski ve sahiplik farkları
- Rehypothecation ve çoklu teminatlandırma
- Merkez bankalarının fiziki altın birikimi
- Jeopolitik güven ve Rusya örneği
- Tokenized gold ve hibrit modeller
Merhaba değerli izleyiciler. Kayıt dışı iktisadı hoş geldiniz. Biliyorsunuz bu geçtiğimiz iki videoda eee biraz aslında diğer serileri bozdum ama bu altının 5.000 yıllık sırlarını ve gümüşün ekonominin gölgede kalmış e adeta ayna metali rolünü konuşmuştuk ki muazzam bir ilgi oldu videolara. Yani en azından e kanalın geçmiş performansına göre Celal olarak söyleyelim. Hani on binlerce izlenme ve özellikle gelen o derinlikli yorumlar için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Bu da açıkçası yani en azından bir ihtimalde olsa doğru yolda olduğumuzu ve hep birlikte ekonominin temel taşlarını sorguladığımızı gösteriyor. Ki bu temel taşları sorgulamada hemen şu reklamı da yapmak zorundayım. Bu hesapta bir gariplik var. Kendi kitabım ikinci baskısını yaptı Kırmızı Kedi Yayınevinden. Ekonomi ile kandırılmak. E bu gibi konuların daha ayrıntılarını aslında bu kitapta bulabilirsiniz. Şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum. İnternet sitelerinden, kitapçılardan zaten satılıyor biliyorsunuz. Şimdi bu ikinci gümüş videosuna sanırım gelen yorumlardan bir tanesinde şöyle bir ifade vardı aslında. O da bugünkü konuşacağımız konunun bir nevi ateşini yaktı diyebiliriz. Soru şuydu veya yorum şuydu. İşte hocam fiziki olmayan yani kağıt üstünde eee sanal olarak satılan gümüş ne ifade ediyor? Nelere dikkat etmeliyiz? gibi bir ifade geldi ki aslında bu altın içinde yani fiziki olmayan kağıt üstünde satınan altın için de aynı şey göster söylenebilir. Şu aslında belki de bu modern finansın en temel ve en hassas noktasına dokunuyor. O yüzden de bununla ilgili ayrı bir yayın yapmak istedim. Bu noktada güven duygusu aslında. Şimdi o yüzden bugün temel bir soruyla başlayalım istiyorum. Bu da şu. Y elinizde tuttuğunuz ağırlığını hissettiğiniz bir gümüş külçesine mi veya altın külçesine mi daha çok güvenirsiniz yoksa bankanızın mobil uygulamasında gördüğünüz o dijital rakama mı diye soralım. Şimdi bu basit bir soru aslında ama devasa bir ayrımı ortaya koyuyor. Çünkü altın ve gümüş artık sadece birer metal değiller malum. Aynı zamanda güvenin işte iki farklı biçimde satıldığı bir pazar. Eee esasen ve bugün de aslında bu güven tam ortadan ikiye bölünmüş durumda. Bu da fiziki metal ve kağıt metal olarak ikiye bölünme. Şimdi bir anda binlerce yıldır hani insanın dokunduğu, sakladığı yastık altı veya toprak altı neyse savaşlarda yanında taşıdığı o somut gerçeklik var. Fiziki metal var. Diğer yanda ise böyle saniyelerle bir tuşla aldığımız hatta sattığımız bir ekrandan ekrandaki bir dijital yazıdan ibaret modern hızlı ve soyut bir vaat var aslında. E son dönemde işte farklı merkez bankalarının altın rezervlerini artırması, Çin’in Hindistan’ın merkez bankalarının ısrarla fiziki altın biriktirdiğini görüyoruz. Burada sormamız lazım. Niye bunlar bunu yapıyor diye. Hani onlar neden mesela bir işte ETF almıyor? Eee ve onun yerine tonlarca altını uçakla ve trenle eee ülkelerine taşıyorlar. İşte aslında bu videoda bu büyük ayrımı masaya yatıralım istiyorum. Gerçek metalle kağıt metal arasındaki farkları, riskleri, avantajları ve en önemlisi de tabii ki hangisinin sizin için ne anlama geldiğini konuşalım istiyorum. Şimdi başlayalım. Önce temelden başlayalım isterseniz. Fiziki metal nedir diye soralım. Malum fiziki metal kelimenin tam anlamıyla aslında işte elinizde tutabildiğiniz, gözünüzde görebildiğiniz, ağırlığını hissedebildiğiniz altındır, gümüştür ki bu işte 1 gramlık küçük paketlerden kiloluk külçelere işte Cumhuriyet altını gibi sikkelere hatta gran toz formuna kadar her şeyi kapsar aslında. Kısaca esasen dijital bir kayıttan ibaret olmayan somut bir varlık. Peki şimdi bu eski usul yönteminin avantajları neden? Neden hala milyonlarca insan ve yatırımcı hatta devletler eee bu yolu tercih ediyor? Şimdi birinci ve en önemli avantaj şu. Karşı taraf riski yok. Ne demek bu? Yani bu finans dünyasının aslında en kritik kavramlardan bir tanesi. Anlamı da şu aslında. Varlığımızın değeri başka bir kurumun veya kişinin size olan borcuna yani sözünü tutmasına bağlı değil. Hani elinizdeki altın kimsenin size bir vaadi değil. Altının kendisi hani bir işte ne bileyim yani bir banka iflas eder, bir fon batar, bir hükümet çöker. E dünyada bin türlü şey olur tabii ki. Ama o sizin kasanızdaki o külçe tüm bu fırtınalardan bağımsız olarak değerini kurur. Hani aslında o sistemin dışında sistemin bir parçası değildir. İkinci büyük avantajı tabii ki sistemik risklere karşı bir nihai sığınak olmasın. Yani düşünün işte büyük bir siber saldırı oldu. Ne bileyim tüm bankacılık sistemi kitlendi dünyada ya da işte hiperenflasyon yaşandı ve yerel para birimi bir gecede değersizleşti veya ne bileyim savaş çıktı, finansal piyasalar kapandı falan. İşte böyle anlarda mesela banka ekranınızdaki rakamlar donup kalırken, alış satışa açık olmazken elinizdeki metal hala değerli. Yani bir kim yazmıştı hatırlamıyorum galiba. Takipçilerden bir tanesi yazmıştı. Hani krizde elektriğe veya internete ihtiyaç duymuyor. Yani şimdi bu cümle aslında fiziki metanin özünü anlatıyor. O böyle medeniyetin temel bir sigortası. Binlerce yıldır bu böyle olmuş. Tabii bunlar avantajları ama bu somutluğun getirdiği bazı dezavantajlar da var. Tab birincisi en başta saklama maliyeti ve hırsızlık riski. Yani aldığınız o kadar fiziki metale. Tabii gümüşte bu biraz daha fazla. Çünkü gümüş tabii ki daha ucuz altına göre. Hani aynı fiyatta gümüşü ödediğiniz zaman çok daha büyük, çok daha kilolu, çok daha ağır bir gümüş alıyorsunuz. Şimdi bunu nerede saklayacaksınız? Hani evde mi, banka kasasında mı? Hani evde saklamak güvenlik riski taşır. E banka kasasında bir maliyeti var. Bir de tabii bankanın yine çalışma saatlerine, kurallarına tabisiniz. Bir de tabii ki banka kasasına da sığdırabileceğiniz miktar sınırlı kasanın tabii büyüklüğüne göre daha büyük kasalara daha para yüksek ödeme yapmanız lazım. Ş ikincisi alış ve satış arasındaki fiyat farkı. Yani spread genellikle fiziki eee metallerde daha yüksektir. Yani kuyumcudan veya darphaneden şerden bir yerden altın aldığınızda veya gümüş aldığınızda anlık borsa fiyatının bir miktar üzerinde ödersiniz. Satmak istediğinizde de aslında bir miktar altında satarsınız. Şimdi bu fark tabii kağıt metal işlemlerine göre daha geniş. Hani şeyde eee bankadaki işte gram altın hesabındaki satışta daha aslında karlı satabilirsiniz veya yine alışta daha karlı alırsınız. Üçüncüsü özellikle büyük yatırımcılar için likidite meselesi yani anında nakli çevirme imkanı tabii ki fiziki de bir tık daha kısıtlı. Yani tabii ki işte kuyumcuya gidersiniz vesaire ama tabii fiziki o da şey efor gerektiriyor. Bir de tabii atıyorum milyonlarca liralık bir altınınız varsa hani bunu tabii eee borsada bir tuşa basarak eee satmak çok kolay banka hesabındaysa ama değilse tabii işte onu taşımak, götürmek vesaire bunlar lojistik ve güvenlik gerektiren şeyler. Yani sonuç olarak tabii ki işte artısıyla eksisiyle hani fiziki metal size mutlak bir sahiplik ve güvenlik sunuyor ama işte bu güvenliğin de bedeli var tabii ki. O da daha yüksek maliyetler ve daha az esneklik. Yani bir nevi aslında kısaca özetleyecek olursak vurucu bir cümleyle özetleyecek olursak hani fiziki metal güveni temsil eder ama konforu etmez. Bunu söylemek lazım. Şimdi madalyonun diğer yüzüne bakalım. Yani modern hızlı ve büyüyici dünyaya geçelim. O kağıt metal kısmına geçelim. Nedir bu kağıt metal? Aslında çünkü bunun birden fazla çeşidi var. Hani bu bir fiziki metale sahip olmadan onun fiyat hareketlerinden faydalanmanızı sağlayan her türlü finansal ürün için kullanabiliriz kağıt metal kavramını tabirini. Şimdi bunlar neler olabilir? Tabii en ilk akla gelen zaten bankadaki altın ve gümüş hesapları ki en yaygın olanı da bu. Bankanızdan gramla altın ve gümüş alırsınız. Bu hesabınızda bir rakam olarak gözükür. Bu bir olasılık. İkincisi borsada işlem gören fonlar, ETF’ler. Yani işte exchange traded funds denilen e hani altın ETF’si var, gümüş ETF’si var. Hani bunlar borsada hisse senedi gibi alınıp satılır. Hani fon teoride fiziki altın tutar ve siz o fondan aslında bir pay satın alıyorsunuz ama siz fiziki altını görmezsiniz. Sadece fondaki payınızı görürsünüz. Hani bunlar dediğim gibi borsada hisse senedi gibi alınıp satılan fonlar. Eee böyle bir durumu var. Bunların da sertifikalar var. Bazı kurumlar sizin adınıza sakladıkları altına karşılık size bir sahiplik belgesi e sertifika verirler. Bir de vadeli işlem kontratları var. İşte futures olabilir, options olabilir, swap olabilir. Bunlar tabii daha karmaşık burada. Hani gelecekteki bir tarihte belirli bir fiyattan altın veya gümüş alıp satmak için yapılan sözleşmeler bunlar. Spekülatif amaçlı kullanılır genelde. Burada zaten fiziki teslimat çoğu zaman söz konusu bile olmaz. Sadece fiyat hareketinden kazanç veya kayıp elde edersiniz. Şimdi peki bu dijital dünyanın avantajları nedir? Neden bunlar bu kadar popüler oldu? Çünkü her şeyden önce muazzam bir kolaylık ve yüksek likidite sağlıyorlar. Bir tuşla saniyeler içinde milyonlarca dolarlık altın alabilirsiniz. Bir saniye sonra satabilirsiniz. Alış satış farkları çok düşük. Saklama güvenlik dertleri yok. İkincisi bazı ülkelerde vergi avantajları sunabilir. Hani fiziki metalin alım satımından doğan kazançlar vergiye tabi olabilirken eee her ülkede değil tabii ki bizde yok mesela ama bazı borsa ürünlerinde farklı vergi rejimleri uygulanabiliyor. Üçüncüsü banka güvencesi altında tabii işlem yapma konforu var. Her şey kayıtlı. Dijital ve modern finans sisteminin bir parçası. Bunlar tabii kulağı harika görüyor. Bu avantajları tabii riskleri de var. O riskleri de konuşmak lazım. Burada tabii işte fiziki metalde olmayan o meşhur kavram yeniden karşımıza çıkıyor. Karşı taraf riski. Yani aslında banka hesabınızdaki gümüş o bankanın size olan bir borcu. Eee ve işte banka size o kadar gram gümüşü anlık fiyattan ödemeyi taahhüt ediyor. Tabii işte finansal sistemde bir sorun çıktığında veya işte bir fondan aldıysanız o fon yasal zorunluluklarını yerine getiremezse o zaman sıkıntı. İşte o zaman elinizdeki tek şey aslında hani alacaklı olduğunuzu gösteren bir kayıt, dijital kayıt ama fiziki şeyin güvencesine sahip değilsiniz. Daha da derin bir sorun var aslında. Buna da eee rehypotation deniyor. Yani çoklu teminatlandırma denilen bir kavram bu. E finans sisteminin aslında en tartışmalı pratiklerinden bir tanesi. Anlamı da şu. Kısaca anlatacak olursak bir banka veya fon mesela teminat olarak gösterilen aynı fiziki altını veya gümüşü birden fazla işlem için tekrar tekrar teminat olarak kullanabilir. Yani mesela bir kasada duran bir tonluk altın külçesi kağıt üzerinde belki de 10 20 hatta 50 farklı kişiye veya kurumlara satılmış olabilir. Ha şöyle düşünün. Siz bankadan dijital altın alıyorsunuz. Banka size diyor ki 10 gram altın hesabınızda. Ama o banka o 10 gramı başkasına da satmış olabilir veya o altını teminat gösterip başka bir işlem yapmış olabilir. Yani aynı fiziki altın aslında kağıt üzerinde birden fazla kişiye ait görünüyor. Bazen hatta fiziki altın olmayabile biliyor. Şimdi bu yasal mı? Tabii ki de yasal. Çoğu durumda yasal ama tabii sistemin kuralları çünkü buna izin veriyor. Etik mi? Eee yani sizin etik anlayışınıza bağlı. Güvenli mi? Yani o da yine sizin güven anlayışınıza bağlı. Şimdi tabii burada en kritik soru şu. Peki o bankaların ve fonların kasalarında sattıklarını iddia ettikleri kadar gerçekten fiziki altın veya gümüş var mı? Cevap çoğu zaman dev bir hayır. Çünkü özellikle Londra ve New York piyasalarında dönen kağıt metal işlemleri mevcut fiziki metalin kat ve kat üstünde. Yani bazı dönemlerde örneğin COMEX piyasalarında kağıt üzerinde satılan her 100 ons’lung gümüş kontratına karşılık kasada sadece 1 ons fiziki gümüş rezervi olduğu tahmin ediliyor. Kişte bu zaten kısmi rezerv sisteminin bir parçası. Eee, tabii bu sistem ne zaman işliyor? Herkes aynı anda fiziki metalini talep etmediği sürece işliyor. Ama ya bir gün büyük bir panik anında herkes ben kağıt istemiyorum, metalimi verin derse ki aslında pek çok noktada bunu yapamıyorsunuz ama eee ya bankadan gidip de benim 10 gram altın hesabım var bana 10 gram altın verin demiyorsunuz. Banka bunu vermekle yükümlü olmayabiliyor her ülkede. Eee ama bunu dediğiniz zaman da tabii sisteme biraz sarsabilirsiniz. Çünkü ortada herkese yetecek kadar metal yok ortada. Ya aslında şimdi burada hani gene yine şunu söyleyebiliriz belki bir cümleyle. Hani kağıt metal güven isi satıyor ama güvenin kendisi kağıt metal değil aslında. Gerçek metal. Şimdi bu iki dünyayı aslında daha net görmek için de 5 temel boyutta kafa kafaya karşılaştıralım isterseniz. Hani böyle bunu bir tablo gibi ritmik bir şekilde anlatacağım elimden geldiğince. Şimdi birinci boyut burada sahiplik. Y fiziki metalde sahiplik mutlak varlık sizin elinizde, sizin kontrolünüzde. Siz varlığın kendisinin sahibisiniz. Kağıt metal ise sahiplik dolaylı. Yani siz bir kurumun size olan borcunun, bir vaadin sahibisiniz aslında. Hani varlık sizin adına bir başkasının elinde aslında. Bunu şey gibi de düşünebilirsiniz. Belki duymuşsunuzdur aranızda. Eee bazı tapusuz evlerde mesela işte İstanbul’da Boğaz kıyısında hazine arazisine vakti zamanda bir gece kondu yapılmış. Evin tapusu yok. eee hakikaten tapusu yok ve satış vadi sözleşmesiyle satılıyor. Yani eee ileride devlet onlara eee tapu vereceğini yani en azından ona karşılık bir tapu vereceğini vaktiyle 1980’lerde sanırım Turgut Özal zamanında çıkarılan bir yasayla eee şey yapmış eee beyan etmiş ama vermemiş bu tapuyu. İleride verirse diye. Siz aslında o evi alırken aslında satış vadi sözleşmesiyle satınız. Diyorsunuz ki ben bu evin şimdi sahipliğini alıyorum. Evin tapusu yok bu arada. noterden oluyor bu sözleşme. Eee, diyorsunuz ki, eee, ben ileride evi satan kişi, eee, devlet tarafından tapusunu alırsa o tapuyu bana satacağını vaat ediyor. Noterde de bunu kayda geçiriyorsunuz. Yani bu tür tapulu evler var biliyorsunuz. Y tapu da demin de işte bu tür eee, yasal statüsü, bu tür durumda olan evler var. İstanbul’da mesela dediğim gibi hazine arazisinde, Boğaz çevresindeki gece konular için bu geçerli. Mesela görebiliyorsunuz işte Arnavuttöy’de, Kuleli’de eee, bir gece kondu. İnanılmaz bir boğaz manzarası var falan. Bahçeli falan böyle çok güzel. tapusu yok ama eee tapusu olmadığı için hani tabii satılıkta mesela işte çeşitli sitelerde internette satışta duruyor. Gidiyorsunuz fiyatı da uygun yani boğazı gören ev ama yani sonuçta tapusu yok mesela tap ileride tapusu çıkarsa o tapuyu sana satma vaadiyle sana satıyor falan bunun gibi bir şey aslında. Şimdi ikinci boyut burada risk eee fiziki metalde sıfır karşı taraf riski var. Yani tek riskiniz aslında fiziksel güvenlik yani hırsızlık veya kaybetme riski. Kağıt metalde tabii kurum riski yüksek. Yani bankanın, fonun veya kurumun zor duruma girdiği durumda veya kötü yönetildiği durumda veya dolandırıcılık yapıldığı durumda böyle bir risk var ama hani böyle hırsızlık riskidir, kaybetme riskidir yok. Eee, üçüncü boyut likidite. Yani fiziki metalde likidite daha düşük. Özellikle büyük miktarlar için satış süreci yavaş olabilir ve maliyetli. Kağıt metalde ise likidide son derece yüksek. E, piyasa saatleri içerisinde, saniyeler içerisinde alım satılabiliyor. 4düncü boyut manipülasyon. Yani fiziki metal piyasasını manipüle etmek zor. Milyarlarca dolarlık fiziksel külçeye hareket ettirmeyi gerektiriyor. Kağıt metal piyasası ise manipülasyona açık. E özellikle işte vadeli işlemlerde falan büyük yatırım bankaları devasa miktarda vadeli işlem kontratı mesela satarak fiyatları kısa vadede istedikleri yöne kolayca çekebiliyorlar. Eee, buna galiba Cihat Bey’e böyle tokmak diyor. İşte hani bankalar, eee, kağıt üzerinde altın veya gümüş satarak aslında fiyatları düşürebiliyorlar diyor. Gümüş fiyatlarının yıllarca baskılandığı iddialarının aslında temelinde de bu yatıyor. 5inci boyutu vergi ve maliyet. Yani maliyet fiziki de başlangıçta yüksek. Hani alım satım farklarının geniş olduğunu, spredin geniş olduğunu söylemiştim ama saklama maliyeti var bir de tabii ki. Kağıt metalde ise işlem ücretleri veya alı satış farkı genelde düşük oluyor ve genellikle daha maliyet etkin bir yöntem olarak gözüküyor kağıt metal. Yani özetle aslında birinde değer sizin elinizde, diğerinde sizin adınızda birilerinin elinde. Biri konforsuz bir güvenlik sunuyor, diğeri riskli bir konfor sunuyor. Peki bu ayrım sadece bireysel yatırımcılar için mi geçerli? Kesinlikle hayır. Asıl büyük oyun burada küresel sahnede merkez bankaları arasında oynanıyor aslında. Yani şu soruyu tekrar soralım. Büyük ülkeler Çin, Rusya işte Kazakistan alıyor deniyor. Aslında onun bir kısmı galiba Rusya, Hindistan, Türkiye Merkez Bankası’nın da aldığı söylendi. Bulgaristan Merkez Bankası’nın da aldığı söylendi. Eee bu ülkelerin merkez bankaları neden deli gibi fiziki altın topluyor? bir dönem son dönemde şimdi neden aslında en büyük altın ETF’sine de yatırım yapmıyorlar mesela değil mi? Cevap çok basit aslında. Jeopolitik güven. Yani bir ülke rezervlerini başka bir ülkenin finansal sistemine emanet etmek istemez. Şimdi Rusya’nın rezervlerinin batı tarafından dondurulması bu gerçeği herkese çok acı bir şekilde gösterdi aslında. Yani eğer Rusya’nın altınları mesela fiziki olarak Moskova’da değil de işte bir ETF aracılığıyla diyelim Londra’da bir kasa da olsa o altınlara bir tuşla el koymak mümkün. Şimdi merkez bankaları aslında fiziki altın olarak şunu söylüyorlar aslında. Ben senin sistemine, senin bankana, senin vaatlerine güvenmiyorum. Özellikle bunu Doğu ülkeleri söylüyor. Ey Batı, ben sadece kendi kontrolümde olan, dokunabildiğim, kimsenin bir tuşla yok edemeyeceği gerçek değere güveniyorum. Ki bu da aslında uluslararası bir güvensizlik oylaması adeta. Yani bu oylamada fiziki altın tabii ezici bir üstünlükle kazanıyor. Peki gelecek ne yüne gidiyor diye sorabilirsiniz. Şimdi aslında bu iki zıt kutup arasında seçim yapmak mı zorundayız gibi bir bireysel yatırımcı olarak eee soruyla karşı karşıyayız. Belki de değiliz aslında. Çünkü Ufuk’ta aslında bu iki dünyayı birleştirmeye çalışan hibrit modeller de var. İşte mesela token Iized Gold diye bir şey var. Hani altının blockchain versiyonu projeleri, Singapur, İsviçre gibi finans merkezlerinde geliştirmeye çalışıyorlar. Mantığı da şu aslında. Hani kasada duran her bir gram fiziki altına karşı blockchain üzerinde üretilen ve asla kopyalanamayan bir dijital jeton token verilecek ve siz bu jetonu alıp satacaksınız. Bu tepe size kağıt metalin hızını ve kolaylığını sunacak ama her bir jetonun denetlenen bir kasada %100 fiziki karşılığı olacak ve böyle bir şey olduğu için de aslında fiziki metalin güvenliğini taşıyacak. Yani hem dijital erişim kolaylığı hem de fiziki güven bir arada gibi düşünmek mümkün. Ki bu bir hibrit model aslında geleceğin yönü olabilir ama ne olursa olsun tabii temel prensip değişmiyor. Yani hani yarın parayı kim basarsa bassın güvene hala metal temsil ediyor aslında. Hani ister külçe formunda olsun ister blockchain jetonu formunda olsun. Toparlayacak olursak bu yayını yani bugün altın ve gümüş piyasasının arsında tek bir piyasa olmadığını, bir anda somut, elle tutturu, sistem dışı bir güven kalesi olduğunu, diğer yanda ise hızlı, likit, konforlama sistemin tüm risklerini içinde barından dijital bir va okyanusu diyelim olduğunu gördük. Tabii hangisi daha iyi? Tabii dediğim gibi bu sorunun pek doğru bir cevabı yok. Bu tamamen sizin önceliklerinize, risk algınıza ve neye güvendiğinize bağlı bir soru. Eğer amacınız hani kısa vadeli alsat yapmaksa, fiyat hareketlerinden hızlıca faydalanmaksa tabii ki kağıt metalin hızı ve düşük maliyeti daha mantıklı olabilir belki. Ama eğer amacınız sistemik bir krize karşı servetinizi korumak, nesiller boyu aktarılacak bir değer saklamak ve en kötü senaryoya karşı bir sigorta poliçesi almaksa adeta o zaman tabii fiziki altının, fiziki metalin sunduğu gümüş de olabilir, başka bir şey de olabilir. Bunun mutlak güvenliğin tabii ki alternatifi yok. Sonuçta aslında mesele sadece bir yatırım kararı değil de güvenin biçimini seçme kararı. Kimi için eee gümüş işte bir bilgisayar ekranındaki yanıp sönen bir sayı olabilir. Kimi içinse tabii avucunun içinde hissettiği o soğ soğuk ağır metalik tokisi olabilir. Yani ki bu videoyu bu başlangıçta sorduğum o temel soruyla bitireyim istiyorum. Yani ki bu sorunun cevabını da sizden yorumlarda bekliyorum. E çünkü sizin düşünceniz aslında bu tartışmayı daha da zenginleştiriyor biliyorsunuz. Hemen her yoruma elimden geldiğince yetişebildiğim ölçüde cevap yazmaya çalışıyorum. Ben yazıyorum cevapları. Eee, soru da şu. Bankadaki rakam mı sizce daha değerli yoksa avucunuzdaki ağırlık mı? Bunun kararını siz vereceksiniz tabii ki ama bu soruyla ilgili görüşlerinizi yazarsanız çok sevinirim. Ayrıca tabii her zaman olduğu gibi bu videoyu yararlı bulduysanız kanala destek olmak için beğenmeyi, hala abone değilseniz abone olmayı lütfen unutmayın. Hatta paylaşın akrabalarınıza, arkadaşlarınızla sosyal medyada, WhatsApp’da, Twitter’da işte Instagram’da, ne bileyim ben, Facebook’ta, neresini kullanıyorsanız artık Blue Sky’da. Burada hedef büyük. Çünkü şu anda işte 32.000 civarında abonemiz var. Ben 100.000 kişilik böyle bir ekonomik okuryazarlık ailesi yaratmak istiyorum elimden geldiğince. Bu kitabı da yine dediğim gibi eee lütfen unutmayalım. Eee yani hakikaten her iktisat eğitimi almış olmanıza gerek yok bu kitabı anlamak için. Herkesin anlayabileceği bir dilde yazdım. Aslında alırsanız okursanız göreceksiniz. Eee hani bu konularda biraz daha böyle eee nasıl diyeyim? kendinizi e işte ne bileyim bilgilendirmek istiyorsanız, bilgi birikiminizi artırmak istiyorsanız aslında videolara alternatif olarak da kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. Bir sonraki yayında görüşmek dileğiyle. Sağlıcakla kalın. Yeah.