Altın ve Gümüşün Yanında Platin ve Paladyumun Saklı Ekonomisi | Yeşil Çağın Yeni Petrolü
Bu Bölüm Hakkında
Bu bölümde platin ve paladyumun ekonomik önemi ve stratejik rolleri ele alınıyor. Bu soylu metallerin katalitik konvertörlerdeki kullanımı, otomotiv sektöründeki talep yapısı ve arz tarafında Güney Afrika ile Rusya'nın tekelci konumu inceleniyor. Volkswagen dizel skandalının platin ve paladyum fiyatları üzerindeki dramatik etkisi detaylı şekilde anlatılıyor. Hidrojen yakıt hücreleri teknolojisinin platine olan talebi yeniden canlandırma potansiyeli ve bu metallerin yeşil enerji dönüşümündeki kritik rolü tartışılıyor.
Ele Alınan Konular
- Platin ve paladyumun kimyasal özellikleri
- Katalitik konvertör ve otomotiv talebi
- Güney Afrika ve Rusya'nın arz tekeli
- Volkswagen dizel skandalının etkisi
- Hidrojen yakıt hücreleri ve yeşil enerji
Herkese merhabalar. Kayıt çıktı hoş geldiniz. E yeni katılanlar var aramıza veya bu videoları yeni izleyenler var. Onlara aslında kendimi tanıtayım kısaca. İsmim Ceyhun Helgin. Makroektisat profesörüyüm. Bir de kitabım var. E buna da eee bazen reklamını yapmaya çalışıyorum. Bu hesapta bir gariplik var. Kırmızı Kedi yayınevinden çıktı. Bu kanalda, bu videolarda konuştuğumuz pek çok şeyi aslında yazılı olarak derli toplu bir şekilde ve herkesin anlayabileceği bir şekilde burada bulabilirsiniz. kitap yurdundan işte ne bileyim ben DNR’dan bence almayın ama hani kitap yurdundan işte hepsi buradadan yani işte başka ne bileyim aklınıza gelebilecek amazon.com.tr’den farklı farklı sitelerden tabii ki bu kitapları e alabilirsiniz. Şimdi önceki yayınlarımızda biliyorsunuz, eee, en azından bu seride yatırım araçlarına baktığımız seride çeşitli metallere bakmaya başladık son zamanlarda ve işte altının binlerce yıllık o güven mirasını, gümüşün sanayi ve para arasındaki o köprüsünü ve kağıt ile metal arasındaki o ayrımı konuşmaya çalıştık önceki üç yayında bu seride. Şimdi bu serimizin aslında belki de en ilginç ve belki de en gözden kaçan metallerinden bir tanesini inceleyen bölüme geldik. Bugün malum çoğumuzun her gün kullandığı ama varlığından bile haberdar olmadığı iki gizli kahramandan, iki gizli metalden bahsedeceğim. Malum altın ve gümüşü herkes bilir. Hatta şu aralar bilmeyen kalmadı. E herkes çünkü bir de ona yatırım da yapmaya çalışıyor. Doğrudur, yanlıştır. Ben yatırım tavsiyesi vermiyorum. Biliyorsunuz eee yani sonuçta piyasayı takip ediyorsunuz. Nereye gideceğini artık eee öngörmek size kalmış vaziyette. Tabii ki ben sonuçta arka planındaki bilgileri elimden geldiğince vermeye çalışıyorum. Neyse altın ve gümüşü herkes bilir, herkes konuşur. Bunu bir kenara koyalım ama hiç kimse belki de her sabah çalıştırdığı arabanın veya motosikletin içindeki o platin ve paladyumdan bahsetmez, değil mi? Şimdi yanlış duymadınız. Hakikaten e bu videoyu izlerken belki de dışarıda park halinde duran aracınızın e en değerli parçasının motoru ya da belki de şaşisi değil de o egzoz sisteminin içinde gizlenmiş birkaç gramlık metal olduğunu fark edeceksiniz. Çünkü bu iki metal hakikaten yani platinum ve paladyum tam anlamıyla otomotiv çağının kalbinde motorun içinde sessizce parlayan iki tane metal. Onlar tabii altının gösterişine veya o gümüşün o tarihsel konuştuk önceki yayınlarda tarihsel popülerliklerine sahip değiller. Onlar böyle birer işçi metal platinum ve paladyum ama öyle sıradan işçiler de değiller. Onlar modern endüstrinin belki de en karmaşık kimyasal süreçlerini yöneten işte en kirli gazları temizleyen ve geleceğin yeşil enerji devrimine yön verme potansiyeli taşıyan tırnak içerisinde söylüyorum soylu metaller. Şimdi bu videoda işte bu platinum ve paladyumun gizemme dünyasına da alacağız elimizden geldiğince. Onlara neden soylu metal dendiğini, işte otomat, otomobil motorların içinde nasıl bir sihir gerçekleştirdiklerini, gezegendeki o arzın nasıl sadece iki ülkenin tekelinde olduğunu ve bu durumun ne tür jeopolitik gerilimlere yol açtığını konuşacağız. Ve belki de aslında en önemlisi petrol çağını bitirmeye yardım eden bu metallerin, e, hidrojen çağını da nasıl başlatabileceğini konuşacağız. Şimdi başlamadan evvel tabii ki yine o değişmez uyarımını yapayım. Evet, ben bir makro iktisat profesörüyüm, ekonomi profesörüyüm ve bu kanalda tamamen akademik bir bakış açısıyla tarihsel ve ekonomik analizler sunuyorum. Ama vereceğim bilgilere asla bir yatırım tavsiyesi değil. Amacım alın veya satın demek de değil. Bu stratejik metallerin ardındaki büyük resmi anlamanızı sağlamak elimden geldiğince. Şimdi hazırsanız başlayalım. Şimdi nedir bu platinum ve paladyum? Platin ve paladyum. Bu iki element malum kimyasal olarak periyodik tabloda aynı ailenin üyeleri. Hatta bunlara platin grubu metaller yani kısaca PGM de deniyor. Ve bu seçkin metal grubunda işte onlarla beraber işte rodyum var, ruten var, iridyum var, osmiyum gibi daha nadir metaller de bulunuyor. Onlara soylu metaller denmesinin sebebi de e aslında altınla aynı kimyasal olarak son derece pasif olmaları. Yani kolay kolay paslanmıyorlar, korozyona uğramıyorlar. Asitlerden etkilenmiyorlar. zamanın ve doğanın yıpratıcı gücüne karşı ciddi bir asaletle böyle adeta soylu gibi direniyorlar. Ama onları gerçekten özel kılan iki tane de temel özellikleri var. Birincisi fiziksel dayanıklıkları. Yani erime noktaları aşırı yüksek. Örneğin platinum pardon platin eee 1768 e sant derecede eriyor ki bu onları hakikaten en zorlu endüstriyel koşullarda yani mesela o bir motorun o cehennem gibi sıcağında bile vazgeçilmez kılıyor. İkinci veya çok daha önemlisi de mükemmel katalitik özellikleri. Yani katalizör kimyada malum bir reaksiyona giren ve ama kendisi reaksiyon sırasında değişmeden kalan hani ara bulucu veya hızlandırıcı madde platin ve paladyum tarihteki en verimli katalizörler arasında aslında. kendi başlarına gerçekleşmesi çok yavaş olacak veya hiç gerçekleşmeyecek kimyasal bazı reaksiyonları saniyenin bindi gibi sürelerde tamamlıyorlar. Bu iki kardeş metal arasında küçük ama çok önemli bir teknik fark var. Yıllar boyunca endüstri platinin dizel motorların egzoz gazlarını temizlemede daha verimli olduğunu, paladyumun ise benzinli motorlarda daha iyi sonuç verdiğini keşfetti. ki bu basit ayrım aslında ileride anlatacağım gibi son 10 yılda her iki metalin de kaderini tamamen değiştiren o büyük finansal ve endüstriyel dalgalanmanın temelini oluşturdu aslında. Ya bu metallerin gücünü tek bir cümlede özetlemek gerekirse şöyle diyebiliriz belki. 1 gram platin yüzlerce gram zehirli karbonmoksitin kaderini belirleyebilir. Hakikaten de bu vurucu bir durum. Bir daha söyleyeyim. 1 gram platin yüzlerce gram zehirli karbonmoksitin kaderini belirleyebilir. Hani onu alır, parçalar ve hepimizin nefes aldığı zararsız eee karbondioksit ve suya dönüştürür. Şimdi bu açıkçası hani neredeyse aslında sihirli bir yetenek ve onları modern dünyanın da vazgeçilmez bir parçası haline getiriyor. Şimdi peki madem bu kadar bu metaller yetenekli, peki otomotiv endüstri süreci için neden bu kadar hayati hale geldiler? Eee her şey 1970’lerde aslında artan çevre bilinciyle başladı. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde çıkarılan işte Clean Air Act, duymuşsunuzdur belki. Ben de kamu ekonomisi derslerinde anlatıyorum. 1970 ya da 71 yılında çıkmış olması lazım yanlış hatırlamıyorsam. Temiz hava Yasası adı. Amerikalılar biliyorsunuz böyle yasalara artistik isimler vermeyi çok severler. Hani böyle biraz halka da aslında pazarlamak için. Bu temiz hava yasası gibi katı çevre regülasyonları otomotiv üreticilerini bir çıkmaza soktu. Hükümetler diyorlardı ki araçlarınızın egzozundan çıkan zehirli gazları yani karbonmoksiti işte azot oksitleri ve yanmamış hidrokarbonları azaltmak zorundasınız. İşte bu zorunluluk aslında modern mühendisliğin en zarif çözümlerinden bir tanesini doğurtu. Bu da kataratik konvertör. Aracımızın egzoz borusu üzerinde bulunan bu küçük kutu aslında böyle bir kimya laboratuvarı gibi bir şey. İçini açıp baktığımızda genellikle seramikten yapılmış işte bal peteği gibi gözenekli bir yapı görürsünüz. Bu petek yapının yüzeyi gözle görülmeyecek kadar ince bir tabaka halinde platin, paladyum ve rodyum ile kaplanmıştır ki motorunuz çalıştığında o cehennem gibi sıcak ve zehirli egzoz gazları bu peteğin içinden geçer. Gaz molekülleri platin ve paladyum atomlarına çarptığı anda işte o sihirli katalik reaksiyon başlar. Zehirli gazlar saniyeler içinde zararsız karbondioksit, azot ve su buharına dönüşerek egzozdan dışarı atılır. Görevleri budur. Yani bir kimyasal filtre gibi çalışmak, motorun kirini temizlemek. amane tabirle. Peki bu metallere olan talebin ne kadarı otomotiv sektöründen geliyor? Bu bu açıdan rakamlar oldukça çarpıcı. Hem platin hem paladyum arzının yaklaşık %35 ile 40’ı doğrudan otomotiv sektöründeki kat özeller için kullanılıyor ki bu ana talep motor. Bu hani platin ve paladyumun ana talep motoru. Açıkçası platin için ikinci büyük pazar yaklaşık %20’lik bir payla mücevherattan geliyor. Özellikle Asya’da beyaz altının alternatif olarak eee oldukça popüler. Geriye kalan %25’lik kısım ise kimya, petrol rafinasyonu, işte cam yapımı ve elektronik gibi diğer endüstriyel uygulamalara gidiyor. Tabii yatırım talebi yani işte ETF’ler ve külçe alımları ise genellikle %10 civarında bir paya sahip. Şimdi gördüğümüz gibi aslında bu metallerin fiyatını belirleyen ana faktör ne e yatırımcıların spekülasyonları ne de mücevher modası. Aslında fiyatı belirleyen temel şey aslında işte ne bileyim Detroit’te, Wolfsburg’da, Tokyo’da, Şangay’daki otomobil fabrikaların üretim bantları. Bu açıdan da aslında vurucu cümlemizi özetleyelim. Egzozdan çıkan dumanın kaderini topraktan çıkan birkaç gram metol belirliyor itiraf etmek gerekirse. Madem peki bu metaller modern ekonomi için bu kadar kritik, bu da bize bir sonraki eee mantıklı soruya geliyor. Sormamız gereken soruya. Bu da şu. İşte bu stratejik kaynaklar kimin elinde? İşte aslında burada hikayenin en gerilimli ve en o politik, ekonomik ve politik kısmı başlıyor. Çünkü altın ve gümüşün aksine platin ve paladyumun arzı gezegenimize eşit bir şekilde dağılmamış. En azından bilindiği kadarıyla kaynak açısından. Tam tersine tehlikeli bir şekilde birkaç ülkede yoğunlaşmış vaziyette. Rakamları net bir şekilde ortaya koyalım elimden geldiğince. E dünyadaki toplam platin üretiminin yaklaşık %70’i tek bir ülkeden geliyor. Güney Afrika. Evet. Hani 10 platin atomundan 7’si Johanesburg yakınlarındaki o derin madenlerden çıkartılıyor. E dünyadaki toplam paladyum üretiminin ise %40’ı yine tek bir ülkeden geliyor. Bu da Rusya. Özellikle Sibirya’daki işte o Norisk madenleri küresel paladyum arzının e kalbi konumunda açıkçası. Ve bu durum ekonomistlerin jeopolitik arz riski dediği şeyi yaratıyor. Yani bu iki ülkede yaşanacak herhangi bir siyasi istikrarsızlık işte ne bileyim bir madenci grevi, bir enerji krizi veya bir yaptırım kararı bu ülkeye karşı ki Rusya için mesela bu geçerli olabilir. Güney Afrika’da aslında çok hani hassas dengeler üzerinde kurulmuş bir ülke. Eee tüm dünya otomotiv sanayisini ve dolayısıyla küresel ekonomiyi doğrudan etkileme potansiyeline sahip. ki bunun en somut örneğini 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından gördük açıkçası. Rusya’ya uygulanan yaptırımlar paladyum arzının kesintiye uğrayabileceği endişesini tetikledi ve paladyum fiyatları bir anda fırlayarak ons başına 3.000 doların üstüne çıktı ki tarihinde ilk kez altını o açıdan geride bırakmıştı. Otomobil üreticileri bu şok karşısında acilen alternatif tedarik zincirleri ve hatta palat paladyumu platinle ikame etme yolları aramaya başladılar. Bu denklemde tabii de talebin yönü var. Yani arz Güney Afrika ve Rusya’da yoğunlaşmışken talep genellikle gittikçe de hatta zaman içerisinde doğuya kayıyor. E Çin ve Hindistan gibi devasa nüfuslu ülkeler orta sınıfları zenginleştikçe daha fazla otom otomobil üretiyorlar. Otomobile daha fazla talep var yerli otomobile. Bu da demek oluyor ki aslında gelecekte bu iki metalin fiyatı üzerindeki kontrol giderek belki de daha fazla Pekin ve yeni Delhginin ekonomik büyüme rakamlarına bağlı olacak. Şimdi burada vurucu cümlemiz de aslında bu tehlikeli dengeyi özetleyecek olursak aslında bugün ne bileyim Platin Johanesburg’un yeraltında Paladyum ise Moskova’nın politikasına sakkı taraf açısından ise Delhi ve e Pekin’e Bijink’e gitmemiz gerekiyor. Peki e elektrikli araç devrimi bu iki metalin sonunu mu getirecek diye bir soru da sorabiliriz. Çünkü madem bataryalı elektrikli araçlarda içten yanmalı motor veya dolayısıyla o katalitik konventör konvertör yok o zaman platin ve paladyum olan talep çökecek mi gibi bir soruyla da karşı karşıya kalabiliriz. Şimdi bu hikayenin aslında sadece bir yorusu. Çünkü burada hakikaten bu iki soylu metalin kendilerini yeniden icat etme potansiyeli devreye giriyor. Nasıl bu? Onlar petrol çağının çevre sorunlarını çözen metallerdi. Evet. Şimdi değilse belki de şimdi asıl aslında bomba şeyi söyleyeceğim. Hidrojen çağının temelini atan metaller olma yolundalar. Nasıl diye soracaksınız. Hidrojen çağın ne alakası var? hidrojen yakıt hücreleri sayesinde. Şimdi hidrojen yakıt hücresi dediğimiz şey aslında hidrojeni doğrudan elektriğe dönüşen bir cihaz ve bu sürecin eee tek atık ürünü de su ki bu da aslında gezegendeki en temiz enerji üretimi yöntemlerinden bir tanesi. Ve ne var tabii bu kimyasal reaksiyonun kalbindeki katalizör ne olabilir sizce? Evet doğru tahmin ediyorsunuz. Platin. Şimdi bugün her üretilen hidrojen yakıtlı hücreli kamyon, otobüs veya araba aslında geleneksel bir dizel dizel araca göre çok daha fazla miktarda platin içeriyor. Dolayısıyla eğer dünya gelecekte enerjisini hidrojenden almaya karar verirse bu platine yönelik talebi patlatabilir. Paladyumun peki paladyumun bu çağda bir rolü var mı? Evet, paladyumun da bu yeni çağda olası bir rolü var. Hani olası yeni çağda diyelim böyle olacak eee diye bir durum söz konusu değil ama ben hani tahmini bir eee ne bileyim ben fütüristik bir okuma yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince. Gelecekle ilgili bir eee ne bileyim olasılıktan bahsediyorum. Paladyumun da bu yeni çağda bir rolü var. Paladyum kendi ağırlığının 900 katına kadar hidrojeni emebilen yani depolayabilen inanılmaz bir özelliğe sahip. Bu da onu hidrojenin güvenli bir şekilde depolanması ve saflaştırılması teknolojilerinde kritik bir bileşen haline getiriyor açıkçası. Yani burada karşımızda çok ilginç bir paradoks var bence. Bir yanda bataryalı elektrikli araçların işte o electrical vehicle denilen EV araçların yükselişi katalizör talebini azaltarak platin ve paladyum üzerinde bir baskı oluşturuyor. Diğer yanda ise hidrojen yakıt hücreli araçların FC EV bunların yükselişi de özellikle platine olan talebi yeniden canlandıran ve hatta eskisinden daha da ileri taşıma potansiyeli sunuyor. Şimdi geleceğin enerji savaşları tabii biraz da belki bu iki teknolojinin savaşı olacak yani. Ve bu savaşın sonucunda bence yine bu soylu dediğimiz soylu metaller belirleyecek. Yine bir cümleyle bu bölümüde kapatacak olursak petrol çağını kapatan metal hidrojen çağını da başlatabilir diye düşünüyorum. Şimdi gelelim bu iki medalin, metalin fiyatlarının son 20 yılda nasıl böyle bir seyir sergilediğini. Çünkü bu kısımda bir kez daha yine şunu da söyleyeyim ama öncelikle bir yatırım tavsiyesi değil. Tamamen tarihsel bir piyasa analizi olduğunun altını çizmek istiyorum. 2000’li yılların başında ve hatta 2010’ların ortalarına kadar belki de Platin her zaman paladyumdan daha pahalıydı. Hatta uzun yıllar altından bile değerliydi. Platin kart hani mesela değil mi? Kredi kartlarında falan da vardır. Benim bankada var mesela e altın kart var. Gold kart var daha doğrusu artistik oluyor herhalde gold kart deyince. Bir de platinum kart var. Şimdi platin kart eee daha prestijli aslında. Hani kredi kartı açısından da platin kartın altın karttan daha prestijli olmasının genelde birçok bankada sebebi budur. Platin metallerin kralı olarak görülürdü. Peki ne oldu? Her şey tersine döndü. E her şeyi değiştiren olay Eylül 2015’te patlak veren o Volkswagen, Volkswagen arabalarındaki dizel skandalı yani dizel gate adı verilen skandal oldu. Bu da işte Volkswagen’ın dizel araçlarının emisyon testlerini hile yaptığı ortaya çıkınca tüm dünyada dizele karşı muazzam bir güvensizlik oluştu. Hükümetler, devletler dizel araçları yasaklamaya, işte dizel eee petrolü teşvikini azaltmaya diyelim hatta teşvik etmemeye, şehir merkezlerinden dizel araçları men etmeye başladı. Tüketiciler de dizelden kaçmaya başladı. Şimdi bu dizel motorların itibarının çökmesi en çok hangi metale vurdu diyeceksiniz. Elbette dizel motorların katalizörlerinin kralı olan platini. Platin talebi sert bir şekilde düştü ve fiyatı çakıldı adeta. Aynı anda ne oldu? E tüketiciler dizelden kaçıp benzinli araçlara yöneldiler. Özellikle Asya pazarındaki büyüme benzinli araç üretimini patlattı. Bu da benzinli metal eee benzinli motor katalizörlerine yıldız olan paladyuma, e olan eee talebi sıföre taşıdı. Yani uçurdu diyelim. E arzın hani arzın da kısıtlı olmasıyla birlikte tabii ki paladyumun fiyatı 2016’dan 2022’ye kadar durmaksızın yükseldi ve platin arasındaki makası kapatmakla kalmadı. Onu geçti atlayarak. Şimdi bugün geldiğimiz noktada ise tablo yeniden değişiyor. Çünkü işte Rusya yaptırımlarıyla zirve yapan paladyum fiyatı e otomobil üreticilerin daha ucuz olan platina ikame etme çabaları ve küresel ekonomideki yavaşlama sinyalleriyle veya bir kriz sinyalleriyle beraber ciddi bir düzeltme sürecine girdi. Öte yandan yıllardır ucuz kalmış olan platin hem bu ikame potansiyeline hem de hidrojen ekonomisindeki geleceği, potansiyel geleceği diyelim ya da sayesinde yeniden yatırımcıların radarına girmeye başlıyor. Tabii şimdi altın ve gümüşe olan ciddi bir talep de var. farklı metallere de yine talep gidiyor. Şimdi tabii bu yatırımcı psikoloj psikoloji açısından aslında durum şu belki de hani görünmeyeni almak cesaret ister hakikaten ama platin bugün o cesareti bekliyor belki de. Ya özetle aslında sonuç olarak şunu söyleyebilirim. Eee platin ve paladyumun bu inanılmaz hikayesi bence bize birkaç ders eee çıkarmamızı sağlıyor bizim. İlk olarak ekonominin aslında kimya kadar, mühendislik kadar hassas bir denge olduğunu hatırlatıyor belki de bize. Yani tek bir skandal, tek bir regülasyon, tek bir teknolojik icat aslında milyarlarca dolarlık bir piyasanın kaderini 10 yıllarca değiştirebiliyor. E ikinci olarak belki de şunu da düşünebiliriz. değerin her zaman göz önünde olmadığını gösteriyor. Bazen en büyük değer en görünmez yerlerde, en sessiz kahramanlarda saklı oluyor. Bu iki metal de aslında son derece sessiz ama her gün dünyanın dört bir yanında milyonlarca motor çalıştığında aslında onlar hep bir ağızdan böyle konuşmaya başlıyorlar adeta. Ve son olarak belki de bize dönüşümün kaçınılmaz olduğunu da anlatıyorlar. Çünkü bir çağı tanımlayan eee metal bir sonraki çağda bambaşka bir rolle yeniden e sahneye çıkabiliyor. Onlar otomotivi çağının egzoz bekçileriydi. Bu iki metal. Belki de yarın hidrojen çağının da bekçileri olacaklar. Eee, yani aslında hani parlayan değer her zaman da altın değil aslında. Bazen de motorun içinde parlıyor itiraf etmek gerekirse. Eee, bu iki metalle ilgili şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. E, yani bu derinlemesine analizi faydalı bulduysanız veya bu bilgileri faydalı bulduysanız lütfen kanala destek olmak için videoyu beğenelim, abone olalım. Hatta gücünüz el veriyorsa ücretli üyelik de düşünebilirsiniz. Veya işte yorumlarınızı, düşüncelerinizi lütfen eee, videonun altına yazın. Ben hepsine elimden geldiğince cevap veriyorum ve ben cevap veriyorum. Hani bazen siz cevap vermiyor musunuz? Eee, falan da diye soruyorlar. Hayır, ben cevap veriyorum elimden geldiğince. Her hani anında cevap veremiyorum bazen. Bilgisayar önümde çıksa anında cevap vermeye çalışıyorum. Yok değilse biraz tabii birkaç saatlik periyotlarla cevap veriyorum. Arada böyle zaman buldukça cevap vermeye çalışıyorum. Bazısına kısa, bazısına uzun cevap olabiliyor. Eee, bazısına da veremiyorum. Sadece beğeniyorum. Çünkü hakikaten ne yazacağımı ama çok nadir aslında o çok. Yani ne yazacağımı bilmediğim hani katılamıyorum da yazılan görüşe ama eleştirip böyle rencide etmek de istemiyorum hani olursa diye onlara cevap vermiyorum. Sadece beğeniyorum. Belki fark etmişsinizdir. Eee lütfen siz de düşüncelerinizi yazın. Mesela geleceğin kazanan işte bunu bataryal elektrik mi olacak yoksa hidrojen yakıt hücreleri mi olacak? Hani çünkü bu platin ve paladyumun hakikaten kaderini belirleyecek en önemli soru. Elektrikli batarya mı? Hidrojen yakıt hücreleri mi? Bunun dışında lütfen videoyu paylaşmayı, kanalı paylaşmayı, arkadaşlarınızla, ailenizle, dostlarınıza, sevdiklerinizle hype atmayı eğer telefondan girebiliyorsanız eğer, mümkün mertebe açıkçası kanalın böyle e bir siz de bir aidiyet hissediyorsanız ve paylaşırsanız kanalın büyümesine yardımcı olmayı lütfen ihmal etmeyelim. Bu konuyla ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum ve hepinize iyi günler diliyorum. M.