Türklerin Dedeağaç Akını ve Saklı Maronya Rotası | Yunanistan Yol Vlogu
Evet KayıtDışı İktisat’ın bir yolda videosuna da vlog videosuna daha hoş geldiniz şu anda Alexandra Poli yani Türkçe ile Dede Ağaç şehrinin Alexandra Poli şehrinin Jumbo e marketinin otoparkından yayına başladık e çünkü neden böyle yaptık e çünkü bu eee dikiz aynası telefon tutucumuz yoktu buradan aldıktan sonra ancak eee buna başlatabiliyorum burayla da başlamamın bir gerekçesi var aslında burası tabii Türkler arasında çok popüler bilmiyorum şu anda tabii arabaların plakalarını görmüyorsunuz ama neredeyse eee etraftaki plakaların hadi yarısı demeyelim de yani üçte birinden fazlası Türk plaka şu anda ki biz sabah saatlerine geldiğimizde daha fazlaydı oran e gerekçesi de şey hani hakikaten tamam ucuza ürünler satılıyor burada tabii ama yani düşük kaliteli işte basit ürünler satılıyor yani işte sinek ilacıdır eee kahve filtresidir vesaire tarzında işte tabii bir kısmı eee imalat sanayi ürünlerinin Çin malı gibi böyle ürünler eee tabii Türk halkı arasında çok popüler ama tabii biraz sanki fazla abartı popüler yani insanlar muhtemelen buraya gelip gerekli gereksiz bir sürü şeyi de alıyorlar açık konuşmak gerekirse yani eee sepetlerini dolduran çok fazla Türk vatandaşı gördüm yani Türkçe konuşan en azından oradan tabii Türk vatandaşı olduğu izlenimini ediniyoruz eee biraz komik geliyor hani biz tam iki ü şey aldık işte bir araç tutucu aldık bir eee telefon e cam işte kırılmaya karşı telefona kılıf aldık eee ne bileyim sevdiğimiz bir bardak var burada kahve içmesi güzel oluyor o kırılmıştı geçen sene evvelki sene aldıklarımız ondan bir tane aldık vesaire dolayısıyla hani ne bileyim toplasanız herhalde 67 parça bir şey dondurma aldık bir de yani dondurmaları biraz daha kaliteli olduğu için burada eee başka da bir şey almadık açıkçası ama tabii böyle sepetle olduranları görünce insan biraz tabii şaşırıyor eee yani bence gereksiz de alışveriş yapan çok sayıda insan var ki burada hani hakikaten işte benim şu anda beraber seyahat ettiğim eşim ve kızım da sağ olsunlar çok fazla eee gereksiz alışveriş zaten biz normal hayatta da gereksiz şeyler çok fazla yapmayız da hani buraya gelince de ölçüyü kaçırmıyoruz yani işte altı parça ürünle çıktık ki bir kısmı da ihtiyaçtı hakikaten daha evvelki senelerden mesela ne bileyim arabaya kılıf almıştık işte güneş eee şeye ön cama koymak için güneş yansıtıcı vesaire gibi şeyler eee yani böyle e yani nasıl diyeyim ama tabii dediğim gibi gören yani böyle aileleri gördükçe çok fazla çılgınca alışveriş yapan biraz ilginç geliyor bana eee onu da paylaşmadan geçemedim bir yayına da burada başlamış olduk sınırı sabah çok erken saatlerde geçtik e 5,5 6 gibi 5456 gibi e sırda fazla da oyalanmadık yani bugün cuma sabahıydı 26 Haziran eee çok da fazla trafik yoktu e yani yoğunluk da yoktu belki önümüzdeki saatlerde olacaktır şimdi ama en azından sabah itibariyle yoktu eee şimdi de burada bir yerde bir Ferez köyünde kahvaltı ettik bir fırında gibi bir yerde böyle bahçesi olan yeşillikli bir köyde güzeldi dede ağaç girmeyeceğiz çok da fazla açıkçası dede Aşa görülecek bir şey olduğu kanaatinde değilim e o yüzden şu anda amacımız e şey bu buradan yola çıkarak eee Maronya tarafına doğru gideceğiz otoyolu da çıkmayacağım ki sınırdan sonra da otoyola çıkmadım geçen seneki videoda Yunanistan’a gelenlerin bilmesi gereken bir şey var özellikle Dede Ağaç tarafına geliyorsanız boşuna otoyol parası ödemenize gerek yok ama sınırdan hemen çıkar çıkmaz sağa dönmeniz gerekiyor onun için otoyola girmek için yoksa hemen ilk kişide yakalanırsınız geçen sene bunu daha ayrıntılı anlatmıştım geçen seneki videoya yine bu zamanlarda koydum bakmak isteyenler bakabilir şimdi de yine biz otoyola girmeden yani otoyola da girebildik ama otoyola girmeden daha böyle şehir içinden falan geçerek daha keyifli bir yolculuk acelemiz de yok çünkü otele giriş saatimizde daha hayli zaman var maronya tarafına gideceğiz yaklaşık otoyoldan gitsek 50 dakikalık yol otoyoldan gitmesek 1 saat 5 dakikalık yol 15 dakika fark ediyor eee dolayısıyla biz de otoyoldan gitmeyelim dedik ki saat daha hani normalde giriş saatinden haller erken varacağız yani 11.5 gibi falan e belki daha bile erken eee böyle çok ufak bir şehir yani dede ağaç Türkiye’de bilmiyorum karşılaştığı belki böyle Dikiliyle falan karşılaştırılı yani o kadar küçük e İzmir’in Dikili ilçesi ayvalıkdan bile bilmiyorum Ayvalık hani yazlık nüfusu kesin Ayval Ayvalığ’ın yazlık nüfusundan daha küçüktür orası eminim ama eee bakın AX’t şeysi var işareti var alexandra Polis bu eee havayol havalimanının şey kodu ax eee havalimanı kodu onu herhalde oraya böyle bir işte hani hoş geldiniz şehre gibi eee koymuşlar böyle şehrin girişi böyle şey bu şehri zaten daha evelden geçen sene çekmiştim mark edene kadar çekmiştim hatta ilk yatıktan sonra o yüzden çok da bence matah bir şehir olmadığı için tabii şeyleri falan güzel sahili var işte limanı var güzel balıkçı restoranları falan var onlardan yana bir sıkıntı yok ama öyle çok hani ne bileyim Trakya’nın en güzel şehirlerinden falan değil yani veya bu bölgenin bu coğrafyanın Yunanistan’ın en güzel şehirlerinden biri hiç değil böyle bir tarihi falan bir şeysi de yok mahallesi vesaire falan da yok o yüzden eee çok da fazla bir konuşacak bir şey yok şehirle ilgili bence eee ama Maronya’ya doğru biraz daha gene konuşuruz yani e işte belki e orada çok güzel doğal yerler var birkaç güzel köy var hakikaten mimarisi de güzel olan coğrafyası da güzel olan birkaç köy var e oraları konuşuyoruz böyle Gümülcine Komotini sahili gibi yani Yunanlılar Komotini diyor türkçede Türkiye’de Gümülcine denilen şehrin sahil kıyısında gibi birazcık maronya eee King Marond’dan geliyor kral Marond’dan geliyor antik çağda bir kralın adı bölgenin adı e öyle bir bölge güzel bir bölge biz de orayı seviyoruz aslında selik’e giderken böyle yolda bir iki gün geçirmek için keyifli zevkli bir yer denizli de güzel e o vesileyle eee bu gidiyoruz hafta sonu için şimdi sonrasında Selani’ye devam edeceğiz onu zaten ayrıca çekelim ama şimdilik burada Dede Ağaçın girişindeyken hazır eee sözü noktalayayım dediğim gibi Dede Ağaç’tan çıkıp da Maronyaya girerken daha güzel manzaralar başladığında yeniden e çekime başlarız diye umuyorum evet şimdi Dede Ağaç’tan çıktık eee yavaş yavaş işte otoyolu olmayan normal yoldan e Komotini Alexandropoli yolundan yani eee bu etniki odos dedikleri işte bileyim ulusal yolda e Gümülcine Dede Açarası Türkçesiyle orada gidiyoruz e ileriden bir yerden de zaten işte Maronya’ya doğru sapacağız eee bunu böyle demiş olalım şimdi fakat hazır Yunanistan’dayken Yunan mitolojisi tabii insanın aklına geliyor ve Yunan mitolojisinden de kızım Akça size bir hikaye anlatmak istedi ilginizi çekerse diye onu da paylaşmak istiyoruz şimdi kendisine sözü veriyorum eee ben bugün mevsimlerin nasıl oluştuğunu e eski Yunanlıların inanışına göre anlatacağım e hikaye şöyle demeter yani Bereket Tçesin’ın çok sevdiği Persofoni adında bir kızı var onu çok seviyor e ve hani onun dünyası kızı e bir gün Persofone kırlarda dolaşırken e Hades yani yeraltı tanrısı e persofonii görüyor ve ona ona aşık oluyor eee sonra eee Persofoni’yi yer altına kaçırıyor e Persofoni aslında bu durumdan çok üzgün değil çünkü o da aslında Hades’e aşık eee sonrasında ikisi de yani çok üzgün değiller ikisi de mutlular ama Demeter kızı gittiği için çok üzülüyor kızını her yerde arıyor yıllarca ama bulamıyor o yüzden o da dünyaya bereketsizliği getiriyor getiriyor eee bereketçesi olduğu için bereketsizliyi getiriyor e işte e havayı çok soğutuyor sonra işte ağaçları donduruyor kurutuyor bu şekilde ekinlere hasar veriyor eee bunu gören Zeus yani baş tanrı e bu iş böyle olmaz diyor çünkü ne kadar süreceğini bilmiyorlar bu kuraklığın bu verimsizliğin ne kadar süreceğini bilmiyorlar belki daha kötü şeyler de yapabilir Demeter o yüzden Zeyis olmaz diyor ve Demeter’le Hades’e bir anlaşma yaptırıyor demeter e Hadest’ten kızını geri istiyor eee Hades de kabul ediyor e ama diyor ki eee eee Persofoni’nin yeraltından tekrar yeryüzüne çıkabilmesi için eee yer altında hiçbir şey yememiş olması gerekiyor eee Persofone neredeyse hiçbir şey yememiş sadece 6 tane nar tanesi yemiş eee o yüzden diyorlar ki o 7 altın nar tanesi için eee yılın 6 ayını eee kış aylarını ve sonbahar aylarını bizim şu anda bildiğimiz eee yeraltında Hades’le geçirecek e diğer 6 ayı da bizim şu anda yaz ve ilk ihbarı olarak bildiğimiz ayları da e yeryüzünde annesiyle geçirecek işte bu yüzden kızı kendisiyle mutlu olan e kızı kendisiyle olduğu için mutlu olan Demeter kızı kendisi eee kendisiyle olduğu zamanlarda işte ekimler daha verimli hale geliyor hava güzelleşiyor bu e bu eee yılın bu dönemleri eee ilkbahar ve yaz eee yılın en verimli dönemleri eee Persofoni Hades’leyken eee Dematers üzülüyor ve eee toprak yine verimsizleşiyor bu dönemler ise kış ve sonbahar hikaye böyle anladık 6 tane nar yani e yememe kuralını bozuyor 6 tane nar tanesi 6 tane nar da değil yani kocaman büyük bir nar değil değil kuralı yok aslında çok acıkmış demek ki o zaman persfes hayır kural kuralı yok yani yemiş olup e yiyebilirsin sıkıntı değil ama yersen bir daha çıkamazsın kural bu yani yemek yasak değil per safanın için konulmuş bir kural değil bu yani yer altından birisi bir şey yediği anda oraya ait oluyor o yüzden bir daha geri dönem evet teşekkür ediyoruz ben de burada coğrafi bir bilgi vereyim şu anda eee bu otoyola paralel gidiyoruz aslında otoyolu hemen solumuzda bilmiyorum görebiliyor musunuz biz otoyolu olmayan Devlet Karayolundan gidiyoruz e oto da solumuzda bu bölgeler ik sene evvel ciddi yangına uğramıştı hatta hala böyle ufak ufak o yangından kalma ağaçların böyle kararmış ağaçlar mevcut ciddi yangın olmuştu burada yaz sonuna doğru diye hatırlıyorum ağustos sonu falan gibi eee hala tam toparlayamamış kendini açıkçası ama işte şimdi buradan böyle gideceğiz e bilmiyorum şeyden bahs geçen sene bahsetmiştim ama şimdi Kanal da geçen seneden bu yana çok büyüdüğü için birkaç bilgi de verelim bu otoyolunun adı egnetia odos aslında EgNatia biliyorsunuz Via Egnatia Roma zamanında çok ünlü bir yol yani Roma’dan ta İstanbul’a kadar geliyor eee o zamanki adıyla işte işte Konstantinopoli’ye kadar büyük önemli bir yol roma İmparatorluğu’nun böyle E5’i yani ve o yol aslında hala var hatta o yolun hani böyle taş döşeli bir yol taş döşeli kısımları da var Roma’dan kalma ve o yolun büyük kısmıyla çakışıyor aslında bu eee Yunanistan’daki otoyol e Selani’ya kadar gidiyor aslında bu Egnatiodos eee ve otoyol olan yol egnati odos aslında onu da söylemiş olalım ada en azından resmen öyle çün büyük ölçüde Roma yoluyla çakıştığı için Roma tabii çok büyük bir yol sistemi kurmuş vakti zamanında şimdi böyle ufak ufak işte Komotini yani Gümüncine’nin köylerine falan geliz hatta belki bilmiyorum Müslüman köyler de Türk Müslüman köyler de olabilir arada cami varsa köyde anlarız ki aslında öyle bir köy eee burada çünkü öyle bir nüfus yoğunluğu var dede ağaçta pek yok açıkçası öyle bir köy eee kimden duyulmuştu hatırlamıyorum ama genelde devletler sınırlarında çok fazla azınlık nüfus istemiyorlar bu hemen hemen her ülke için geçerli gibi e tabii ki istisnaları vardır yani ama Yunanistan’da herhalde Türkiye sınırında öyle bir nüfus istememiş vakti zamanda ki Dede Ağaç aslında daha fazla bir Türk Müslüman nüfusu yoğunluğu varken eskiden şu anda pek kalmış sayılmaz ama tabii Komotini İskeç öyle değil bunu zaten biliyoruz şimdi otoyolun altından geçeceğiz galiba bir tünelden bunların da tünelleri biraz dar oluyor ama bakalım nasıl çıkacak yok bu kadar dar değilmiş çok daha darlarını görmüştük bunun 1üçte biri kadar falan vallah sollama yasağı vardı ama herhalde bunu geçeriz ya bu kadar da değil diye düşünüyorum ama önümüzdeki araba zaten geçiyor öncelikle ne yazıyor bostanis Leonidas bostancı Leonidas herhalde bahçıvan bu leonidas abimizin arabası kırmızı bahçıvanlık yapıyor anladığım kadarıyla çiftçilik yapıyor ya da evet şimdi Bostanca Evet oradan geliyor denebilir burada da bak hala o kararmış ağaçlar var yanmış ağaçlar yangından kalma buralarda çok ciddi yangın oldu rüzgarla da birleşince kuru havayla ne zaman olmuştu bu yani ık sene evvel geçen sene de çünkü bu yangının etkilerini görmüştük ondan hemenki sene olduğunu diye hatırlıyorum 2024 yazına bak evet sağ tarafta çok var o bayağı buralar yanmış demek ki vaktiyle bak bu taraflarda da o ağaçlar falan şey devrilmiş direkt ya y herhalde onları belki şey yaptılar öyle bıraktılar evet bak burada da hep ağaçlar gitmiş ölmüş yani yazık belki onlar ama tabii yanan ağaç herhalde odun olarak da kullanı bak hep gene kararmış şeyler görüyor musunuz önümüzdeki şu kısım kurumuş evet eee Akçe’ye hikayesi ile ilgili bir soru sormak istiyorum ben buradan tabii akça sence bu mevsimlerin oluşumu hikayesindeki başrol kime ait ya bana bilmiyorum emin değilim persefoni gibi geliyor ama Demeter de olabilir belki peki ya Hades ve Zeus onlar değil ya ya onlar da aslında rol oynuyor bu hikayede ama bir kere Zeus çok az geçiyor hades sen ne ama bir açıdan Hades neyse Persefon da burada o yani dolayısıyla Persefon nasıl başrol düşünüyorsa Hades de rolleri ortak bence buradaki en etkili rol Demeter yani çünkü mevsimlerin doğuşu ya hikaye mevsimleri oluşturan kişi burada tamamen Demeter topraktan bereketi çeken bir kızın yasını tutan kızın onun yani bir evladın hayat verme özelliği göstermesi onu yeşertmesi onu hayatı yaşayabilir kılması falan bana Demeteri’ düşündürüyor nefsimleri oluşturan üzüntüsü Demeter’in değil mi evet kızı geldiğinde geldiğindeki neşesi ve bereketlenmesi doğru evet bence buradaki en pasif rol açıkçası Persefon’un herhalde o iki arada Evet nar yiyor sadece oyuncak olmuş boğazını tutamıyor nar yiyor ya çok garip bir şey söylemek isti onlar çok acıktığı için yedi herhalde ya da nar birazcık da yine bereket sembolü hani bereket parçası kızının bereket sembolü bir meyveyi yemesi de bence eve geldim bir taneydi pazardan aldım bir tane eve geldim 1000 tane bir de eee emin değilim ama öyle bir şey hatırlıyorum sanırım bir gün Hades’le yürüyüş yaparken binar ağacı görüyorlar ve oradan yiyorlar he bu da herhalde şey yer altında cennet cehennem yer altında da narağa olur muymuş ya yetişir mi yani yani bilmiyorum mitoloji ışık görmeden bir de çok garip bir şey söylemek istiyorum söyleyebilir mi eee Hades ve Demeter kardeş yani Hades yeğeniyle evleniyor evet evet doğru o da var yani o da bina mitolojisinde zaten var hikayeyi bağlamından koparmayalım yani tamam zeyusta Atena da kardeş zaten herkes kardeş yani bir avuç karakteri oldukları için tamamdır evet şu anda eee Maronya’nın güzelliklerini görüyoruz doğal güzelliklerini maronya bölgesine geldik işte bu Komotini Gümülcine’nin e biraz güneydoğusu gibi oluyor hafif tam Gümülcine sahili gibi değil çünkü Gümcine sahili daha böyle fanari e bölgesi falan var orada orada da denize giriliyor oralar da güzel yerler eee diye biliyorum ama eee biz burayı seviyoruz hakikaten güzel bir şey burası e coğrafyası vesaire güzel ki şu anda varacağımız otele 8.5 km kaldı yani 11 dakika gösteriyor ama velakin öncesinde bir köy var eee o köyde de bir eee belki mola verilip e yeni bu tele daha da erken belki bir yemek yeme şansımız olur mu ona bir bakacağız gerçi saatte daha 1120 bu saatte de yemek yenmeyebilir ama yine de güzel böyle bir köyde köy restoranı var köyün merkezinde böyle ağaçların altında e şey serin ve şey bir yer gölgelik bir yer biraz buralar bana şeyi andırıyor açıkçası bizim böyle Asos taraflarını falan yani coğrafyası itibar Ayvacık Asos yolunu andırıyor bu yol mesela tabii o daha geniş bir yol ama e ve daha çok kalabalık tabii maalesef bizde insan sayısı da fazla olduğu için bu kadar tenha değil yani burada bir tane araba karşımıza çıktı son 20 dakikadır o da bu karşımızdaki kamyon onun dışında başka bir arabayla karşılaşmadık hiç bizim şeridimizle biraz da virajlı bir yol açıkçası 7 kilometremiz kaldı otele muhtemelen köye de herhalde bir 5,5 kil çünkü köylü otel arası 1 kil falandı yani çok fazla bir şey değildir diye hatırlıyorum şöyle kamyonu geçemeyeceğiz muhtemelen yol virajlı ve dar olduğu için yol çok evet arkasına da durmaya mecburuz o yüzden biraz son dakikaları yavaş alacağız tepedeyiz aşağıya inmemiz lazım deniz kıyısını aslında daha inemedik henüz gerçi köy tepedeydi otel aşağıda da bu otel çok sahipleri de King Maron otelinin adı bir Bulgar e sahipleri var ki Avrupa Birliği’nden de yatırım parası da almışlar otelin inşaatı sırasında zaten otelin yanında yazıyor bilgilerde eee ama şey bir otel yani hakikaten güzel keyifli bir otel ki Türk eee turistlerin sayısı da artıyor konaklayan yani her gittiğimizde eee epey bir Türk plakalı araç görüyoruz bilmiyorum bu sefer nasıl olacak bulgar da oluyor değil mi sırp da oluyor Romen de oluyor tek tük Yunan da oluyor gerçi Yunanlılar bu ayde daha tatile çıkmazlar herhalde onlar Ağustos’ta çıkıyorlar tatile genelde ama biraz reklam gibi olacak ama ben de bir şey söyleyebilirim evet çok güzel bir atel evet mesela denizi falan da güzel kendine ait böyle koyumuz bir şey hani kendine ait değil de hani çok giriş çıkış mümkün olmadığı için pek denizden çok nadir şey olduğu için veya çok da tenha da bir yer olduğu için aslında giriş çıkış da mümkün de çok tenha bir yer olduğu için neredeyse kendine aitmiş izlenimi veren bir koyu bile var eee Türkiye’deki gibi öyle oteller komple bütün koyu kapatamıyorlar burada e yani en azından kamuya biraz daha saygın davranıyor turyan yani de en azından devletin zoruyla herhalde saygın davranmak zorunda kalıyor sanırım üçte birine ayırmak ayırabiliyor maksimum evet herhalde olabilir gittiğimiz özel bilin yanında hep kamusal şeyler yer oluyor herkes getiriyor şeyini şemsiyesini falan getirdi kal taşıyamadığımız için tesislere giriyoruz ama halk oranın halk sağında solunda yerleşiyor şemsiyesiyle çoğu yerde zaten şey de yok eeeşim şezlong şemsiye ücreti de ödemiyorsun sadece yediğin içliğinin parasını ödüyorsun yediğin içliğinin parası da dışarıdaki yedime içme parasıyla hemen hemen hatta aynı yani hatta belki yerine göre daha da ucuz en azından bizim gittiğimiz yerlerde öyle ya ekstra böyle bir zamlı da ödemiyorsun bizde mesela hani giriş ücreti oluyor plajlarda ayrı bir de plajın içerisinde yeme içme yapmaya kalktığında da fiyatlar dışarıdaki fiyatların böyle epeyce bir katı oluyor tabii şeye göre değişiyor yani eee herhalde seviyesine kalite seviyesine veya işte bileyim lüksüne popülerliğine göre falan evet Maronya’ya geldik şu anda bakın yazıyor zaten Maronya bölgesine geldiniz diye buranın kendine ait bir şeyi de var belediyesi de var maronya değil ama Maronya köyüy ama işte bölgeye ait bir belediye herhalde şimdi burada bir Evet şey vardı köy tavernası gibi böyle bir restoran vardı hatta önüne de park edebiliyorduk bakalım orayı yeniden buluruz herhalde daha oraya kadar da çekmiş olalım musakası çok güzel evet musakka tabii Türkiye’deki musakka gibi değil biraz farklı buradaki musakkan musaki hay Evet bir de Türk yani Türkiye’de restoranda musakka sipariş ettiğinde gelen şey burada musakka sipariş ettiğinde gelen şey tabii ikisi de patlıcandan yapılıyor da bir tık farklı birebir aynı değil yani evet cacık gibi yani aslında cacık da aynı değil zik bizdeki cacık çok daha sulu olur burada cacık böyle bizimki çorba gibi evet buradaki krema gibi yani böyle şey neredeyse he ekmeğin üstüne sürü gibi yani çok kadar sulu oldu buradaki musakka nasıldı böyle şemal sos döküyorlar üstüne nasıl börek gibi bir şey mi evet dilip veriyorlar cacık da zaziki değil mi bu arada yunança evet galiba bak canım yuncasının benden iyi olması lazım ama ciki tav cediki tavu ve zile yazılıyor yani teyz ile yazılıyor tez de böyle çile znin karışımı gibi bir şey okunuyor heh burası tamam geldik köye köy bu tıza Kiki gibi bir şey şurada bir park yeri vardı sanki bir yerde ha şurasıydı park yeri solda da evet burası da restoranceğiz dur dur dur şu geçtim şeyi girelim restoranın girişini geçtim şey be otoparkın girişini geçtim otopark şu sıralı burada yaptık evet evet uzak bir yerlerde var biraz güneşli şur şunu nereye koysak arabay şuraya koysak herhalde olur mu olur koyduğuna göre biz niye arayalım biz şimdi biz şimdi e yemek yiyip videomuza devam edeceğiz evet şimdi yemek yediğimiz yerden de kalktık otele doğru gidiyoruz 5 dakika civarında bir yolumuz var 6 dakika musakka ve task gibi bir yedi evet musakka ve task evet güzel çiçek ve kabak çiçeği kızartması mücv yani şimdi eee çiçeği değil ama kabak kabak çiçeği değil evet kabak kızartması diyelim yani bir de bize dondurma bile hediye ettiler burada tatlı veya meyve hediye ediliyor yaz sıcak yaz günlerine dondurma hediye edebiliyorlar yemekten sonra eee yani bu tabii bu köyleri şöyle görüyorum ben mesela bizim Ege’de çok popülerleşen şu anda çok kalabalık olan köyler var ne bileyim işte Altın oluk mesela eee İstanbul’da işte Şirince falan hani eğer hakikaten nüfusumuz böyle şu anda 85 milyon değil de daha makul bir seviyede belki 25 30 milyon olsaydı bence muhtemelen Türkiye coğrafyası da şu anda hani en azından yoğunluk açısından 3 aşağı 5 yukarı böyle olurdu diye düşünüyorum sessiz sakin hani çok böyle insanı bunaltmayan bir kalabalık şeklinde eee videomuz bu kadardı evet videomuz bitiyor eee şu en azından sahili de gösterelim öyle orada bitsin bari yani çok kısa da bir yolumuz 3,5 kilometre falan deniz kenarına ineceğiz orası zaten plajların olduğu yer maronya köyünü bitirmiş olduk vakti zamanda Maronya Krallığının e bulunduğu bir bölge burası evet maronya köyü bitti antik tiyatrosu var sol tarafta 6 km ilerideymiş kamplar falan var bir tane küçük balıkçı barınağı var bir tane bir Türk gümülcineli komotineli bir ailenin işlettiği bir restoran var hala onlar mı işletiyor 2 sene evvel en son onlar işletiyordu böyle güzel bir yer dedim biraz benziyor hakikaten böyle Asos Babakale Gürpalan Gürpar Kuzey Ege falan taraflarına benziyor burası da Kuzey Ege zaten aslında karşımız Deniz Kuzey Ege sonuçta burada şimdi burada bitirelim daha sonra buradan iki gün sonra Seranik yolunda yeniden yeni bir videoyla karşınızda oluruz