ENFLASYON VERİSİ SONRASI: Türkiye Ekonomisinde Yeni Kırılma mı? | 3 Nisan 2026
Bu Bölüm Hakkında
TÜİK'in açıkladığı 2026 Mart enflasyon verisi aylık %1.94 ile piyasa beklentilerinin (ortalama %2.35) önemli ölçüde altında geldi; yıllık TÜFE ise %31.53'ten %30.67'ye geriledi. Gıda grubundaki beklenmedik yavaşlama bu sürprizin ana kaynağı olurken hizmet enflasyonu ve kira artışları yüksek seyrini korudu. Üretici fiyat endeksi aylık %2.3 artarak tüketici fiyatları üzerindeki baskının devam edeceğine işaret etti. Sunucu, resmi rakamların Merkez Bankası politika kararlarını şekillendireceğini ancak alternatif enflasyon ölçümlerinin ve kur, dış ticaret açığı, altın satışları gibi ekonomik göstergelerin çok daha farklı bir tablo çizdiğini tartışıyor.
Ele Alınan Konular
- Mart 2026 TÜFE verisi ve piyasa beklentileriyle karşılaştırma
- Alt endeks analizi: gıda, enerji, hizmetler, kiralar
- Resmi enflasyon ile alternatif ölçümler arasındaki fark
- Merkez Bankası para politikası ve faiz kararı beklentileri
- Kur, dış ticaret açığı ve Merkez Bankası altın rezervleri
Evet canlı yayınımız başladı. Kayıtışı İktisat kanalına hepiniz hoş geldiniz. Bugün günlerden 3 Nisan. 3 Nisan Cuma, 3 Nisan 2026 Cuma. Yine günlük bir eee günlük gelişmeleri yorumladım diyelim. Günlük gelişmeleri konuştuğumuz, piyasadaki gelişmeleri konuştuğumuz bir yayınla karşınızdayım. Eee biraz geç yapıyoruz normaldekinden. Normalde 9 çeyrek 9.3 gibi yapıyorduk ama bugün sabahtan bir işim vardı. eee, gözlüğümü değiştirmem gerekiyordu. Yani daha doğrusu gözlüğümü değiştirmiştim ama eee, bir memnuniyetsizliğim vardı gözlükten. Onunla ilgili bir soruna çözüm bulmam gerekiyordu. O yüzden, eee, o işle ilgilendim. O nedenle biraz gecikmeli başlıyoruz. Ama iyi de oldu aslında gecikmeli başlamamız. Çünkü biliyorsunuz sabah saat 10’da Türkiye İstatistik Kurumu TÜK eee, Mart ayı 2000 2026 Mart ayı enflasyon istatistiklerini açıkladı. Onları da konuşabiliriz. Sabah yapsaydık yayını aslında pazartesi bekleyecektik bunu konuşmak için. Pazartesi yine daha ayrıntılı konuşacağız tabii ki ama eee yine de hani eee daha birazcık en azından ilk verileri böyle sıcağı sıcağına konuşmak mümkün diye düşünüyorum. Hoş geldiniz öncelikle. Eee şimdi açıkçası TÜK Mart enflasyon verilerini açıkladığı için bu rakamları görmek aslında sağlıklı değerlendirme yapmak açısından da oldukça önemli. Ama dediğim gibi pazartesi çok daha ayrıntılı. Böyle biraz daha alt endekslerine vesaire falan bakarak da bir yayın yaparım. Şimdi bu gelen rakamlar aslında onunla başlayayım birazcık. Hakikaten tartışmaya çok açık. Çünkü bir yandan biliyorsunuz TÜFE yıllık TÜFE tüketici fiyat endeksi ki zaten işte bunun yıllık TÜFE’deki artışa enflasyon diyoruz. Enflasyonun kitabi tanımı bu. Eee 31.53’ten 30.67’ye gerilemiş. Çünkü Mart 2025’in aylık enflasyonu Mart 2026’da bugün açıklanan enflasyona göre bir tık daha yüksekti. Haliyle Mart 2025 düşüp de yerine Mart 2026 gelince haliyle 12 aylık enflasyon düşmüş oluyor. Aylık %1.94 geldi burada bilenl söyleyeyim. Yani bakanlar bakmıştır. Piyasa beklentisi vallahi 2.35’ti ortalama piyasa beklentisi. 2,5 26 bekleyenler dahi vardı. Yani 2,5’un üstünde bile gelebilir diyenler vardı ki işte tabii ki birebir aynı endeks değil ama enak mesela değil mi? E enflasyon araştırma grubunun endeksi onların da bence metodolojik sıkıntıları vesaire var şeffaflık konusunda. Onu da bir kenara koyarak söylüyorum. Çok da hani %100 eee o rakam daha güvenilirdi demek mümkün değil ama onlar 4.1 gelmiş. Yani şimdi 4.1 nereye? 1.94 nere değil mi? Yani piyasa beklentisi de aslında piyasamız bizde fena beklentiye de sahip bir piyasa değil. Yani hani 2,5 civarında beklemesi veya işte 2.35 2.40 beklemesi de çok da kötü değil. Ama 1.94 gelmesi bunun da hayli altında. Hatta ben de onunla ilgili eee Twitter’dan ik’ten bir mesaj attım. Yani madem işte bayağı enflasyon düşüyor beklentilerin de hayli altında geldi yani değil mi? 2.35 nerede? 1.94 nerede? Yani neredeyse işte 0.5 altında gelmiş. Ciddi bir oran bu. Yani demek ki enflasyon düşüyor, beklentilerin de altında gidiyor. E o zaman Merkez Bankası da faiz indirsin. Yani madem bu rakama inanıyoruz, güveniyoruz ki değil mi? TÜK’nin rakamına inanmak ve güvenmek durumundayız. Başka elimizde çünkü resmi bir rakam yok. E tamam madem buna inanıyoruz, güveniyoruz o zaman hadi Hodrimey’den Merkez Bankamız faiz indirsin. BDDK kredileri serbest bıraksın. Yani değil mi? Enflasyon düşüyor nasılsa niye sıkı para politikası izliyoruz ki diyesi geliyor insanın açıkçası. Ama tabii işte öbür yandan biliyorsunuz petrol 110 dolarlar civarında. Dış ticaret açığı 4.1 milyar dolar genişlemiş gözüküyor. Dolar, TL işte 44,5’un üzerinde. Merkez Bankası’nın işte bir haftada 68 ton altını erittiği söyleniyor. Peki bu enflasyon rakamı gerçeği yansıtıyor mu meselesi var. Hani madem değil mi? Enflasyon düşüyor. Merkez Bankası gitsin faiz indirsin. Nerede? Bunları da konuşmak gerekiyor diye düşünüyorum. Eee, şimdi bunları konuştuk. Şimdi, eee, önce enflasyon rakamlarına bakalım isterseniz. TÜK’in açıklamasına göre Mart ayında TÜFE aylık %1.94 artmış gözüküyor. Rakam bu. Şimdi yıllık bazda da şubataki işte 3153’ten 3087’ye düşmüş. Yani nereden baksanız 1367 0.67 puanlık bir düşüş var. Yani ciddi bir düşüş bu. Eee 12 aylık ortalamalara göre de artış 3282 olmuş. Üretici fiyatları aylık %2.3 artarak ÜFE’yi 27.6’dan 28.1’e çıkartmış. Yani üretici fiyatları enflasyonu aslında bir miktar artış göstermiş. Yani üretici tarafı tüketiciden daha hızlı artıyor aslında. Bu da tabii üretici enflasyonu doğrudan hemen tüketici fiyatlarına yansıyor ama ileride yansıyacak bir baskı demek baktığımız zaman. Eee alt gruplara bakınca hızlıca baktım yayın öncesinde en yüksek aylık artışlar %4,5 4.52 ile ulaştırmada 4.36 ile alkollü içi ve tütünde var. %3.80 eğlence ve kültürde var. Gıda ve alkol içeriklerde aylık artış 1.80 geldi ki bu son aylara göre çok düşük gelmiş gözüküyor. Yani 1.80 gıda ve alkol içeriklerde artış bilmiyorum gıda fiyatlarında siz aylık ortalama 1.80 mi artış gördünüz? Kendiniz vallahi sepetinize bakıp oradan bulmaya çalışın diyeyim. Enerji fiyatları e mobile rağmen %4.7 artmış gözüküyor. Bu grupta yıllık enflasyon biraz artmış. 34.2’ye çıkmış. 282’den. Hizmetler tarafında aylık artış 2.4. Yıllık hizmet enflasyonunun 40.3 3 olduğunu görüyoruz. Kiralar aylık 2.4 artmış yüzde yıllık kira enflasyonu 52.4 seviyesinde. Ulaştırma hizmetleri aylık 6.1 artmış %6.1. Giyim ve ayakkabıda ise düşüş olduğu söyleniyor. %2.1. E bilmiyorum giyim ve ayakkabıda bu düşüşü hissettiniz mi? Çekirdek C endeksi de aylık %1.6, yıllık 29.7 gelmiş. Şimdi bu rakamlara nasıl bakmalıyız? Bir kere İstanbul enflasyonu gelmişti önceki gün 3 gelmişti. %3. Eee, şimdi bunu referans aldığımızda aslında hani oradaki korelasyona baktığımızda 2,5 civarında bir şey gelmesi bekleniyordu. Eee, piyasa konsensüs dediğim gibi 2.35’te ama 1.94 geldi. Burada neden böyle bir şey olmuş gibi gözüküyor? Sanki yani eğer tabii eee, hani tahminler niye yanıldı denebilir veya yani niye e rakam hani açıklanan rakam tahminlerden çok farklı geldi. Burada en büyük fark gıdada olmuş gibi gözüküyor. Yani gıdada hakikaten hani böyle 3’ün 3,5’un üzerinde bekleyenler vardı aylık artış anlamında. Bu 1.80 gelmiş. Oysa mesela bu İstanbul Ticaret Odası’nın İstanbul geçim endeksinde meyve sebze fiyatlarındaki artış hala yüksek seyrini koruyordu. Et fiyatlarındaki artış bir miktar yavaşlamıştı ama işlenmiş gıda ılımlı yükseliyordu. Ama tabii asıl dikkat çekici olan belki de şu. Bir de eee Eşel Mobil sistemine rağmen enerji artmış. 4.7 ulaştırma 6.1 artmış. Hani bu stabil kur ve mevsimsel faktörler sayesinde belki çekirdek mal fiyatları aylık sadece 0.4 artmış. Bu olumlu ama hizmet enflasyonu oldukça yüksek. Yani kiralar yüksek. Bilmiyorum hani bu politika sonuçta bu rakamların üzerine kurulacak. Yani eee ben her ne kadar işte bence yani 2,5 hissediyorum, 3 hissediyorum veya en her ne kadar 4.1 eee bizim ölçtüğümüz dese de eee değil mi? Politika kararları, Merkez Bankası’nın para politikası kararı, maliye kararları, işte memur maaş zamları, işçi zamları, emekli zamları en yakın rakamlarına göre yapılmayacak. Bu rakamlara göre yapılacak. 1.94’e göre yapılacak. 4.1’e göre değil veya ITON’nun %3’üne göre yapılmayacak. Peki şimdi bu yıllık enflasyon düştü 30.87’ye. Merkez Bankası faiz indirecek mi? Ya düştüyse indirsin dersiniz. Tabii indirmeyecek yani biliyoruz. Eee çünkü diyecekler ki bu rakam geçen yılın yüksek bazından kaynaklanan mekanik bir düşüş diyecekler. Eee medyan enflasyon eee da düşüyor aslında. Mevsimsellikten arındırılmış enflasyon da %2 civarında. Ama işte bu indirmeyecekler faizi. En fazla belki pas geçebilirler Nisan ayında. Belki artış bekleyenler vardı Nisan ayındaki toplantıda. artış olmaz da belki en azından pas geçmek için belki bir tık elini rahatlattı vesaire falan diye yorumlayanlar olabilir. Ben tabii biraz hani açıkçası kinayeli ve hani esprili bir şekilde yazmıştım. Hadi 500 puan faiz indirsin. Yoksa öyle bir beklentim tabii ki de yok. Yani hani sonuçta gerçekçi olmak lazım. Ama hani eğer bu rakamları doğru kabul ediyorsak eğer kısa vadeli enflasyon trendi olumlu gözüküyor gibi gözüküyor. Dediğim gibi bu rakamları gerçekçi kabul ettiğimizde. Ama tabii ileriye yönük baktığımızda tabii savaşın enflasyonist etkilerini henüz tam yansımadığını görüyoruz. Eee, bu iyileşme büyük ihtimalle geçici de olabilir. Yani gerçek bir iyileşmeyse dahi petrol fiyatları işte martın son haftasında sert yükseldi. Biliyorsunuz bu Nisan enflasyonuna %100 yansıyacak. Yani %100 yansıyacak derken %100 arttıracak değil de kesin yansıyacak anlamında söylüyorum. Gübre ve nakliye maliyetlerinin artması tabii gıda fiyatlarının Nisanda çok daha sert arttırabilir. Elektrik ve doğalgaz fiyatlarına zam geleceği işte bu sübvansiyonların kaldırıldığı konuşuluyor biliyorsunuz. Eee, yani bunlar böyle. Şimdi baktığımızda mesela bu eee savaşın sert etkileri anlamında İstanbul Sanayi Odası’nın imalat piyamaı Mart’ta 47.9’a düştü. Eee yani 50’nin altı biliyorsunuz daralma bölgesi ama hani 50’den daha da uzaklaştı. 47.9 50’nin hayli altı aslında baktığımızda eee işte anket katılımcıları değil mi? Bu savaş etkilerinin imalat sanayinde hissedilmeye başladığını söylemişler. Nihai ürün fiyatlarında son 25 ayın en hızlı yükselişinin yaşandığını söylemişler. Yani üretici fiyatları sert yükseliyor ve bu tabii eninde sonunda tüketici fiyatlarına yansıyacak. Eee ki işte manşet enflasyonu yani aslında işte enflasyon dediğimiz o rakamın önümüzdeki aylarda belki yine 32’leri vesaire görmesi mümkün. Petrol fiyatları düşmedikçe eee o civarlarda da kalacak gibi gözüküyor. Brand’in brend petrolü ki bizi ilgilendiren brend biliyorsunuz iki tane petrol var fiyatları takip edilen. Bir ham petrol WTI Texsas Amerikan petrolü diğeri de eee brand petrolü. Biz brend petrolüne yönelik Türkiye’de fiyatları oluşuyor. Brend petrolünün yıl sonunda 80 dolara düşeceği varsayımıyla bile hani yıl sonu enflasyon tahmini artık hani 28,5’un altına düşmeyecek gibi. Eee, önceki tahminden hayli yüksek bu. Şimdi Merkez Bankası işte bu 22 Nisan’da eee, hani bu eğer şu anda resmen 37 olan politika faizini pratikte tabii bunu kullanmıyor. 40’tan hatta 40’ın üstüne bile çıkmaya başladı. Eee, yani bu pratiğiyle teoriyi birleştirir mi? Yani 37 şu anda faiz ama 37’yi kullanmıyor. 40’tan fonluyor. E artık hani 37’yi de 40 yapabilir mi? Dolayısıyla hani faiz yükselterek en azından bir sinyal verebilir mi beklentisi vardı. Belki işte bu enflasyon çok yüksek gelmedi. O yüzden de resmen de olsa kağıt üzerinde de olsa arttırmasına gerek kalmadı falan diye yorumlanabilir belki. Eee çünkü bankalar arası piyasada zaten 40 hatta 40’ın üstüne bile çıkmış vaziyette. Tabii faiz indirmek herhalde bu ortamda intihar olur. Hani arttırmazlar mı diye. Eee bu rakamların sonrasında eee bekleniliyor. Bunu da söylemek lazım. Eee, bir de gelelim bu haftanın en kritik gelişmesine. Çarşamba akşamı Trump ulusa sesleniş konuşması yaptı biliyorsunuz. Bizim ben söylemiştim hani sabaha karşı yapacak Türkiye saatleriyile 4 gibi falan herhalde. Ve piy burada tabii piyasalara biraz barış mesajı bekliyordu. Gelmedi o. Tam tersine İran’ı önümüzdeki 2ü hafta daha böyle taş devrine götürecek şekilde bombalayacaklarını söyledi. Eee, savaşın bitmesi için somut bir takvim de vermedi. Hani Hürmüz Boğazın’ın açılmasıyla ilgili eee, değil mi? Böyle yakın anlara dedi ki, “Gidin kendiniz bir şekilde açın.” ne yaparsanız yapın bizi ilgilendirmiyor dedi ki petrol fiyatları da bu konuşmanın arkasından hemen fırladı. Brent 109 dolar aştı. Asya borsaları sert düştü. İşte Japonya, Güney Kore vesaire hani o kısa vadeli ateşkes iyimserliği tamamen buharlaştı. Eee, şimdi piyasa verilerine de bakalım. Bu sabah itibariyle altın işte 4676 dolar seviyesinde bir miktar düşmüş. 4800’ü test etti geri geldi. Biliyorsunuz dün eee yurt içinde 7700 civarlarında satılıyor. 7773 liradan satılıyor gram altın. Brand petrol artmış. Burada tabii dikkat çekici bir gelişme var. Bilmiyorum, eee, siz hani fark ettiniz mi veya rast geldiniz mi? Eee, American H petrolü, WTI, eee, ve brand petrolü arasındaki makas. Şimdi normalde şu an baktığımızda Amerikan ham petrolü brendin üzerinde %13’ün üzerinde artış göstermiş. Evet, brend de arttı ama Amerika’nın ham petrolünden bir miktar daha az oran arttığı için Amerikan ham petrolünün altında kalmış gibi gözüküyor. Şimdi neden? Eee, normalde biliyorsunuz şeydir. Nadir bir durum aslında bu WTI’ın brandin üstüne çıkması. Çünkü normalde brand WTI’dan daha yüksek işlem görür. Daha yüksek bir fiyattan işlem görür. Neden? Çünkü brend uluslararası petrolün referansıdır. İşte Ortadoğu, Avrupa ve Afrika petrolünü yansıtır. WTA ise Amerika’nın iç piyasasının göstergesidir. Brent’in yüksek olması uluslararası arz risklerinin fiyatlanması demektir. Ama şu anda WTI brend’i geçti. Bunun da muhtemel sebebi şu. Trump’ın konuşmasından sonra Amerika’nın iç piyasasında ciddi bir stok endişesi oluştu. Amerikan rafinericileri diyelim ama Amerikan petrol rafinerisi üreticileri sahipleri Körfezden ithal ham petrol olan erişimlerini kaybetme korkusuyla agresif alıma geçtiler. Ve bir de tabii Amerika’nın eee stratejik petrol rezervlerinin zaten düşük seviyelerde olması hikayesi var. Yani Amerika kendi iç arz güvenliğini sorgulamaya başladı bir nevi veya Amerikan piyasası bunu sorgulamaya başladı diyelim. Bu da WTI petrolünü, ham petrolü Brent’in üzerine taşıdı. Bu da aslında artık savaşın hani Amerika’nın kendi enerji güvenliğini de tehdit etmeye başladığının somut bir göstergesi. Hani şey deniyordu. Amerika’nın kaya gazı var. E kaya gazı olduğu için de Amerika’yı çok da ilgilendirmiyor bu. Yani eee hani kendisi de zaten petrol üretiyor. Petrol üreticisi bir ülke. Petrol fiyatları dünyada artmış. İşte hürmüz boğazı kapalı kalmış, açık kalmış falan. Amerika’nın çok da umurunda olmaz deniyordu. Böyle değil aslında. Yani bu savaşın hakikaten artık Amerika’nın kendi enerji güvenliğini de tehdit etmeye başladığının somut bir göstergesi bence. E tarihsel olarak tabii bu WTI brend farkı genelde böyle brand leyhine 35 dolar civarında olur. Şimdi bu farkın tersine yani WTI’ın brendin üstüne geçmesi tabii ne kadar kalıcı olacağını göreceğiz ama piyasanın Amerikan iç arz güvenliğine Avrupa ve Asya’dan daha fazla endişe duyduğu anlamına geliyor. Tab bu nadir bir sinyal, nadir olan bir şey ve dikkatle izlenmeli bence. Eee dolar bu arada biliyorsunuz dünyada zayıf yani zayıflama göstergesinde fakat bu dolar endeksi 99.86 seviyesinde ama bizde kur hala oldukça sıkı. CDS primi 286 baz puana geriledi. Haftalık bazda bir düşüş var. Bu görece olumlu bir gelişme. Dün ufak da olsa BISTE bir yükseliş oldu. Eee, yurtı yerleşikler tarafında 27 Mart haftasında altın ve parite etkisinden e arındırılmış döviz mevduatında gerçek işlerde 1 milyar800 milyon dolar, şirketlerde 400 milyon dolar artış olmuş. Yani vatandaş ufak ufak çok hızlı değil ama alarm verici bir seviyede değil ama yavaş yavaş dövize yöneliyor. Ama dediğim gibi panik düzeyinde bir hareket yok gibi gözüküyor. Dış ticaret rakamlarına bakalım. Bu bu kritik hakikaten. Mart ayı dış ticaret açığı 11.3 milyar dolara çıktı. Şimdi bu geçen yılın aynı ayına göre 4.1 milyar dolarlık bir genişleme demek. Yani 7.2’den 11.3’e çıkmış dış ticaret açığı. İhracat yıllık bazda %6.4 düşmüş. 21.9 milyar dolara. İtarlakta %8.4 artmış 33.2 milyar dolara çıkmış. 12 aylık birikimli dış ticaret açı da 98.3 milyar dolar. Bu tabii işte ihracattaki düşüşte Ramazan Bayramı tatilinin marta denk gelmesinin de etkisi var ama asıl dikkat çekici olan altın ve enerji hariç ticaret dengesindeki bozulma 3.8 milyar dolar. Hani belki firmalar savaş nedeniyle hani uluslararası fiyatlarda ciddi artış olacak diye talebi öne çekmiş olabilirler. Yani stokçuluk yapmış olabilirler. Ama tabii bu yıl sonu cari açık tahminini yükselten bir gelişme. Yani belki de 60 milyar dolarlara doğru şu anda yurtçi cari açıkta şey e 2026 yılı cari açında 60 milyarlara doğru ufak ufak gidiyoruz. Yani 556 milyar dolar tahmininde bulunanlar var. Biraz daha az bulunanlar da var ama hani bence sanki 60 milyar dolara doğru bir yolculuğumuz sürüyor. Merkez Bankası cephesie de ciddi bir gelişme var. Bunu QNB’den eee aldığım bir hesap. QNB ekonomistlerinin yaptığı bir hesap. Referansımı vermiş olayım. Bir reklam vesaire falan değil. Kesinlikle eee onların bülteninden aldığım bilgi olarak söylüyorum. Merkez Bankası’nın kendi sahipliğindeki altın stoğu 27 Mart haftasında 68 ton gerilemiş. Bu şimdiye kadarki en yüksek haftalık düşüş. Bunun 42 tonu swap işlemi, 26 tonu doğrudan satış. Eee, haftalık ortalama altın fiyatıyla hesaplandığında yaklaşık 10 milyar dolarlık bir azalışa karşılık geliyor. Eee, yabancı yatırımcılar tarafında ise 27 Mart haftasında bono ve hisse portföyü 1.3 milyar dolar, TL cinsi bono ve hisse portföyü 1.3 milyar dolar azalmış. Swap kanalından da bir 9.7 milyar dolarlık bir eee, çıkış var. Yani yabancıların toplam portföy çıkışı 11 milyar doların üzerinde ki Mart ayı toplamında yabancıların Türk lirası varlıklardan 33 milyar dolar civarında çıktığı düşünülüyor. Bu da eee hani haftanın ilk üç gününde de şu anda Merkez Bankası bilançosuna baktığımız zaman eee yani Nisanın 1,i 2’si ve 3’ü anlamında söylüyorum. 7 milyar dolarlık bir ek satış var. Yani fon çıkışları devam ediyor hala. Her ne kadar bir miktar yavaşlasa da devam ediyor. Eee yine otomobil satışlarına bakabiliriz. ODMD verilerine göre Mart’ta toplam otomobil ve hafif ticari araç satışı yıllık bazda %12.7 düşmüş. 102.000 adet olmuş. Özellikle ihtal araç satışlarında ciddi bir düşüş var. 18 %18.4 eee mevsimsellikten arındırılmış verilere göre de ihraç, ithal ihraç satışları 2023-2025’in ortalamasının bile altına inmiş vaziyette. Tüketici güveni zayıflıyor zaten biliyorsunuz. Kredi koşulları çok sıkı, belirsizlik çok yüksek. Bu rakamlar tabii iç talebin soğuduğunu teyit ediyor. İmalat sanayi tarafında da içler maalesef iç açıcı değil. Çarşamba günü ISO Türkiye imalat PMI Mart’tta 47.9’a geledi. Bunu söylemiştim konuşmanın başında. Endeks 2 yıldır zaten 50’nin altında. 50 biliyorsunuz 50’nin üstü genişleme altı eee daralma demek. Ama 2 yıldır zaten 50’nin altında. 2 yıldır yani daralma bölgesinde. Ama Mart ayında savaş etkileri ilk defa somut olarak hissedildi. Yani yeni siparişlerde belirgin bir yavaşlama var. Eee savaşa bağlı malzeme yetersizliği, taşımacılık sorunları, tedarikçi teslimat sürelerinin uzaması vesaire. Bu hani hakikaten hammadde, enerji ve taşımacılık maliyetlerinde e artış hakikaten nihai ürün fiyatlarında son 25 ayın en hızlı yükselişine neden olmuş gibi gözüküyor. Yani üretici tarafında fiyat baskısı çok yüksek. Bu da henüz tam olarak tüketici enflasyona yansımadı. Bir noktada yansıyacak. Nisan ve Mayısa’ta bunu göreceğiz belki de ufak ufak. Eee, küresel cephede de önemli gelişmeler var. Bilmiyorum gözünüze çarptım ama Amerika dün ilaç sektörüne %100 gümrük tarifesi açıkladı. Bu çok ciddi bir hamle. Hani Amerika, Trump hani Amerika’nın ilaç üretimini kendi topraklarını çekmek istiyor. Ama tabii burada hemen bir detay var. Jenerik ilaçlar bu kapsamın dışında ve tabii büyük ilaç şirketlerinin çoğu da zaten anlaşma yaparak bu tarifelerden, bu vergilerden muaf tutuldu. Ama anlaşma yapmayan firmalar 120 gün içinde masaya oturmak zorunda. İngiliz firmaları geçen yıki anlaşmayla sıfır tarife garantisi almıştı. Yani biraz pazarlık aracı olarak kullanılıyor. Bunun gibi. Fiili yetkisi biraz en azından ilk başta en başta eee sınırlı olabilir ama küresel ilaç tedarik zincirleri için yeni bir belirsizlik kaynağı. Türkiye açısından da izlenmeli. Çünkü Türkiye’nin ilaç ithalatının çok önemli bir kısmı Amerika ve Avrupa Birliği kaynaklı. Bir de ufak da olsa bir Avustralya’dan gelen habere de değineyim. Avustralya hükümeti benzin ve dizel vergisini 3 aylığa yarıya indirmiş arkadaşlar. Başbakanlara savaşın yarattığı o mali baskıyı hafifletmek için bunu yaptık. eee demiş ama eee yani uzmanlar bunun pek işe yaramayacağını söylüyor aslında. Çünkü vergiden çok daha büyük sorun petrol fiyatlarının kendisi. Eee işte Avustralya rafine yakıtın %80’ini ithal ediyor. İşte 500’den fazla benzin istasyonunda en az bir yakıt türü Avustralya’da tükenmiş vaziyette. İki eyalette ücretsiz toplu taşıma başlatılmış. Slovenya mesela Amerika Avrupa Birliği içerisinde e eski Yugoslavya ülkesi biliyorsunuz Slovenya eee yakıt taylaması uygulayan ilk ülke olmuş vaziyette. zaten Filipinlerin ulusal enerji acil durumu ilan ettiğini söylemiştik. Yani bu kriz sadece Ort Doğu’nun sorunu değil. Küresel bir enerji şoku var ve her ülke kendi çapında kendi enerji çözümünü arıyor. Eee bizde henüz şu anda öyle taylamadır vesaire hani böyle bir kampanyayla benzini az tüketelim, tasarruflu kullanalım tarzı bir kampanya henüz yok. İleride olur mu göreceğiz. Hürmüz boğazı meselesi de giderek derinleşiyor. Trump’ın işte bu yakıt alamayan ülkelere gidin kendi yakıtızı kendiniz alın. Ne yaparsanız yapın demesi bir ilginç. Burada enerji danışmanlığı şirketi Inter Capital Energy’nin kurucusu Alberto Borin bir konuşmasına denk geldim. Orada hani somut bir zaman çizergesi yok. Boğazın açılmasının artık haftalar değil belki de aylar alacağının piyasa açısından netleştiğini söylemiş. Yine mesela bir eee gaz analizi direktörü işte Britiş Petrolün eski direktörüymüş eee Anna Sofi Corby. O da demiş ki Körfez’in enerji yapısındaki altyapının hasarının onarılması 3 ila 5 yıl sürecek. eee işte ya çok ilginç şu anda işte ne bileyim gemi başına 2 milyon dolara yakın yuan cinsinden ücret alındığı söyleniyor İran tarafından. Bu kalıcı hale gelirse hakikaten dünya ticarette çok ciddi bir yapısal maliyet artış demek ki İran meclisi biliyorsunuz bu geçiş ücretinde eee onayladı. Eee yani tabii ileride uygulanacak mı göreceğiz. Ya burada tabii Türkiye ne yapmalı diye soranlar oluyor. Önce şunu kabul etmek lazım. Enflasyondaki rapor edilen hani TÜK’nin açıkladığı o mekanik düşüş bence bizi eee yanıltmasın. eee yani ulaştırmada enerji kanalında ciddi artışlar ve tam da yansımadan ölçülen rakamlar bunlar. Eee üretici rakamlara son 25 ayın en hızlı artışını göstermiş. Merkez Bankası işte eee biliyorsunuz Nisan ayında bir faiz toplantısı yapacak. Eee bence faiz indirme lüksü yok. Eee ama tabii yani bu rakamlara inanıyorsa da buyursun yapsın diyeyim. Başka da bir şey söylemek istemiyorum. eee hakikaten yani bu bir yandan sübvansiyonlarla işte enerji fiyatlarındaki artışın yansımamaya yansımamasını sağlamaya çalışan bir maliye politikası var. Eee hani enflasyonu yapay olarak bastırmaya çalışıyorlar tabii ki. Bu da tabii bütçe açını genişletiyor. Bunu da söyleyelim. Yani daha genişletecek. eee belki bütçe açı hedeflenen %2,5’un çok daha üzerinde gelecek yıl sonunda. Dış ticaret açı zaten en alarm verici eee istatistiklerden bir tanesi. Eee ve tabii ki de haliyle cari açık eee tahminlerini yukarı çekiyor 2026 yılı sonu için. İşte toparlarsak yani aslında Marty enflasyonu beklentilerinin altında geldi. Evet bunu söyleyeyim ama eee bu mekanik bir düşüş. Yapısal bir iyileşme değil. baz etkisi yıllık oranı düşürüyor ama aylık bazda hakikaten işte ulaştırma üretici fiyatları anlamında daha savaşın etkiliğinin yansımadığını ve daha da kötüye gideceğini düşünüyoruz. Trump’ın çarşamba geceki konuşması yani Amerikan saatiyle çarşamba gecesi Türkiye saatiyle perşembe sabaha karşı yaptığı konuşma barış umutlarını söndürdü. O yüzden petrol fiyatları sert yükseldi. İşte bu WTI Amerikan petrolünün Brent’in niye geçtiğinden eee kısaca bahsettim. Dış ticaret açısından bahsettim. İmalat sanayiden bahsettim. Yani bu ortamda faiz indirimin de hayal olduğundan bahsettim açıkçası. Göreceğiz ne olacağını. Bugün Amerika’da e Mart ayı tarım dışı istihdam verisi gelecek. Bu arada Şubat’ta 92.000 azalan bir istihdam vardı. 48.000 artması bekleniyor. Hani Amerikan ekonomisinin savaş ortamında nasıl performans gösterdiği sadece Amerika için değil bizim için de önemli. Çünkü küresel risk iştihini doğrudan etkiliyor. Bununla da yayını burada noktalamış olayım. Şimdi hemen hızlıca eee yine gözlüğümle de eee şey yapalım. Eee sorularınızı yeninizden cevaplamaya çalışayım. Günaydın. Günaydın. Selamlar. Tik 194 diyor. Enak 410. Evet, bunu konuştuk. E hocam [homurdanır] nasılsınız? Teşekkürler. Tufan Beyli’ye selamlar. Hakan Bey, eee, evet hocam dün aldığım ekmek 15, bugün 20’yi aldım. Evet, zam gelmiş ekmeğe. Ben de duydum. Hatta 25 liraya satılan yerler de var. Eee, yalan yanlış, saçma oran nedir böyle diyenler var. Yani güvenmiyorlar anladığım kadarıyla. Mastercard ve Viza gibi altyapıları anlatacak mısın? Yani kredi kart altyapısını bir yayında, tematik bir yayında konuşuruz. İsviçre için video yaptım. İki tane video var kanalda İsviçre için. Hatta İsviçre’den yaptım. Lozan şehrinden izleyebilirsiniz. Ülke ekonomileri serisinde İsviçre’yi konuştuk. Eee, o var. En son Azerbaycan’ı konuştuk dün. Azerbaycan yayını ilginçtir yani benim beklediğimin çok üstünde ilgi uyandırdı. Demek ki Azerbaycan’ı sevenler çokmuş hakikaten. Eee, bunu söyleyelim. Teşekkür ederim diyenler var. Hocam piyasalar barış bekliyordu ama savaşın ağırlığı artacak dendi. Petrol bir anda fırladı. Sabah biraz düştü sonrası büyük bir büyüme sağladı piyasalar. Büyüme sağlayan nedir? Anlayamadım. Osman SSS’nin konuşmasını ama konuştuk aslında bütün bunları. E ama eğer hani konuştuğumuzun dışında bir sorunuz varsa yeniden yazın lütfen. Cevdet Takçin iktidarı seçim ekonomisine geçme arzusunu eleştiren açıklama için ne düşünürsünüz? Ya bir şey düşünmüyorum. O kendisinin açıklamaları galiba aslında ona kapalı toplantıda işte ne deniyor ona? Eee onun bir adı var. Eee yani işte tarih vakfında yapmış aslında o konuşmayı ve chatum house kuralları geçerliymiş konuşmada. Chat House kuralları geçerli demek toplantıda olan toplantıda kalır demek. Yani dışarıya yansımaması lazım. Fakat bir şekilde yansımış. Eee, öyle olmuş yani. Ne diyelim? Bir şey demiyorum yani. Eee, sonuçta kendisi bir bürokrat. Eee, iktidara yakın bir bürokrat anladığım kadarıyla ki iktidarla beraber çalışıyor. Eee, atanmış. Kendisi iktidar ve kendisi düşünsün. Yani beni o noktada ilgilendiren bir şey yok. kendi eee kararıdır. Sonuçta bu iktidarla çalışmayı kabul eden bir bürokrat da yanlış açıkma yaptığında eğer iktidar tarafından uyarılı görevden alınabiliyorsa bazen veya işte bir şekilde yeniden başka görevleri atanmamasına sebep olacaksa bu olacaktır. Yapacak bir şey yok. Eee öyle biliyorsunuz biraz patavatsız konuşmayı seven bir bürokrat kendisi. Eee CDS iyiyiz. Enflasyon 25 faiz 30 olursa iyi. Hocam ülkenin ekonomisi düzelmezse Yunanistan’a benzer mi? Yok. Yani Yunanistan’da çok farklı Türkiye’nin dinamikleri. Eee, yani 2008’deki Yunanistan’a benzer mi diye soracaksınız herhalde. 2008’de Yunanistan’da olanlarla Türkiye’de olanlar arasında çok farklı. Yani bir kamu maliyesi açısından, kamu borcu açısından çok ciddi farklılıklar var. Dolayısıyla Yunanistan’a benzer bence yanlış benzetme. Piyasalar derken Amerikan piyasaları artık haberler pek etkilemiyor gibi. Ya da sahte yükselişler mi? Evet. biraz o Trump’ın haberlerinden daha fazla daha az etkilenir oldular yani. Hatta onunla ilgili BBC’de sanırım bir ya BBC’de ya CNN’de ya da Elce Cezir’de unuttum takip ettiğim kanallardan bir tanesinde şey gibi bir haber gördüm artık. Hani piyasa hakikaten Trump’ın açıklam her geçen gün daha az. Hani Trump’ın sesini kısıyor. Trump’ı tune out ediyor diyordu. Yazıyordu İngilizce olarak yani. Çünkü dediği yani her dediği hiçbir dediği çıkmıyor. Öyle söyleyelim. Yani her dediğinin sonrasında bambaşka yönlere gidiyor. Eee, yaptığı uygulan söyledikleriyle yaptıkları birbiriyle eee, şey yapmıyor, örtüşmüyor. Dolayısıyla bununla ilgili bir şey vardı. Eee, hocam ülkenin ekonomi bunu konuştuk. Hocam ekonominin başına gelseniz yok benim böyle bir niyetim yok. Ben akademisyenlik mesleğimden ve işimden memnunum. Düzeltme potansiyeliniz var mı? Yani eee, şimdi bu soru çok soruluyor bu arada. Hani siz gelseniz de yani ben geleceğimden vesaire falan değil de öyle bir beklentim veya e yani öyle bir umudum vesaire de yok ama şimdi ülkenin başına gelmek var. Gelmek var değil mi? Hani böyle konuşmak lazım. Yani bir işte mesela az önce sorduğunuz işte Cevdet Akçay gibi gelmek var. Yani mevcut iktidarda bir bürokrat olarak gelebilirsiniz veya tam yetkiyle hakikaten sizin de hakikaten işte dünyayı yorumla ve anlama anlayışınıza eee uygun bir iktidarla gelirsiniz. Şimdi bu ikisi çok farklı şeyler yani. Dolayısıyla hani burada bir ne bileyim sihirli bir dernek var. şu anda getirip hani ne bileyim ben Pavel’ı getirsek veya ne bileyim ben Bernanke’yi getirsek bilmiyorum çok başarılı mıdır değil midir hani çok dünyadan çok başarılı bir iktisatçı söyleyin yani onu getirsek de hani eee şimdi Türkiye koşullarında mevcut koşullarda mevcut kısıtlarla mı çalışacak? Mevcut yasal düzenlemeler mevcut regülasyonlar mevcut siyasi koşullarda mı çalışacak? Bambaşka bir yerde mi çalışacak? Bunu buna bakmak lazım açıkçası. Eee hocam sizce büyük bir devalüasyon ilk belirtisi ne olacak? Devolüasyon demeyeyim buna cam parfümin sorusu. Çünkü devalüasyon biliyorsunuz sabit e kur rejimleri için kullanılı. Bizde kağıt üzerinde de olsa sabit kur rejimi yok. Pratikte biraz sabite yakın gidiyor ama kontrollü serbest bir e kur rejimi var burada. Hani değer kaybeder mi Türk lirası? Korkunuz var anlıyorum. Yani bence şu anda Merkez Bankası şu anda Türk Liras’ı korumak için hala yeterli güce sahip. Hala yeterli eee silaha şeye sahip. Eee cephaneye sahip. He öyle söyleyelim. Hani ben açıkçası kısa vadede bundan bir hani ciddi bir kriz böyle Allah korusun büyük bir savaş vesaire falan olmadığı sürece yani ülke içerisinde e beklemiyorum veya işte sizler yani vatandaş akın akın böyle döviz bürolarına gidip de dövize hücum etmediği sürece ki bunun bir sinyali şu an için yok. E böyle bir şey göremiyorum açıkçası. Eee bu kadar çok sayıda emekli varken emekli maaşlarına böyle bir düzeltme yapmak nasıl bir düzeltme yapmak Yasemin kusura geç kal emekli bir akademisyen olarak ben ne zaman yeniden dışarıda döner yyecek duruma gelirim sizce? Zor döner fiyatları çok pahalı. Evde kendi dönerinizi yapabilirsiniz kıymadan. Ben yapıyorum. Çok da lezzetli oluyor. Kağıda böyle bastırarak falan. Başka türlü zor gözüküyor. Döner fiyatlar hakikaten çok pahalı. Emekli maaşlarına büyük bir düzeltme yapmak ekonomimizi cidden batırır mı? Yani bu şöyle bir tercih meselesi. Hani parayı nereye harcadığınızın tercihi meselesi bence hem emekli hem asgari ücretli. zaten benim bununla ilgili eee işte bazı bildirileri vesaire falan da imza atmışlığım vardır. Bence çok düşük eee gelir altında gelirler yaşıyorlar. Ve işte biliyorsunuz asgari ücrete yani emekli maaşlar için de aynı şey geçerli ama asgari ücrete de son 2 yıldır enflasyonun gerçekleşenen ve TÜK tarafından rapor edilen enflasyonun oldukça altında zam yapılıyor. Ben buna karşı görüşte olduğumu bildirdi. Hani kamuoyuna açıkladım. Öyle söyleyeyim. Burada da kanalda da bir sürü yayın yaptım. Dolayısıyla eee yani şey eee bun geçmiş yayınlara bakabilirsiniz. Öyle söyleyelim. Eee burada bitireyim çünkü 30 dakikayı geçmesini istemiyorum. Sonra 30 dakikaya geçince MP3’e çevirmesi çok zor oluyor yayınları ve Spotify’a eee podcast olarak koyması çok zor oluyor. Eee yani şu eğer burada cevaplanmamış bir soru varsa da lütfen yorum olarak altına yazın. Mutlaka ama mutlaka eee gün içerisinde akşam saatlerine kadar Azerbaycan videosunda çok sayıda yorum gelmiş. Onlara da cevap yazmaya çalışacağım. Eee bu videoya gelen yorumlara da cevap yazmaya çalışacağım. Elimden geldiğince cevap yazacağıma söz veriyorum. O yüzden lütfen yorumlarınızı esirgemeyin ki ben de cevap vereyim. Güzel bir tartışma ortamımız olsun. Azerbaycan videosu için de eğer hani siz de gördüyseniz söylemiş olayım. Şimdi ben o videoda biliyorsunuz hemen hemen her ülke için iki bölümlük bir yayın yapıyorum. Azerbaycan için de iki bölümlük bir yayın yaptım. İlk daha yani ilk bölümü şu anda koydum. İlk bölüm 20. yüzyılın başından 1991’e Sovyetler Birliği’nin çöktüğü zamana denk geliyor. 91 sonrasını ikinci bölümde yapacağım. Ama videonun altında öyle yorumlar var ki işte Aliyev dönemini niye anlatmadın? Korkuyor musun? İşte yolsuzluk bilmem ne şu bu falan. Biz bö sürü eleşt böyle hafif eleştirel yorumlar da var arkadaşlar. Video 1991’e kadar geliyor. 91’den sonrasına ikinci bölümde zaten konuşacağız. Hani korkup korkmamak ayrı mesele ama bu Spotify’da varım bu arada Yasemin Evet. Lütfen eee yani yorumları da yazarken, videoyu izlerken niye günümüzü konuşmadın? Korktun mu Türkiye ile kıyaslasana falan öyle yazmayın yani. Çünkü konuşacağız onu. O ikinci bölümde konuşulacak. Şu an sadece 1991’e kadar getirdim Azerbaycan’ı. Niye kıyaslayayım Türkiye ile? Niye Aliyev’den bahsedeyim hani Sovyet dönemi için falan? Tamam tabii ki Haydar Aliyev burada Sovyetler Birliği Komünist Partisi üyesi, polit üyesi vesaireydi falan ama onu 91’den sonra konuşacağız zaten. Bunu da vurgulamış olayım. Yine de tabii ki eleştirilerinizi, yorumlarınızı her zaman bütün videoların altına yazabilirsiniz. Burada noktalıyorum. Lütfen ama lütfen sorularınızı eee videonun altına video bittikten sonra yazın. Mutlaka akşam saatlerine kadar cevap alırsınız. Çok teşekkür ediyorum. Herkese iyi günler diliyorum.