Türkiye’de Ekonomi Neden Hep Faiz, Dolar ve Altın Üzerinden Konuşuluyor? | Katman Portal
Bu Bölüm Hakkında
Bu söyleşide Katman Portal’ın kuruluş amacı, gönüllü ve çoğulcu yayıncılık anlayışı ve Türkiye’nin iktisadi gündemini halkın refahı üzerinden ele alma hedefi konuşuluyor. Portalın iktisatçıların yanı sıra siyaset bilimci ve tarihçilerin katkılarına açık yapısı değerlendiriliyor. Türkiye’de ekonominin neden çoğunlukla faiz, dolar ve altın gibi göstergeler üzerinden tartışıldığı; bunun sınıfsal deneyimleri ve gündelik refahı ne ölçüde görünür kıldığı ele alınıyor. Konuklar ayrıca ilk altı ayın deneyimlerini ve geleceğe yönelik yayın planlarını paylaşıyor.
Ele Alınan Konular
- Katman Portal
- iktisat yayıncılığı
- refah ve ekonomi
- faiz dolar altın
- çoğulcu tartışma
Kayıt Dış İktisat’a hoş geldiniz. Bugün tek başıma yayın yapmıyorum. Birkaç tane iktisatçı arkadaşımızla, iktisatçı meslektaşımla beraberim.
Meslektaşlarım Katman Portal, altı ay evvel yayın hayatına başlamış olan bir internet sitesi olan katmanportal.com’un yürütme kurulu üyeleri ve editörleri diyebiliriz belki. Katman Portal’la ilgili Kayıt Dış İlk Sat kanalında birkaç defa atıfta bulundum. Yani yazılarımı tanıttığım veya başka birkaç tane yazıyı tanıtmış olduğum söz konusu olmuştu.
Veya linkleri duyurular kısmında paylaşmıştım. Ama bilmeyenler için söyleyelim. Katman, en azından hakkımızda kısmından okuyorum bunu web sitesinde.
Türkiye’nin iktisadi gündemini geniş halk yesimlerinin refah ekseninde ele alan ve bunu eleştirel ve çoğulcu bir tartışma zemini içerisinde görünür bulmayı amaçlayan ve gönüllü emekle yürüyen, kere amacı gütmeyen bir iktisat portalı. Ki sadece iktisatçılar da değil, siyaset bilimcilerden de, tarihçilerden de hatta katkıda bulunanlar var. Ama az ziyade bir iktisat portalı gördüğüm kadarıyla.
Ben de Katman’da ayda bir yazı yazmaya çalışıyorum. Şu anda karşımızda da yürütme kurulu üyesi arkadaşlarımız var, meslektaşlar. Hazır onlarla da buradayken biraz Katman Portal hakkında kısaca konuşalım.
Katman Portal ne yapar, ne tür yazılar yayınlar, ilerisi içinde ne hedefliyor? Bunları konuşalım istiyorum. İlk başta da ben ortaya bir soru atarak başlayayım. Sonradan da diğer bütün yürütme kurulu üyesi arkadaşlarla devam ederiz diye umuyorum.
Katman’ın ilk altı ayı sonlanmış oldu, Şubat ayında başlamıştı. İlk soruyu da ortaya atayım, Hasan Hoca ile başlayalım isterseniz. Hasan Cömert Hoca ile, kendisi Amerika Birleşik Devletleri’nden şu anda yayına katılıyor.
Katman neden ortaya çıktı ve ilk altı ayına gelmiş olması itibariyle nasıl işliyor, nereye gidiyor? Bunları senden dinleyelim eğer mümkünse Hasan Hoca’m. Hasan Hoca’m mikrofonunuz kapalı. Hemen açıyorum.
Çok teşekkürler Ceyhun Hoca’m. Aslında Katman fikri uzun zamandır aklımızdaydı. Arkadaşlarla geniş katılımlı olarak arada sırada konuşuyorduk.
Fakat bu işin pratik olarak hayata geçmesi Eylül 2025’e dayanıyor. O tarihte daha ciddi olarak üzerinde konuşmaya, tartışmaya başladık. Orada aylık düzenli toplantılardan sonra biz bu işi yapabilir miyiz, yapamaz mıyız diye pek kafa yorduktan sonra yapabileceğimize karar verdik.
Aslında bildiğiniz gibi herhangi bir web sitesini oluşturmak çok kolay gibi gözükse de çok detaylı problemlerle karşılaşabiliyoruz. Bunların hepsini zamanla sanırım açtık. Şu ana kadar 247 yazı yayınlandı.
Ve haftada 6 ile 12 arasında yazı yayınlanıyor. Ve belli bir ihtiyaça cevap verdiğini düşünüyoruz. Bu ihtiyaç da genel olarak değişik yerlerde biz yazıyoruz, çiziyoruz, akademik olarak üretiyoruz.
Ama yazdığımız şeyler birazcık akademik çevrelerde kalıyor. Bunu yaparken düşündüğümüz şey, Türkiye’nin çok ciddi bir entelektüel, özellikle tısat alanında, yani bizim bildiğimiz alan tısatı, bizim alanımız olduğu için diyorum, ciddi bir birikim var. Bu birikim bir araya gelip nasıl daha geniş kitlelere, daha geniş halk kitleleri açısından üretip hem olup biteni yorumlar hem de değişik politika, gündelik hayatla ilgili, gündelik gelişmelerle ilgili katkılarda bulunur diye düşündük.
Çünkü burada büyük bir eksiklik var. Bir sürü gazete var, işte portal var ve benzeri. Ama bunlar tısat alanda yoğunlaşan bir portal yoktu.
Bunu tamamlamaya çalıştık. Elimizden geleni ekip olarak, tüm ekip olarak yapmaya çalışıyoruz. Ama bakalım nasıl gidiyor, zamanla göreceğiz.
O zaman başka bir şimdi editörler kurulundan başka bir arkadaşımız da belki işte biraz katman nasıl işliyor, nasıl çalışıyor, gönüllü bir yapı var dediniz, bu gönüllü yapı nasıl işliyor, o konuda belki bir şeyler söylemek ister. Ben biraz bahsedeyim isterseniz. Yani şimdi Aslan’ın söylediklerine birkaç ufak bir şey ekledikten sonra o dediklerine geçeyim Ceyhun Hocam.
Şimdi dediği gibi Aslan’ın çok eskilere dayanan bir fikir bu. Yani bizim aklımıza gelen, ilk bizim aklımıza gelen bir fikirde olmadığı kesin herkesin hani zaman zaman düşündüğü fakat tabii uygulamaya geçirmek zor. Yani teknik anlamda olmasından ziyade, burada söylüyoruz 6 ayda 247 yazı, 50’ye yakın 50’den fazla yazılarımız var ve sağ olsunlar hepsi 6 aydır düzenli olarak katmana içerik sağlıyor.
Burada esas kritik nokta hep zaten başlarken de aklımızda olan şey. Biz bu beşli grup olarak daha önce beraber birkaç bir şey yaptık. Zaten bu işe girerken kendimize güvenmemizin sebebi de bir arada beraber iyi çalışan bir grubuz.
Birbirimizin eksiklerini tamamlayan bir grubuz. Fakat tabii esas burada içerikti. Bu kısmı çok önemliydi.
Bu kısım da şimdi ilk 6 ayda gerçekten beklentilerimizin de ötesinde hem sayısal olarak hem kalite olarak bizi çok mutlu eden bir seviyede. Gönüllü diyoruz, işte bu gördüğünüz yürütme kurulu. Yürütme kurulu derken öyle bir, çok da yerarşik bir düzenden bahsetmiyoruz.
Sadece bu işin esas ne diyelim, en azından şimdilik yükünü, günlülük işlerini yürüten kurul. Bunun dışında bir editörler kurulumuz var. Her yazımız çok ağır olmayan bir editöryal süreçten geçiyor.
12 kadar en son katılımlarla sanırım bizlerin de içinde olduğu. Tabii burada en büyük pay, yine en büyük emek yazarlarımızın. Yani bu içerik olmadığı sürece bizim bu dediğim katmanın kitlelere ulaşması ve ilgi çekecek şekilde, ona da çok memnunuz şu ana kadar ki geldiğimiz yerden, mümkün olabilmesi.
İşte senin gibi hocam, bizler hepimiz ayrıca yazarız. Yani burada bizim birinci şeyimiz yazarlık. Ondan sonra editörüz.
En sonda da yürütme kurulu üyesi olarak dediğim gibi gündelik işleri takip ediyoruz. Yani burada tekrar üstüne basarak söylüyorum, böyle şeyler ilk bizim aklımıza gelmiyor. Fakat bunu sürdürülebilir kılmak çok önemli.
Gerek yazarların katkısı, sürekli katkısı. Gerek de tabii bu işe hani gönüllü olarak editörlerimiz, biz sürekli olarak bir şekilde gündelik yoğunluğumuzun içinde buna vakit ayırıyoruz. Yani bir sistem kurduk.
O sistem sayesinde de bu iş yükünü minimize etmeye çalışıyoruz. Şu ana kadar da gayet iyi gidiyor. Diyeyim ve ben isterseniz tekrar sizlere bırakayım sözü.
Betül Hocam, buyurun. Siz galiba söz almak istiyorsunuz. Ben hani bizi farklılaştıran nokta ne? Belki biraz ondan bahsedebilirim.
Hani söyleyeceklerimi de yine tekrar edecek. Ama tabii ki aslında bir sürü değerli çalışma var biz. Hem gazeteleri okuduğumuzda veya haber sitelerine baktığımızda çok değerli yazılar var ama bazen bu değerli yazıların da okuyucuların hangisini gerçekten ulaşacağını bilemediği bir duruma da gelebiliyoruz.
Yani bazı yazılar çok kutuplaşmış oluyor. Veya çok böyle derin analizler yapılmıyor. Dolayısıyla burada aslında öyle bir platform sunuyoruz ki burada bu kutuplaşmış yazılardan bağımsız bir şekilde bütün yazıların çok düzgün bir yapı içerisinde sunulabileceği bir platform bu.
Çünkü iki tane şey var aslında. Akademisyenlerin yayınladığı şeyler akademinin içinde kalıyor. Bir yandan da bu gündemdeki tartışmalar çok belli şeyler üzerinden dönebiliyor.
Mesela enflasyon tartışılırken bir dönem gıda enflasyonu çok konuşuluyor. Şimdi bu aralar sadece faiz üzerinden gidiyor. Dolayısıyla çok belli bir alana sıkışabiliyor.
Biz bu aslında ikisi arasındaki mesafeyi biraz kapatmaya çalışıyoruz. Yani hem akademide kalmasın hem de çok belki ucu bucağı olmayan konular çok da farklı şeylere gidebiliyor. Kutuplaşmış noktalara gidebiliyor.
Dolayısıyla böyle aslında okuyucu için güvenilir çoğulcu ve aynı zamanda da erişilebilir böyle bir platform. Belki aslında biz okuyucunun bizden ne istediğine nasıl cevap veriyoruz. Belki bizim aslında onları sunmak istediğimiz gerçekten derinlikli analizlere dayanan hani akademisyenlerin daha çok çalışmalarına dayanan ve bunu hani basitleştirme de değil deli daha çok.
Aslında erişilebilir kullan ve genelde mesela bir enflasyonu ele alırken faiz üzerinden değil ama genelde bölüşüm üzerinde de aslında mesela nasıl etki ediyor. Böyle genel çerçevede de perspektifte de derinlikli analizler sunmak. Aslında burada böyle biraz diğer platformlardan ayıran belki biraz burada hani ortak bir platform var.
Buraya girdiğinizde aslında birçok yazının gerçekten derinlikli analizlere dayandığını ve burada hani farklı perspektiflerden olabilir ama gerçekten burada belli bir içsel olarak tutarlı bir yapıya dayanan bir tartışma zemini oluşturmaya çalışıyoruz. Aslında burada biraz bir kamusal bir işte zemin yaratma ve yaptığımız çalışmaları da biraz da bu kamusal zeminde daha iyi komünikate edebilmek gibi. Çok güzel.
Esra hocam belki siz de birkaç bir şey söylemek istersiniz diye topu size atalım. Teşekkürler Ceyhun hocam. Betül hoca konuşurken çok önemli bir kelime kullandı bence katmanı açıklamak için kullanabileceğimiz.
Çoğulculuk. Biraz bunun üzerine belki ben de konuşabilirim. Katmanda çoğulcu bir yaklaşım benimsemeye çalışıyoruz.
Bu tabii birçok farklı anlama geliyor. Anlamlarından birisi ülkemizde iktisat ekonomi haberleri genellikle mesela işte enflasyon, döviz kuru, altın fiyatları ve benzeri konular üzerinden konuşuluyor. Bu konular tabii ki iktisatın çok önemli konuları.
Hatta bu ekibin içerisinde birçoğumuz makro iktisatçıyız. Bu konular üzerine çalışıp yazıyoruz. Fakat iktisat disiplini sadece altın fiyatlarıyla veya döviz kurundaki gelişmelerle ilgili dar bir disiplin değil.
Biz de katmanda çok çeşitli konularda yazılan yazılara, çalışmalara yer vermeye çalışıyoruz. Örneğin web sitemize bakarsanız göreceksiniz işte çevreden teknolojiye, bölüşüm ilişkilerinden, kadının iş gücüne katılımına gibi çok çeşitli bir yelpazede yayın yapmaya çalışıyoruz. Bence katmana değerli kılan özelliklerden birisi bu benim için.
Bir ikincisi de yazar kadromuza baktığımızda hepimizin tabii ortak belli bir amacı var. Bu da daha çok halka hizmet eden ve eleştirel bir şekilde bir ortam oluşturmak, bir platform oluşturmak. Fakat bu ortak amacın içerisinde tabii yazarlarımız çok çeşitli, çok farklı yaklaşımlardan yazan yazarlarımız var, katkıda bulunan akademisyenlerimiz var.
Yani hem böyle yaklaşımımız olarak çoğulculuğu hem de çalıştığımız, üzerine yazdığımız konular açısından çoğulculuğu destekliyoruz diyebilirim katmanda. Çok teşekkürler Esra Hocam. Ahmet Hocam sen de belki bir şeyler söylemek istersin.
Tabii hocam olur söylerim. Öncelikle kanalınızı bize açtığınız için teşekkür ederiz. Ya Kaan Hoca şeyden bahsetti işte biz hepimiz editör kurulduğumuz bir üyesiyiz işte öncesinde yazarız vesaire ama bir şey attı da bence biz aynı zamanda bir de okuruz.
Özellikle ben çok okumaya çalışıyorum katmandaki yazıları bu belki sizin kanalınızı takip eden izleyicilerimiz de Katman Portal’ı belki bazıları okuyorlardır. Onların yerine kendimi koyduğumda benim de özellikle okumak istediğim alanlar daha bilmediğim alanlar oluyor. Örneğin işte dünyada ve Türkiye’de düşen doğum oranları şu anda güncel bir mesele.
Hiç benim bilmediğim bir alan. Ve o alanla ilgili bir yazı okumak istediğimde işte Katman’a gidiyorum ve epey bir şey öğrenebiliyorum yani. O açıdan Katman benim için çok faydalı oldu.
Yani öncesinde çoğunlukla İngilizce okuyordum. İngilizce yazıyorduk zaten. Buradaki bir çoğumuz gibi.
Ben herhalde bir 10-15 yıldır Türkçe ciddi anlamda bir şeyler yazmıyordum. Bu açıdan ilk yazmaya başladığımızda da bir zorluk yaşadık. Yani böyle Türkçe bir mecra olması bence çok önemli.
Çok değerli. Birinci katkısı bu oldu bana. Okur olarak Katman’a.
İkinci katkısı çok farklı perspektiflerden yazıları okuyabiliyoruz. Normalde işte Twitter’da ya da başka mecralarda iktisat yazılarını takip ettiğimizde genelde tek bir perspektif hakim oluyor. Katman’da ise çok daha fazla perspektif.
Farklı bakış açılarından yazıları okuyabilir Katman okurları. Bu bir avantaj ve benim çok sevdiğim bir şey. Diğeri de dediğim gibi çok fazla şey öğrenme imkanı var.
Yani sosyal güvenlik tarihinden işte altının tarihine onun dışında işte kapitalizmin tarihinden Türkiye’de son dönemdeki enflasyon dinamiklerine kadar. Çok farklı konuda. Bazılarının hiç bilmediğim alanlar, bazılarına göre biraz bildiğim alanlar.
Ama özellikle bilmediğim alanlarda çok farklı çevriliyorum ve sizin kanalınızı takip eden, ben de sizin kanalınızı takip ediyorum fırsat buldukça. Hatta yorumlara falan da bakıyorum. Orada en takdir edilen şeylerden bir tanesi sizin bu iktisadi dinamikleri oldukça basitleştirerek ve o derinliği kaybetmeden topluma anlatabilmeniz.
Katman’da da biraz bunu başarabildiğimizi düşünüyorum. Yani okuduğum yazılarda. Betül bahsetti.
Yani ne çok akademik bir dil var, ne de gazete yazısı gibi daha böyle işte derinlikten biraz daha yoksun bir şey. İkisinin arasını tutturmaya çalışıyoruz aslında. Ama bunu yaparken de illaki bir iktisadi terminoloji kullanıyoruzdur.
Ama mesela sürekli bilinmeyen kavramların, atıyorum deep note’da bir açıklamasını görebilirsiniz. Yani dolayısıyla iktisat da çok haşirleşir olmasa da okur. Okuduğu yazıyı az çok anlayabilecek notları biz sağlıyoruz.
Editörlük aşamasında. O açıdan da bence önemli. Sanıyorum Katman’la ilgili görüşlerim bunları özetliyor.
Ben de aynı ayda bir yazarı olarak zaten katıkta bulunmaya çalışıyorum ama aynı zamanda bir okuyucusuyum da tabii ki ve gerçekten de çok faydalanıyorum ve daha evvelden düşünmediğim alanlarda da düşünme fırsatı buluyorum yazıları okuyarak. Yani en son hatta ben genelde akşamları yatarken bir yazı okuyarak yatmaya çalışıyorum. Yatmadan evvel bir yazı okuyorum mutlaka Katman’da.
Gerçekten çok ilginç. Güncel konularla ilgili mesela işte en son değil mi Christopher Nolan’ın Odyssey filmi meşhurdu. Onunla ilgili soner Alpan’ın yanlış hatırlamıyorsam bir yazısı vardı.
Hatta o yazıyı okudum. Yattıktan sonra hatta rüyamda bir Truva Savaşı’nda da kendimi görme fırsatı buldum. O da ilginç oldu.
Ama hakikaten gerçekten çok doyurucu yazılar var ve burada tabii yayının başında söylemeyi de unuttum ama Editörler Kurulu siz de dahil olmak üzere hakikaten dünyanın çok saygın kurumlarından akademisyenlerisiniz hepiniz. Yani işte Ahmet Hoca Macaristan’da, Betül Hoca, Hasan Hoca Amerika’da bildiğim kadarıyla Esra Hoca İngiltere’de, Kaan Hoca zaten Ankara’da Otlu’de. Yani diğer bütün yazarlar ve Editörler Kurulu’nun başka diğer üyeleri de herhalde oldukça saygın kurumlarda çalışan insanlar ve bütün bilgi ve birikimlerinin ellerinden geldiğince herkesin anlayabileceği bir dilde Türkiye’deki okuyuculara, Türkçe okuyuculara sunmaya çalışıyorlar.
Sırf o yüzden bile bence çok saygın bir iş yapıldığını düşünüyorum. Son söz olarak belki eklemek isteyen konuşulmasını atladığımız bir şey varsa bir şey eklemek isteyen var mı Hasan Hocam veya diğer hocalarım arasında? Belki şey söyleyebiliriz Cehennem Hocam, bundan sonra neler yapmayı planlıyoruz diye birkaç şey söyleyebiliriz o konuda. Şimdi bugüne kadar aslında epey kısa zamanda iş yaptık ama daha yapacak çok iş var.
Yapamadığımız da çok şey var. Üç alanda ilerlemeye düşünüyoruz. Umarım bunlarda herkes için faydalı olacak.
Bir tanesi artık İngilizce de yayınlanmasına çalışacağız. Yani eğer vakit olursa Eylül ayına kadar altyapısını bitirip İngilizce yayın planlamasına başlıyoruz. İkincisi senin bu işte çok iyi olduğunu biliyoruz.
Senin deneyimlerinden de faydalanarak YouTube kanalını daha aktif hale getirmeyi umut ediyoruz. Üçüncüsü de Aslında biliyorsunuz sürekli yazarlar var yani paydaşlarımız var. Çünkü hep birlikte karar alıyoruz.
Birlikte değerlendiriyoruz, işte geri bildirimler. Kaan Hocamın dediği gibi biz aslında yani şu anda Angarya’yı yürüten ekibiz ama bütün katman ekibi hep birlikte birbirine destek olan ve zaman zaman görev dağılımı değişebilen bir ekip ve bundan sonra da öyle gitmesini umut ediyoruz. Şimdi ama bir taraftan da dışarıya açık olmayı umut ediyoruz.
Bu açıdan da misafir yazarlarımız umarım daha fazla olacak. Türkiye’de çok değerli değerli entelektüel birikimli arkadaşlarımız var, hocalarımız var. Onların katkılarını da zamanla daha fazla değerlendireceğiz diye umut ediyorum.
Çok güzel. Eminim ilgi de katlanarak artacaktır. Herhalde ciddi bir ilgide var.
Siz sonuçta istatistiklerine bakıyorsunuz değil mi? Okuyucu istatistiklerine gerçekten de hani artan hızla artan bir ilgide var gibi gözüküyor. Bildiğim kadarıyla. Çok teşekkür ederim.
Buyur hocam pardon. Yani o konuda evet belli bir şeyi tutturduk. Mutluyuz.
Daha da büyütmek istiyoruz. Okuyucu kitlemiz. Bizim tabii ilk defa yaptığımız için bu konularda belli bir tecrübemiz yok.
Hani şu iyidir, bu iyidir diyebileceğimiz bir rakam yok. Ama hani paylaştığımız bu konuda daha tecrübeli olan arkadaşlar gidişatımızın iyi olduğunu söylüyor. Bu da bizi mutlu ediyor.
Umarız daha da geniş bir kitleye arkadaşlarımız söylediği gibi yani buradaki amaç gerçekten erişilebilirlik. Yani değişik. Her yazı herkese erişecek diye bir şey yok.
Ama katmanın genelindeki yazılara baktığımızda işte öğrencilerden veya hani gündelik iktisat konularıyla ilgilenen kişilerin okuyabileceği yazılara, bazı yazılarımız daha teknik, biraz daha uzman bir kitleye hitap ediyor ama herkesin hani bu konularla ilgilenen herkesin girdiğinde kendine daim bulabileceği bir içerik bulabileceği bir yere dönüştürmeye çalışıyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde bunu zenginleştirerek devam edeceğiz. Çok teşekkür ediyorum bu arada Bay Ceyhun Hocam.
Bizleri de konuk ettiğin için. Ben teşekkür ederim böyle bir tanıtma fırsatını bana verdiğiniz için. Herkes de burada izleyen herkes de yine Katman Portal’ın ki internet sitesinin linkini açıklamalara koyacağız.
Ki ben de zaten defaatle duyuruyorum. Herkesi Katman Portal’a takip etmeyi ve hatta sosyal medyadan da LinkedIn’den, YouTube’dan, Facebook’tan, Blue Sky’dan, Twitter’dan da Katman Portal’ın sosyal medya hesaplarını takip etmeye davet ediyoruz. Herkese iyi günler diyoruz.
Görüşmek dileğiyle. Çok teşekkür ederiz.