YKS 2026 CANLI TERCİH REHBERİ: Bu Sıralamayla Neresi Gelir? | 19.30
Bu Bölüm Hakkında
Bu canlı yayında YKS 2026 tercih döneminde adaylardan gelen yüzlerce soru, tek tek üniversite tahmini yapmak yerine yedi temel karar başlığı altında yanıtlanıyor. Geçen yılın başarı sıralarının garanti olmadığı; kontenjan, ücret, yeni programlar, özel koşullar ve tercih davranışlarının yerleştirme sonuçlarını değiştirebileceği açıklanıyor. Sağlık bölümleri, iktisat-işletme-YBS seçenekleri, üniversite ile bölüm önceliği, mühendislik alanları, iki yıllık programlar ve mezuna kalma kararı için uygulanabilir ölçütler sunuluyor. Tercih listesinin geçen yılın taban sırasına göre değil gerçek istek sırasına göre hazırlanması ve adayın gitmeyeceği hiçbir programı yazmaması gerektiği vurgulanıyor.
Ele Alınan Konular
- Geçmiş başarı sıralarını olasılıklarla yorumlama
- Sağlık bölümlerinde kontenjan ve yerleşme ihtimalleri
- İktisat, işletme, ekonometri ve YBS karşılaştırması
- Üniversite markası ile bölüm tercihi arasındaki denge
- Mühendislik ve iki yıllık programlarda kariyer ölçütleri
- Mezuna kalma kararı ve doğru tercih sıralaması
Evet, Kayıt Işıksat’tan herkese iyi akşamlar. Hoş geldiniz Kayıt Işıksat kanalına. Ben Profesör Doktor Ceyhun Elgin.
Şimdi bugün canlı soru-cevap yapacağız YKS tercihleriyle ilgili. Ki son birkaç gündür bununla ilgili videolar yapıyorum. Biliyorsunuz izleyenler izliyor.
Çok da sayıda soru aldım açıkçası. Ve her soruya da elimden geldiğince detaylı bir şekilde cevap vermeye çalışıyorum. Ve dürüstçe cevap vermeye çalışıyorum.
Ve tabii bunu yaparken de yegane kılavuzun ÖSYM’nin yayınladığı ön kılavuz oluyor. Ki yüzlerce YKS sorusu geldi videoların altına. Ki soruların çoğu ilk bakışta birbirinden farklı gözüküyor.
Yani burada biraz sizin soru-cevaplarınızı almadan evvel hızlıca hani ne tür sorular gelmiş ve genel olarak kategorize ettiğimizde soruların genel olarak gidişatı ne yönde ona hızlıca bir özetleyecek olursam mesela bir öğrenci 170.000’le hemşirelik gelir mi diye sormuş. Başka biri geçen yıl 18.000’le kapanan tıp fakültesine 17.000’le girebilir miyim diyor. Bir başkası işte iktisat mı, işletme mi yazsam, elektronik, elektrik, elektronik mi, kimya mühendisliği mi yazsam diye soruyor.
İki yıllık sağlık programı mı, dört yıllık başka bir bölüm mü diye kararsız kalıyor. Ama işte bu soruları incelediğimizde aslında ben baktığımda temelde yedi kategoriye ayırabileceğimizi düşündüm. Bugün de tek tek üniversite adı saymak yerine bu soruların arkasındaki o tercih mantığını anlatayım.
Sonra sizin de bir spesifik canlı soru-cevap bölümüne geçeceğiz. Ama önce önemli bir uyarı yapıyorum. Bunu daha önce defalarca söyledim ama elimizde 21 Temmuz’da yayınlanmış, yani 22 Temmuz yazıyor web sitesinde ama 21 Temmuz akşam saatlerinde yayınlanmış bir ön bilgi amacıyla yayınlanan bir kılavuz var.
ÖSYM bunu yayınladı web sitesinde ama tercih döneminde, yani 29 Temmuz’da 10 Ağustos arasında biliyorsunuz tercihler yapılacak, tercih döneminde yeniden yayınlanacak bir kılavuz ve güncel dürlerinde de kontrol edilmesini istiyor. O yüzden ben hani bu ön kılavuza göre size elimden geleni cevap vermeye çalışacağım. Ama tabii bu şu anda oluşturduğunuz listeyi böyle son ve değişmez bir liste olarak kabul etmeyin.
Çünkü belki kılavuzun nihayet hali yayınlandığında belki bir iki ufak değişiklik yapabilirsiniz. Şimdi birinci kategori, yedi kategoriyi ayırt edememiştim. Geçen yıl şu sıralamayla kapattı, bana gelir mi sorusu.
Şimdi bana en çok gelen sorulardan bir tanesi bu. Hatta en çok gelen soru bu galiba. Geçen yıl işte mesela 180.000’de kapanan hemşireliğe 159.000’de girer miyim? Geçen yıl 22.000’de kapanan son devlet tıp fakültesine 19.000’de girer miyim? Geçen yıl 85.000’de kapanan işletmeye 53.000’de girer miyim? Şimdi burada kullanmamız gereken aslında üç ayrı ifade var.
Birincisinin gelme ihtimali yüksek, ikincisinin mümkün ama sınırda diyebiliyorum. Üçüncüsü de zor fakat tercih edilebilir. Şimdi kesin gelir ifadesini ise tabii mümkün olduğunca kullanmamak gerekiyor.
Çünkü geçen yılın son yerleşen öğrencisi bu yıl için önceden konmuş bir sınır değil. Yani kılavuzda 2025 başarı sıralarının yalnızca yol gösterici olduğunu değil mi? Kontenjan, ücret, yeni programlar, koşullar ve tercih davranışları da bu yılda. Yani 2026 sıralamalarını değiştirebileceğini açıkça belirtiyor ÖSYM kılavuzu.
Ayrıca farkın büyüklüğünü sıralamadan bulunduğu bölgeyle beraber düşünmemiz lazım. Yani 17.000’ci bir adayın diyelim mesela 17.800’de kapanan programa karşı 800 kişilik bir avantajı var. Bu çok büyük bir güvenlik alanı sağlamıyor maalesef.
Ama 150.000’ci bir adayın diyelim ki 190.000’de kapanan bir programa karşı 40.000 kişilik avantajı var. Çünkü çok daha güçlü. Yani yalnızca aradaki kişi sayısında değil aslında sıralamanın ölçeği, program kontenjanı ve talebini de beraber değerlendirmek gerekiyor.
İkinci kategori sağlık bölümlerinin tamamı önemi çekecek sorusu. Şimdi bu da aslında en çok yanlış bilgi üretilen alanlardan biri. Ben birkaç tane daha böyle YYKS tercih programını izledim.
İsim vermeyeceğim ama burada bence bazen yanlış düşünceler olabiliyor ve öğrencileri yanlışla yönlendiriyor olabiliyorlar. Şimdi tıp, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik, ebelik, fizyoterapi, beslenme bunlar aynı başlık altında sağlık bölümleri. Başlıkta sağlık bölümleri, sağlık bilimleri bölümleri.
Tamamı kontenjan hareketleri aynı değil. Mesela tıp genel kontenjanı büyük ölçüde duruyor, aynı kalmış. Diş hekimliği kontenjanı %10 azalmış.
Eczacılık da bir %10’a yakın, %9’luk bir düşüş var. Buna karşılık işte hemşirelik kontenjanı da yaklaşık %1, ebelik kontenjanı da yaklaşık %2 artmış. Dolayısıyla diş ve eczacılık kontenjanı düştü.
Herkes hemşireliğe kayacak ve bütün hemşirelikler 20-25 bin öne çekecek gibi yorumlar görüyorum. Bence bu yorumlar doğru değil. Tabii ki zincirleme etki olabilir, onu söyleyelim.
Yani diş veya eczacılık bulamayan bazı adaylar hemşirelik, ebelik veya başka sağlık programlarına yönelebilirler pekala. Ama tercih davranışı mekanik değildir. Hiçbir zaman mekanik olmaz.
Diş hekimliği isteyen herkes bir anda hemşireliğe geçmez. Tıp isteyen herkes ebelik yazmaz. Mesleklerin çalışma koşulları, gelir beklentileri, eğitim süreleri ve kişisel ilgi alanları farklı.
Dolayısıyla bu tercihler de farklı olabiliyor. Bu nedenle hemşirelikte 150 bin ile kapanan bir programın 140 bine çekmesi mümkün tabii ki. Ama bütün hemşireliklerin aynı miktarda öne gireceğini söylemek bence mümkün değil.
Ebelikte de mesela 180 veya 190 bin sıralaması olan adayların umutsuz olmasını gerektiren bir tablo. Açık konuşayım ben görmüyorum. Buna karşı 224-226 bin civarındaki adaylar daha sınırlı olduklarını bilerek isteği mümkün olduğunca geniş tutmalılar diyorum cevaplarında.
Bir de tıpta bu 22-23-24-25 bin tartışması var. Şimdi tıp konusunda kullandığımız dili özellikle netleştirelim. 22 bin civarında devlet tıp ihtimali, 23 bin civarında hala anlamlı bir ihtimal var, 24 bin civarında daha riskli ve sınırlı bir bölge.
25 bin ve sonrası ise geçen yılın son devlet programlarının çok dibinde ve burada bütün şeyleri yazmak bile tabii bir garanti sağlamaz. Ama tabii adayın devlet şartı koşmadıysa ben illa devlet üniversitesinde okuyacağım demiyorsa, ücretli veya indirimli vakıf programları da ayrıca var. Bu nedenle bir kişi yalnızca 26 bin ile tıp gelir mi diye sorduğunda önce tabii devlet mi, vakıf mı, bütçeniz var mı, ki bazı vakıf üniversitelerinde tıp fakülteleri oldukça yüksek ücretli, bunları bilmek gerekiyor.
Yani gelir demekle gelebilir demek aynı şey değil burada. Çünkü tercih danışmanlığında kesinlik satmak kolaydır ama doğru olan ihtimalin derecesini dürüstçe söylemektir diye düşünüyorum. Üçüncü kategorimiz iktisat, işletme, YBS ve ekonomi arası nasıl seçim yapılır? Şimdi eşit ağırlıklı öğrencilerinden çok böyle benzer soru geliyor.
Marmara iktisat mı, İstanbul Üniversitesi işletme mi atıyorum. İngilizce iktisat mı, Dağköklü Üniversitesi de Türkçe iktisat mı, yönetim bilim sistemleri mi, işletme mi, ekonometri okunur mu? Önce bölümleri doğru tanımlayalım. İktisat nedir, işletme nedir, ekonometri nedir, YBS ne yapar? Bunları önceki programda biraz söylemiştim ama tabii burada bölüm adı tek başına yeterli değil.
Bu sorulara cevap verdikten sonra iktisat programlarına bakın, işletmeye bakın, ekonometriye bakın, YBS’ye bakın. Ama bölüm adı tek başına yeterli değil. Bazı yönetim bilim sistemleri programlarında güçlü programlama, veri tabanı ve istatistik dersleri var.
Bazılarında ise böyle birkaç bilim dersi eklenmiş işletme programına çok benziyor. Üniversiteden üniversiteye değişiyor. Aynı durum İngilizce eğitim için de geçerli.
Programın adında İngilizce yazması tek başına bir eğitim kalitesi göstergesi değil ama gerçekten İngilizce yürütülen nicel dersleri güçlü bir program. Uluslararası kaynaklara ve yüksek lisansı erişimine ciddi avantaj yaratıyor. O yüzden bunlara bakmak gerekiyor.
Mutlaka ders planlarını açıp bakın. Kalkülüs, istatistik, ekonometri, veri analizi, programlama, finans derslerinin ne kadar bulunduğuna mutlaka bakın. Dördüncü kategori sorumuz üniversitenin bölümü mü sorusu.
Şimdi birçok aday istemediği bölümü daha ünlü bir üniversitede okumak ile istediği bölümü daha düşük sıralamalı bir üniversitede okumak arasında kalıyor maalesef. Örneğin asıl hedefi bilgisayar mühendisliği olan bir öğrenci yalnızca İTÜ adı için, tamam iyi bir üniversite İTÜ, başka bir bölüm yazmayı düşünüyor. Çünkü oraya yetmiyor puanı.
İktisat isteyen bir öğrenci sırf ODTÜ markası için, mesela ODTÜ’de iktisatı puanım yetmiyor ama siyaset bilimine yetiyor, uluslararası ilişkileri yetiyor, bunu yazmayı değerlendiriyor. Öğretmendeki isteyen öğrenci üniversite daha köklü diye İngiliz dili ve edebiyatına yöneliyor. Burada açıkçası benim genel kurulum şu olur.
Yani birbirine yakın bölümler arasında üniversitenin istediği bir ilici olabilir evet ama tamamen farklı meslekler arasında okul adı için bölüm değiştirmek bence riskli. Hani 4 yıl boyunca istemediğiniz bir eğitimi alırsanız yalnızca bölümü değiştirmiş olmazsınız aslında meslek yolunuzu da değiştirmiş olursunuz. Ve tabi burada asla ve asla çap ve yandal çok kolay yaparım düşüncesiyle de bölüm seçmeyin.
Çap kontenjanları sınırlı ve herkes yapamıyor yani yapmak kolay değil. İyi bir not ortalaması yapmanız gerekiyor. Çok insan istiyor, yapabilen kişi sayısı az.
Yüksek not ortalaması gerektiren, garanti olmayan bir şey ki her yüksek not ortalaması olan da yapamıyor. Yani ben fakülte birincisi veya bölüm birincisi olarak mezun oldum mesela üniversiteden ama çap yapmak hakikaten başka bir meşakkatli bir iş değil. Bunu yapmaya cesaret edemedim açık konuşmak gerekirse.
Gerekirse bir sene uzayabiliyor çünkü mesela üniversite eğitim hayatınızda eğer çap yapacaksanız. Yandal ise yararlı olabilir ama bölümünüzün yerine geçmez tabi ki. Yani işveren için yandal belgesinden çok veya bir işte ne bileyim bir sertifikasyon kriterini sağlamak için yandal belgesinden çok gerçekten kazandığınız beceriler, yabancı dil staj ve proje deneyimi önemli.
Bazen de diplomanın kendisi önemli. Şimdi beşinci kategorimizde hangi mühendisliğin geleceği var sorusu. Şimdi bilgisayar, elektrik, elektronik, endüstri, makine ve kimya mühendisliği arasında sık sık kıyaslama yapılıyor.
Burada tek bir geleceğin mühendisliği yok diye düşünüyorum. Elektrik, elektronik, enerji, otomasyon, haberleşme, savunma, gömülü sistemler ve yazılım gibi geniş anları açılıyor. Kimya mühendisliği mesela ilaç, gıda, enerji, petro, kimya, malzeme ve üretim süreçlerinde çalışan bir sektör, bir bölüm.
Endüstri mühendisliği, optimizasyon, operasyon, veri analizi, üretim ve yönetim arasında konumlanıyor. Makine mühendisliği, tasarım, üretim, ne bileyim enerji, otomotif, savunma alanında güçlü bir temel sağlıyor. Bilgisayar mühendisliği ise tabii bu aralar yapay zekadan biraz olumsuz etkilendi gibi gözüküyor ama yalnızca kod yazmak demek değil aslında.
Algoritma, veri yapıları, sistemler, matematik ve yazılım geliştirme içeriyor. Tabii yapay zeka bu mesleklerin bir kısmını değiştirecek, onu kabul ediyorum ama ortadan kaldırmaktan çok görev içeriklerini değiştirecek. Rutin işleri yapan mezunların karşısındaki rekabet artacak tabii ki.
Buna karşılık matematik, programlama, alan bilgisi ve iletişim beraber kullanabilen mühendislikler değerli olmaya devam edecekler diye düşünüyorum. Bunun nedeniyle benzer kalitede iki okul arasında ilgi alanınıza göre seçim yapın ama güçlü ve akredite bir kimyan mühendisliğini yalnız bölüm adı daha popüler diye zayıf bir elektrik, elektronik programının altına almayın derim. Altıncı kategorimiz 2 yıllık mı, 4 yıllık mı ikilemi.
Bu soruda da büyük bir kavram karmaşası var aslında. 2 yıllık program mezunu mavi yakalıdır, 4 yıllık mezun beyaz yakalıdır biçimde bir ayrım. Bence bu hem kaba bir ayrım hem de çoğu zaman yanlış bir ayrım aslında.
Tıbbi görüntüleme, diş protest teknolojisi, elektrik, mekatronik, uçak teknolojisi veya bilgisayar programcılığı bunlar somut teknik beceriler kazandırabilen 2 yıllık programlar ama 2 yıllık programı da yalnız kolay iş bulurum veya sonra kesinlikle dike geçici sınıfı DGS ile mühendisliğe geçirdiğimi düşünüyorsanız seçmeyin, çok riskli olur. DGS kontenjanları sınırlı, her ders otomatik olarak sayılmıyor, 4 yıllığa geçiş garanti değil. Ön lisans programı seçerken şu soruyu sormanız gerekiyor.
DGS hiç olmasa, kazanamasam veya giremesem ne olursa olsun bu bölümden mezun olup bu mesleği yapmayı kabul eder miyim? Eğer cevabınız hayırsa o program yalnız geçiş basamağı olarak yazılmış olur, bunu yapmayın derim. Ön lisans genel kontenjanı bu yıl yaklaşık %6’a azalıyor bu arada. Bazı sağlık programlarının daha belirgin düşüşler var, bazı teknik programlarda artışlar var.
Bu nedenle geçen yıl 100 bin kişilik hareket yaşandı diye aynı hareketin bu yılda tekrarlayacağını varsayınamayız, onu da söylemiş olayım. İyileşici kategorimiz de burada, gelen soruların temel kategorilerinden mezuna kalmak mı, yerleşmek mi? Şimdi mezuna kalmak, bu sene tercih yapmayıp önümüzdeki sene yeniden hazırlanmak. Bu tabii bir başarısızlık değil aslında tek başına baktığınız zaman.
Ama tabii mezuna kalmak da otomatik olarak daha iyi sonuç üreten bir şey değil. Şu üç koşul varsa bence, mezuna kalma denilen şey mantıklı olabilir. Bir, hani hedef verdiğiniz bölüm çok netse ve mevcut sonuçla okuyacağınız bölümlerin hiçbirini gerçekten istemiyorsanız ve bir yıl boyunca uygulanabilir farklı ve disiplinli bir çalışma planınız varsa bunun o zaman mantıklı gibi geliyor.
Ama buna karşın yalnız Boğaziçi veya Ottu etiketi için aslında sevdiğiniz güçlü bir bölümü reddetmek her zaman rasyonel değildir diye düşünüyorum. Tabii burada bir başka kritik nokta daha var. Sırf aile istedi diye de bir programı yazıp yerleşip sonra kayıt yaptırmazsanız ertesi yıl tabii bu orta öğretim başarı puanı katsayınızın yarıya düşmesi söz konusu olur.
Bu nedenle mezuna kalmayı düşünüyorsanız kazanmanız halinde gitmeyeceğiniz programı kesinlikle listenize koymayın derim. Bir de burada tercih sırası ile ilgili üç büyük yanlıştan da söz etmek isterim. Soru cevaba geçmedi ama birazdan geçeceğim.
Birinci yanlış burada bir bölümü ilk sıraya yazarsam gelme ihtimali artar yanlışı. Bunlar artık umarım kimse yapmıyordur. İlk sıraya yazmak ekstra puan sağlamıyor.
İkinci yanlış, sıralamamdan çok daha iyi programları üstte yazarsam alttaki tercihlerimi kaybederim. Hayır, burada da böyle bir şey yok. Sistem puanınızın yettiği, koşullarınızı sağladığınız en üst tercihinize yerleştiriyor sizi.
Üçüncü yanlış, tercih listesini geçen yılın başarı sırasına göre küçükten büyüğe dizmeliyim yanlışı. Hayır, tercih listesi gerçek istek sırasına göre hazırlanır. Geçen yıl 30.000’le kapatan bir programı 20.000’le kapatan programdan daha çok istiyorsanız 30.000’lik programı üstte yazmanız gerekiyor.
Bu kadar basit. Bence en azından mutlu bir meslek istiyorsanız öyle söyleyin. Öseğme kılavuzu da zaten bunu söylüyor.
Tercih alanlarının tamamını doldurmanın zorunlu olmadığını ve adayın gerçekten istediği programları sıralaması gerektiğini. Burada şehit, gazi yakını, özel kontenjanlar hakkında bir kısa uyarı vermek için söylüyorum bunu. Şehit ve gazi yakını, okul birincisi veya 34 yaş üstü kadın kontenjanı var biliyorsunuz.
Bütün başarı ve özel koşullarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Programın başarısı, başarı sırası, sağlık, yaş veya diğer koşullar bu adaylar içinde geçerli. Yani ayrıca mesela burada şehit, gazi ve 34 yaş üstü kadın kontenjanlar boş kalırsa bunlar bu kontenjanlar genel kontenjana da otomatik olarak aktarılmıyor.
Ve yine bu ön kılavuzda bu soru da çok geldi. Depremzide kontenjana gözükmüyor şu anda. Yani bu nedenle geçmiş yıl uygulamalarına güvenmek yerine tercih döneminde yayınlanacak bu nihai kılavuza bakın derim.
Burada şimdi sözlerimi noktalayıp canlı sorulara geçelim. Burada tabii net bir cevap istiyorsanız sorunuza lütfen puan türünüzü, yerleştirme başarı sıranızı, istediğiniz bölüm veya üniversiteyi, şehir, devlet, vakıf, yani şu şehirde okumak istiyorum, şu devlet, vakıfa gidecek param yok, devlette okumam lazım. Bütçe kısıtınız, bunları söylemeniz lazım.
Yalnızca hani %70.000 yaptım ne gelir diye yazıldığını çok sağlıklı cevap vermek mümkün olmuyor maalesef. Yani çünkü %70.000 değil mi? Sayısalda hemşirelik isteyen öğrenciyle veterinerlik isteyen öğrencinin durumu aynı değil. Yani %70.000 eşit ağırlıkta İstanbul şartı koyan adayla bütün Türkiye’yi yazacak adayın seçenekleri de aynı değil.
Bir de şunu da söyleyeyim unutmadan hemen sonra cevaba geçiyorum. Tercih listesi elinizdeki sıralamayla mümkün olan en yüksek tabelayı bulma yarışı değil. Lütfen bunu unutmayın.
Tercih listesi 4 veya 5 yıl okuyacağınız veya bazen 6 yıl okuyacağınız bölümü, yaşayacağınız şehri, ailenizin karşılayacağın maliyeti ve sonrasında yapmak isteyeceğiniz mesleği beraber düşünme işlemi. Tamam mı? Sadece böyle sportota gibi bir şey düşünmeyin diye bunu söylemek istiyorum. Böyle bunu da burada vurgulamış olayım.
Şimdi hemen soru cevabımıza geçelim hızlıca. Burada ben kılavuzu da açayım önüme ki size net bir cevap verebileyim diye ezberden bütün kılavuzu bilme durumum yok maalesef. Çok kıymetli demiş, çok teşekkür ederim.
İlk soruyla başlayalım. İlk sorumuz genel kayıttan, daha yayın başlamadan evvel sormuş sorusunu, çok teşekkür ediyorum öncelikle. Demiş ki 252K ile yani 252.000 sıralama ile hangi bilgisayar veya elektrik mühendisliği gelir? Yani burada 300.000 başarılı şart sağlanıyor bir kere onu söyleyelim öncelikle.
Ama tabi burada devlet bilgisayar ve elektrik elektronikliği maalesef seçenekler sınıfı gibi gözüküyor. Daha çok böyle bazı şeylerdeki yeni ya da düşük talep gören devlet programları belki düşünebilir. Vakıfların ücretli %50 indirimli kontajanları gündeme gelebilir.
Hani şehir devlet vakıf yazarsanız eğer biraz daha belki bakabiliriz diye düşünüyorum. Burada bu soruya bu şekilde cevap vermiş olalım. Hocam iyi yayınlar, endüstri mühendisliği hakkında düşüneceğiniz nedir? Yapay zeka olumlu olumlusu olarak bu bölümü ne kadar etkiler sorusu var? Bence hala güçlü ve esnek bir bölüm endüstri mühendisliği.
Yani benim zamanımda da çok popülerdi, en popüler mühendisliklerden bir tanesiydi. Üretim, lojistik, optimizasyon, veri analizi, finans ve danışmanlık gibi çok farklı alanlara açılıyor. Yapay zeka çünkü rutin, raporlama ve standart analiz işlerini azaltabilir bu meslek içinde ama veri kullanabilen, süreç tasarlayan, optimizasyon veya programlama bilen endüstri mühendisleri de değerli hale getirecek diye düşünüyorum yapay zeka.
Dolayısıyla iyi bir programa giderseniz eğer, burada matematik, istatistik, python bir yazılım biliyorsunuz, veri analiti ve staj tarafını güçlü tutarsanız da bence olumlu bir eğitim alırsınız endüstri mühendisliğinde. Demiş olalım. Şimdi bir başka soru, sırayla gitmeye çalışıyorum bütün sorularda.
Hocam iki yıllıklarının sıralaması çok öne çeker mi? Geçen seneki gibi. Bunu aslında biraz söyledim. Geçen yıllık kadar ben toplucu ve sertliğin içinde bir öne çektim beklemiyorum.
%6 bir azalma var. Ama bölüm bazındaki hareketler biraz farklı. Bu yüzden geçen yıl 100 bin oynayan bir programın bu yıl da aynı ölçüde oynayacağını düşünme.
İlgisliği mutlaka ve geniş ve dengili hazırlayın derim. Öyle söyleyelim. Bir başka soru daha geldi.
Hocam sayısalda 22.218 yaptım. Sıralaması 23.800 olan Rize, 24.000 olan Giresun ya da 25.300 olan Kafkas Üniversitesi herhalde Kars’taki gelir mi? Sizce o kadar çeker mi? Yani var şansınız bütün bu kurumlar için. Bütün bu üniversiteler için.
Yani Rize içinde, Giresun içinde, Kars içinde. Yani bu tabii 25.300 için kağıt üzerine daha rahatsınız. Diğerlerini biraz görünce daha az.
Ama tabii bu tıp talebi ve kontenjan davranışı değişebileceğinden kesin gelir. Kimse teoriyemez size. Üçünüz de bence istek sıranıza göre yazın.
Sonra da daha güvenli birkaç belki tıp seçeneği de ekleyin. Veya belki de işte vakıf olabilse vakıf veya başka bölümlerde. Böyle bir liste yapın derim açıkçası.
Hocam eşit ağırlıkta 34.000 yaptım. İktisat düşünüyorum. Hangi üniversiteleri önerirsiniz 34.000 sıralamayla? Bakalım şimdi hemen kılavuza.
Burada Cahit Bey’e teşekkür ediyorum dedim. Sakın EU gelme demiş bir Murat buna cevap olarak. Marmara İstanbul Üniversitesi düşünülebilir belki.
Ankara Hacı Bayram Veli’yi, 9 Eylül, Bursa Uludağ. Bunlar seçenek olabilir. Bence gidin bakın.
Maalesef Türkiye’de üniversiteler her geçen gün kötüye gidiyor. Bu üniversiteler de çok düşüştüler bence hepsi. Saydığım üniversiteler de açık konu.
Meslektaşlarım da var aralarında ama kendileri de herhalde bunu yatsımayacaktır. Burada biraz İngilizce eğitim. İlla dili İngilizce olmayabilir programın ama İngilizce eğitime ne kadar önem veriyor.
İngilizce dersler açılıyor mu. Derslerin nicel yani matematiksel gücü. Bunlara bakın.
Biraz şehir tercihinize de bakın. Hangi şehirde okumak istiyorum. Aileniz hangi şehirde sizi daha kolay finanse edebilir.
Demiş olayım. Bakalım başka sorular sorular. Hasan Akın’ın bir sorusu var.
5700 sıralamayla Marmara tıp gelir mi diye sormuş. Marmara Üniversitesi tıp fakültesi 5700. sıralamayla gelebilir mi? Hemen bakalım Marmara’na.
Tabii ki ben mutlaka yazarım. Öncelikli gelme ihtimali de var ama. Geçen yılki kapanış sırasına ve bu yılki telere göre de biraz sınırda kalıyor.
Kesin hiç kimse size kesin gelir diyen yalan söylüyor olur. Üstüne tabii ki birkaç tane daha iddialı tıp. Altına da birkaç tane daha güvenli tıp seçeneği bence ekleyerek dengeli bir liste yapın.
Demiş olayım. Bakalım. Hocam sayısalda 55K yani 55.000’ci olmuş arkadaşımız.
CHU herhalde Çukurova Üniversitesi diye anlıyorum. Elektrik elektronik mi illa İTÜ için maden mühendisliği mi? Şimdi bu 55.000 ne? Asıl istediğimiz alanın ne olduğu önemli. Elektrik elektronikse sırf İTÜ adı için de maden mühendisliği yazmak doğru olmayabilir.
Öncelikle bunu söyleyelim. Çünkü bölüm değişince meslek yolu da ciddi içinde değişiyor. Benim İTÜ maden mühendisine giren 3 tane arkadaşım vardı.
Liseden sonra dershaneden arkadaşlarım. Hepsi çiften adal yapacağız diye girdiler. Bir tanesi çiften adal yaptı.
Ama hakikaten liseyi okul birimlisi olarak bitirmiş bir arkadaştı. Maden mühendisliği biraz kendine hayal kırıklığı olmuştu. Girdi çiften adal yaptı ama onun dışında da maden mühendisinden başka bir bölümde çiften adal yapan görmedim.
O endüstri mühendisliği de yaptı bu arada çiften adalı onu da söyleyeyim ama. Yani anlatabiliyor muyum? Burada çap yaparım, bölümü çok rahat değiştiririm falan bunlar çok kolay olmuyor her zaman. İTÜ madeni hakikaten gerçekten maden, enerji, yer bilimleri ve sağ çalışmasına ilginiz varsa düşünün.
Aksi halde daha düşük sıralamalı ama iyi laboratuvarı, akreditasyonu ve güçlü bir ders planı olan bir elektrik, elektronik bence sizin için sanki daha rasyonel olur diye düşünüyorum. Öyle demiş olalım. Bakalım soruları almaya çalışıyoruz.
Ebelik ile ilgili çok fazla soruya cevap verdim. Sude sormuş 222.680 ile ebelik gelir mi diye. Yazın mutlaka.
Yani dediğim gibi aslında sınırdaysa eğer hakikaten puanınız, en düşük Gevret Üniversitesi puanının etrafındaysa şu anki ebelik puanı geçen seneki sıralamalara göre. Yani 222.000 diyelim ki işte 230.000 ile kapattı, 225.000 ile kapattı, 220.000 ile kapattı neyse. Mutlaka yazın tabii ki ama mutlaka altında bir daha aşağı sıralamayla kabul eden bazı bölümlerde olsun.
Eğer mevzuna kalmak istemiyorsanız tabii ki. Öncelikle onu söylemiş olalım. Vakıf Üniversitelerindeki mühendislerle bir durum nedir diye sormuş bir Burak Yılmaz.
Yani çok değişken bir tablo var şimdi. Hani burada burslu kontenjanlar tabii hızla öne çekebilir. %50 indirimli ve ücretli programlar daha geride seçenek olabilir.
Burada yalnızca adına bakmayın. Yıllık ücret artışlarına bursun, devam koşullarına işte bu müdek akreditasyonu, mühendislik akreditasyonu var mı yok mu, laboratuvar, İngilizce eğitimi, staj bağlantıları, yurt dışına öğrenci göndermiş mi göndermemiş mi bunları bakarak bir karar vermenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Sürgün öğretim olur mu demiş herhalde espri yaptığını düşünüyorum kendisine.
Yani sonuç açık öğretimde başka seçeneğimiz yoksa tabii ki yazılabilir. Açıkçası açık öğretim ders kitapları çok kötü değil. Tabii ki kampüs hayatı yaşayamıyorsunuz, hocalarla birebir ilişkiniz olamıyor vs.
bunlar dezavantajlar ama okutulan kitaplar açısında ben de açık öğretim kitaplarına bir bölüm yazmıştım vakti zamanında bir davetle ki başka diğer yazan hocaları da biliyorum mesela. Açık öğretim ders kitapları aslında hakikaten üzerinde ciddi çalışılmış ve emek harcanmış kaliteli kitaplar. Öyle söylemiş olalım.
Bakalım. Hacettepe ekona bekliyoruz demiş. Olabilir.
Zübeyde Hanım yazmış. 34.815 hukuk gelir mi? Hangi şehirleri yazayım? Bir kere hukuk barajı 100.000 ondan dolayı bir sıkıntı yok. Devlet hukukta bazı Anadolu şehirleri gerçekçi olabilir belki.
Ama daha yüksek talep gelen büyük şehirler çok sınırda. Burada vakıflarda burslu indirimli ücretli seçenekleri de inceleyin derim. Eğer şehir ve devlet vakıf tercihiniz varsa onu da yazarsanız.
Şimdi burada tabii bütün sorulara cevap veremeyeceğim bu arada. Çok soru sayısı fazla ama daha birkaç soru daha cevap vereceğim mutlaka ama. Sizden ricam ki bunu daha önceki videolarda da mutlaka yaptık zaten.
Video bittikten sonra sorunuzu yorumlara yazarsanız mutlaka mutlaka makul bir süre içerisinde. Akşam saatlerine kadar, yarına kadar. Hani soru geldikçe cevap veriyorum.
Öyle söylemiş olayım. Bakalım yine sırayla gitmeye çalışalım ki haksızlık olmasın. Evet sorularımız baya fazla.
Bakalım. Emre Ayanoğlu’nun bir sorusu var hemen onu cevaplamaya çalışacağım. Hocam eşit ağırlık doksan bir bin sıralamayla yüzde elli burslu.
Geçen sene yüz bine kapatan üniversite gelirim hukuk fakültesi için. Yani valla doksan bir bin değil mi? Geçen yıl yüz bine kapatan yüzde elli hukuksu programın. Ciddi şansınız var tabii ki.
Dokuz bin kişilik bir avantaj var burada çünkü önünüzde. Ama tabii vakıf ücretleri, kontenjan değişiklikleri talebi etkileyebileceği için kesin gelir yine kimse söyleyemez. Programı yazın mutlaka ama mutlaka mutlaka altına birkaç tane daha güvenli alternatif ekleyin derim.
Hemen burada bir Miraç Yiğit’in sorusu var. Kendisine teşekkür ediyoruz. Desteğimiz için kanalımızın gerilerini daha uç ufak eğitim kurumlarıyla paylaşıyorum.
Bunu siz belki bilmiyorsunuzdur ama kanalın uzun zamandır olan izleyicileri ekonomi yayınları ile ilgili izleyicileri biliyorlar. Şimdi burada TYT sıralamam dört yüz dört bin herhalde. Dört yüz seksen binle kapatılan yer gelir mi? Kontenjan kırk beş olmuş büro yönetimi Ankara demiş.
Miraç Yiğit’in sorusu. Yani dört yüz dört binse ve Ankara’daki büro yönetimi programı için bakmadım ama siz söylediğiniz gibi doğru kabul etmiyorum. Dört yüz seksen binle kapattıysa çok ciddi bir avantaj var.
Kontenjanın kırk beş olması da tek başına bir olumsuz işaret değil. Bu nedenle ciddi bir gelme ihtimali var. Yüzde yüz kesinlikle kimse için konuşmam ama yine de siz tercihinizin altına birkaç tane güvenli büro yönetimi programı yazın derim.
Her ihtimalle karşılayın. Vallahi çok fazla sorular şu anda sorular yağıyor. Hızlı hızlı cevap vermeye çalışacağım elimden geldiğince bakıp bakın.
Bakalım hocam Erzincan hukuk kaçta kapatır diye bir soru var. Yani geçen yıl otuz yedi binle kapattıysa bu yıl kesin bir kapamış sırası söylemek mümkün değil ama. Kontenjan hukuk talebi aday davranışı bekleyecek.
Mutluluk altmış yedinin sorusu bu. Otuz yedi bin civarında kadar mutlaka yazsın. Otuz dört otuz beş bin bandı daha güçlü tabii.
Kırk bin ve sonrası çok daha riskli. Buraya yazması için. Murat Bilginin sorusuna da cevap verelim.
Burada İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nü soruyorsunuz herhalde. Mühendislik ve temel bilimler çok güçlü. Araştırma odaklı İngilizce eğitim veren seçkin bir üniversite seçkin bir ürün.
Tabii yine Türkiye’deki bütün üniversitelerin geriye gidişinden bir olumsuz etkileniyorlar. Ama kampüs de bu arada söyleyeyim şehir merkezine birazcık uzak çeşme yolunda. Ama akademik kalite laboratuvar ve yüksek lisans imkanları açısından oldukça iyi.
Bölümü gerçekten istiyorsanız eğer rahatlıkla değerlendirebilirsiniz diye düşünüyorum. Arda Demirtaş’ın sorusu eşit ağırlık 70 binle yani yönetim bilişim sistemleri, iktisat, işletmede iyi devlet üniversitelerinde seçenek bulabilirsiniz ama üst programlar biraz zor olabilir daha üstü. Okul birinciliği kontenjanı avantajlı sağlar ama yine bir garanti vermiyor.
Genel kontenjanla beraber değerlendirirseniz. Listeyi tabii yalnız okul birinciliğine de güvenerek dar tutmayın derim. Zübeyde 2150’nin sorusu eşit ağırlık 34 bin 815 ile devlet hukuk için anlamlı bir şansın var mıdır? Var bence var ciddi derecede.
Geçen yıl 35-45 bin bandında kapatan bazı Anadolu’daki hukuk fakülteleri gerçekçi olabilir. Ama büyük şehirlerde yalan daha yüksek talep gören fakülteler sınırda kalır öyle diyelim. Bu nedenle listeyi geniş tutun derim.
Burada Aziz Can’ın da büro yönetimi açık öğretim ve uzaktan eğitim seçenekleri de okunabiliyor ama örgün programla ders yapısı kampüs deneyimi ve staj imkanları farklı olacak tabii ki. Tercih ederken mutlaka programın öğretim türünü ve kalitesini, staj imkanlarını vs. değerlendirin veya araştırın.
Araştırmadan seçim yapmayın. Mutlaka üniversitelerin web sitesine girin, bölümlerin web sitesine girin. Akademik kadroya bakın, son yapılan yayınlara bakın.
Mevzuların eğer yazıyorsa o bilgiler varsa ki tanıtım günlerine giderseniz mutlaka sorun. Mevzular nerede çalışıyor, nerede iş yapıyor? Hangi üniversitelerde lisan süsle eğitime kabul edildiler? Siz illa lisan süsle eğitime gitmeseniz de bunları sorun. Çünkü yine bu bölümün kalitesi hakkında bilgi verir.
Burada bakalım başka sorular. Legends1903 sormuş. 43K ile elektrik elektronik mühendisi Ankara’da neresi yazılsın? Bu şey zor.
Otlu zor, Bilkent, Burslu zor bunlar da tabii şey değil. Ama Hacettepe’de üstte kalır herhalde. Gazi ve Ankara’yı Yıldırım Beyazıt’a bakabilirsiniz.
Bunları istek sırasına göre yazabilirsiniz. Ama Ankara dışından mutlaka birkaç güvenli seçenek ekleyin derim. Elif Öz Yiğit’in sorusu.
149 binli hemşirelikte devlet üniversitelerine seçenek olabilir. Okul birinciliği de ayrıca avantaj sağlar ama garanti etmez diyelim. Geçen yıl 150-180 bin bandında kapatan programları üstten başlayarak yazın derim ben.
Daha geride kapatanları da listelerin altına ekleyin. Yalnız okul birincisi kontenjanına güvenmeyin. Hamido için de geçen yıl 29 binde kapatan devlet dış 27 bine çekilmesi mümkün ama burada düşüş şey var.
Yani işte %10’luk, %10’a yakınlık, %10 hatta bir kontenjan düşüşü ne kadar etkileyecek? Tam illa 27 bin olur kimse diyemez. 26 bin olur, 28 bin olur şu kadar ödemez. Ama 27 binde de mutlaka yazılır ama yine altına güvenli seçenekler konulur.
Öyle söyleyelim. Bir vakıf üniversitesinden yazan bir öğretim üniversitesi arkadaşımız ben demiş ki vakıf üniversitesinde hukuk gelmiyor şuraya yazalım. Ben de bu yaklaşımı doğru bulunuyorum.
Zaten söylemeye çalışıyorum. Hukuk kazanamadığı için kamu yönetimi veya siyaset bilimi yazmak ancak öğrenci gerçekten o alanları ve kariyer yollarını istiyorsa mantıklı. Bunlar hukukun düşük puanlı karşılığı değiller.
Farklı disiplinler ve farklı meslek yolları. Adana Seyhan 24-28. Uluslararası ilişkiler eşit ağırlıkla alıyor biliyorsunuz.
Bu nedenle yani 78 bin sözerle değil de 355 bin eşit ağırlıkla sıralamanız dikkate alınacak. Burada bazı devlet programları ve özellikle vakıf indirimli programlarına düşünebilirsiniz belki. Onur Sayar’ın da kastınız deniz ulaştırma mühendisliği ise eğer bu bölüm sayısal puanıyla öğrenci alıyor.
Eşit ağırlıkla değil. Bakalım İZO’ndan 16 bin ne? İZO 4’ün sorusu. Bu seçenekler arasında benim akademik tercih sıram herhalde İT ekonomi.
Marmara İngilizce İktisat, İstanbul İngilizce İktisat, Yıldız Teknik Türkçe İktisat şeklinde olur herhalde. İbni Aldun’u da belki bilmiyorum. Burs koşuldu, küçük sınıf, daha teorik eğitim yapısı istiyorsanız düşünemezsiniz ama ben çok iyi bir üniversite olduğunu düşünmüyorum.